“TÜRKİYE’DE ‘NEET’ GENÇLER VE ÇÖZÜM YOLLARI”
ASO BAŞKANI SEYİT ARDIÇ:
“NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA OLAN GENÇLERİMİZİ EKONOMİYE KAZANDIRMAK GELECEĞİMİZ İÇİN EN STRATEJİK YATIRIMLARIN BAŞINDA GELMEKTEDİR”
Ankara Sanayi Odası’nın (ASO), “Kayıp Potansiyel: Türkiye’de NEET Gençlerin Profili, NEET’e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları” başlıklı kapsamlı araştırma raporu yayımlandı. Türkiye’de her dört gençten birinin ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olduğuna dikkat çekilen raporda, bu duruma yol açan nedenler ve çözüm yolları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınarak somut çözüm önerileri sunuldu. NEET gençlerin doğru politikalar ve güçlü koordinasyon ile üretime ve istihdama kazandırılabileceğini belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak geleceğimiz için en stratejik yatırımların başında gelmektedir” dedi.
Ankara Sanayi Odası (ASO), sanayi, üretim, istihdam, eğitim ve teknolojik dönüşüm alanlarında Türkiye’nin yapısal sorunlarını veri temelli analizlerle ele alan ve çözüm önerileri sunan araştırma raporlarına bir yenisini daha ekledi. İş gücü piyasasının yapısal sorunlarını ve gençlerin üretim süreçlerine katılımını çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendiren ASO, hazırladığı “Kayıp Potansiyel: Türkiye’de NEET Gençlerin Profili, NEET’e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları” başlıklı kapsamlı araştırma raporuyla; tüm paydaşlara yönelik somut politika önerileri sundu.
ASO tarafından hazırlanan raporda; gençlerin üretim süreçlerine kazandırılmasının sosyal bir gerekliliğin yanında Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması, üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve rekabetçiliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
DÖRT GENÇTEN BİRİ “NEET”
Raporda Türkiye’nin, OECD ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çekildi. 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 25,9’u ne eğitimde ne istihdamda yer alırken, kadınlarda bu oran yüzde 36,5 seviyesine ulaşıyor. Türkiye’nin NEET oranı, OECD ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde bulunuyor.
Araştırmada, NEET sorununun yalnızca genç işsizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilerek; eğitim sistemi, iş gücü piyasası ve sosyal politika arasındaki yapısal uyumsuzlukların bir sonucu olduğu ifade edildi. Raporda, gençlerin üretim süreçlerinden uzak kalmasının; ekonomik büyümeden toplumsal refaha, verimlilikten beşerî sermaye kapasitesine kadar geniş bir alanı doğrudan etkilediği belirtildi.
“DİPLOMALI AMA MESLEKSİZ” RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Çalışmada, Türkiye’de NEET oranlarının yüksekliği, bireysel tercihlerden çok; beceri temelli olmayan, iş gücü piyasasıyla zayıf bağlara sahip ve uygulamalı eğitimi yeterince içermeyen bir eğitim sisteminin sistemik sonucu olarak da ortaya çıktığı vurgulandı. “Diplomalı ama mesleksiz” bir gençlik riskine dikkat çekilen raporda, eğitim-istihdam bağının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca, Ankara Sanayi Odası’nın üyeleri arasında yapılan istihdam anketine göre işletmelerin yüzde 48’inin “yetkin ve yetişmiş personel bulamama” sorununu ilk sıraya koyduğu belirtilirken; Türkiye’de aynı anda hem yüksek genç işsizliği hem de nitelikli personel açığı yaşandığına dikkat çekildi. Bu durumun, iş gücü piyasasında beceri uyumsuzluğu bulunduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.
Araştırmada; özellikle imalat sanayiinin ihtiyaç duyduğu CNC operatörü, kaynakçı, bakım-onarım uzmanı ve endüstriyel otomasyon teknisyeni gibi alanlarda ara eleman ihtiyacının arttığı; buna karşın gençlerin daha çok masa başı işlere yöneldiği ifade edildi. Mesleki eğitim kurslarının yaygınlaştırılması ve gençlerin üretim odaklı alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
KADINLARDAKİ YÜKSEK NEET ORANI YAPISAL SORUNLARA İŞARET EDİYOR
Raporda, kadınların NEET oranının erkeklerin iki katından fazla olmasının; bakım ekonomisi, toplumsal rol dağılımı ve kadınların iş gücü piyasasına erişimde karşılaştığı yapısal sorunlarla doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımı için bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri ve hedefli destek programlarının önemine dikkat çekildi.
Raporda ayrıca; geçici koruma altındaki mülteci gençler ve engelli gençlerin, mevcut sistem içinde büyük ölçüde görünmez kalan kırılgan gruplar arasında yer aldığı belirtilerek, politika araçlarının bu grupları da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı.
BÜYÜK BİR EKONOMİK POTANSİYEL ÜRETİME KAZANDIRILABİLİR
Araştırmada, Türkiye’nin NEET probleminin yıllık ekonomik maliyetinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 2,8 ila yüzde 3,5’i arasında olduğu tahmin edilirken, bunun yaklaşık 38 milyar ila 47,5 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe karşılık geldiği kaydedildi. Uygulanacak etkili politikalarla Türkiye’nin her yıl savunma bütçesi büyüklüğünde ilave bir ekonomik potansiyeli üretime kazandırabileceği vurgulandı.
