ASO’DA “AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA” PANELİ

2026-05-13 00:00:00

ASO BAŞKANI ARDIÇ:

“ŞİRKETLER KİŞİLERLE KURULUR AMA SİSTEMLERLE YAŞAR”

“KURUMSALLAŞMA DOĞRUDAN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEKTİR”

Ankara Sanayi Odası (ASO) ile TAİDER Aile İşletmeleri Derneği iş birliğinde düzenlenen “Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli”, ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

Aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, kurumsal yönetim, profesyonelleşme, kuşaklar arası geçiş ve şirketlerin uzun vadeli rekabet gücünün artırılması başlıklarının ele alındığı “Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli”, Ankara Sanayi Odası ile TAİDER iş birliğinde yapıldı.

Programın açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, kurumsallaşmanın aile şirketlerinin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, “Şirketler kişilerle kurulur, ama sistemlerle yaşar. Kurumsallaşma da tam olarak budur; aile bağlarını güçlendiren ve geleceğe taşıyan bir yapıdır” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN BURADA SADECE ŞİRKET YÖNETİMİNİ DEĞİL, ÜRETİM KÜLTÜRÜNÜN GELECEĞİNİ DE KONUŞUYORUZ”

Başkan Ardıç, aile şirketlerinin Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolüne vurgu yaparak, “Bugün burada aslında sadece şirket yönetimini konuşmuyoruz. Bir üretim kültürünün nasıl sürdürüleceğini, emeğin nasıl korunacağını ve sanayi hafızasının gelecek kuşaklara nasıl aktarılacağını konuşuyoruz. Birçok işletmemiz küçük bir atölyede, sınırlı imkanlarla ama büyük bir inançla kurulmuş; yıllar içinde büyüyerek bugün yüzlerce, binlerce kişiye istihdam sağlayan yapılara dönüşmüştür” dedi.

Aile şirketlerini bir ağaca benzeten Ardıç, “Kurucu kuşak köktür. İkinci kuşak gövdedir ve daldır; büyümeyi, yayılmayı, yeni dönemi taşır. Üçüncü kuşak da bu ağacın geleceği, devamlılığıdır” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN SANAYİ TARİHİ, KURULMUŞ ŞİRKETLERİN DEĞİL; AYAKTA KALMIŞ ŞİRKETLERİN TARİHİDİR”

Türkiye’de şirketlerin yaklaşık yüzde 95’inin aile şirketlerinden oluştuğunu vurgulayan Başkan Ardıç, istihdamın yaklaşık yüzde 75’inin ve üretim ile ihracatın önemli bölümünün bu şirketler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Dünya genelinde aile şirketlerinin kuşak geçişlerinde ciddi zorluklarla karşılaştığını belirten Başkan Ardıç, “Aile şirketlerinin yaklaşık yüzde 30’u ikinci kuşağa, sadece yüzde 10 ila 15’i üçüncü kuşağa ulaşabiliyor. Yani şirket kurmanın, üretmenin ve istihdam sağlamanın yanında; bu birikimi kuşaklar boyunca yaşatabilecek bir yönetim kültürü oluşturabilmek de son derece önemlidir” dedi.

Başkan Ardıç, “Ülkemizin sanayi tarihi, kurulmuş şirketlerin değil; ayakta kalmış şirketlerin tarihidir. Bugün burada konuştuğumuz konu da tam olarak budur; kurmak değil, kalıcı olmaktır” ifadelerini kullandı.

“ŞİRKETLER KİŞİLERLE KURULUR AMA SİSTEMLERLE YAŞAR”

Aile şirketlerinde en önemli konulardan birinin kurumsallaşma olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, aile ilişkileriyle şirket yönetiminin birbirine karışmasının zaman içerisinde ciddi sorunlara yol açabildiğini söyledi.

Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

“Bugün aile şirketlerinin en kritik sınavı; kurucunun emeğini, ikinci kuşağın enerjisini ve yeni dünyanın ihtiyaçlarını aynı sistem içinde buluşturabilmektir. Aile ilişkileriyle şirket yönetimi birbirine karışabiliyor, yetki alanları tam olarak ayrılmıyor; yönetim devri yazılı kurallara bağlanmadığı için şirketin geleceğini kişisel ilişkiler belirliyor.”

Kurumsallaşmanın şirketlerin geleceği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, “Oysa şirketler kişilerle kurulur, ama sistemlerle yaşar. Kurumsallaşma da tam olarak budur; aile bağlarını güçlendiren ve geleceğe taşıyan bir yapıdır. Bu yapının olmadığı yerde belirsizlik oluşur. Belirsizlik ise