Raporda yer verilen “odaklı senaryo” analize göre ise; etkili politika uygulamalarıyla 2025 yılında 4,7 milyon seviyesinde olan 15-29 yaş NEET sayısının 2030 yılı itibarıyla 3,2 milyon seviyesine kadar düşürülebileceği, bu sayede yaklaşık 18 milyar dolarlık ekonomik kazanım sağlanabileceği ifade edildi.
ÇÖZÜM İÇİN BEŞ TEMEL POLİTİKA ÖNERİSİ
ASO’nun araştırmasında; Almanya’nın ikili eğitim sistemi, İtalya’nın koordinasyon modeli ve Güney Kore’nin psikososyal destek yaklaşımı detaylı biçimde incelenirken, Türkiye için uygulanabilir politika önerileri geliştirildi. Eğitim ile üretim arasındaki bağın güçlendirilmesi, gençlerin iş gücü piyasasına geçiş sürecinin desteklenmesi ve mesleki yönlendirme mekanizmalarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
Raporda çözüm için beş temel politika önceliği öne çıktı. Bunlar; hedefe duyarlı politika tasarımı, güçlü kurumsal eşgüdüm, sonuç odaklı izleme kapasitesi, kadın NEET’lere yönelik bakım ve esnek çalışma desteği ile Ankara’nın pilot uygulama merkezi olarak değerlendirilmesi şeklinde sıralandı. Raporda; sahip olduğu sanayi altyapısı, üniversite ekosistemi, kurumsal kapasitesi, veri üretim gücü ve genç nüfus profiliyle Ankara’nın, NEET politikalarının uygulanabilirliğini test edebilecek önemli bir model şehir potansiyeli taşıdığı vurgulandı. Başarılı uygulamaların yerelden ulusal ölçeğe taşınabileceği ifade edildi.
Raporda ayrıca; İŞKUR, MEB, YÖK, yerel yönetimler, sanayi odaları ve sivil toplum kuruluşlarının aynı yönetişim zemini içinde çalışacağı “Ulusal NEET Koordinasyon Kurulu” oluşturulması önerildi. Büyükşehirlerde kariyer danışmanlığı, psikososyal destek, mesleki yönlendirme ve işveren eşleştirmesi sunacak “NEET Destek Merkezleri” kurulmasının da çözüm sürecine önemli katkı sağlayacağı belirtildi.
ARDIÇ: “KAYIP BİR KUŞAK DEĞİL, BÜYÜK BİR POTANSİYEL OLARAK GÖRÜYORUZ”
ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, genç nüfusun Türkiye’nin en büyük kalkınma potansiyelini oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Türkiye’de her dört gencimizden biri ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Kadınlarda ise bu oran çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Biz bu tabloya yalnızca bir istihdam sorunu olarak bakmıyoruz. Bu konu; Türkiye’nin üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve gelecekteki rekabet gücü açısından stratejik bir başlıktır. Biz üretim süreçlerinin dışında kalan gençlerimizi kayıp bir kuşak olarak değil, doğru politikalarla yeniden kazanılabilecek büyük bir potansiyel olarak görüyoruz.”
ASO’nun raporunda eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekildiğini ifade eden Başkan Ardıç, “Bugün sanayimiz nitelikli personel ararken, çok sayıda gencimiz iş gücü piyasasının dışında kalıyor. Bu durum bize temel sorunun yalnızca işsizlik değil, beceri uyumsuzluğu olduğunu gösteriyor. Özellikle uygulamalı eğitim modellerinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve gençlerin üretim süreçleriyle daha erken buluşması büyük önem taşıyor” dedi.
Raporda kadınların iş gücüne katılımını destekleyecek bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri, NEET destek merkezleri ve güçlü kurumsal koordinasyon gibi somut politika önerilerine de yer verdiklerine işaret eden Başkan Ardıç, “Doğru politikalar, güçlü koordinasyon ve sonuç odaklı uygulamalarla gençlerimizi üretime, istihdama ve ekonomik hayata çok daha güçlü şekilde kazandırabileceğimize inanıyoruz. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak, geleceğimiz için yapılacak en stratejik yatırımların başında gelmektedir. Raporumuzun; politika yapıcılar, eğitim kurumları ve özel sektör için yol gösterici bir kaynak olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“SORUNLARI TESPİT ETMENİN YANINDA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ DE SUNUYORUZ”
Ankara Sanayi Odası olarak yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm önerileri geliştiren bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Başkan Ardıç, şöyle devam etti:
“İş gücü piyasalarının işleyişini ve sorunlarını daha etkin bir perspektifle ele alıyor, hazırladığımız araştırma raporlarıyla politika yapıcılara yön gösterici analizler sunuyoruz. Bu çalışmalarda temel yaklaşımımız, sorunları tespit etmenin yanında somut ve uygulanabilir politika önerileri de ortaya koymaktır.”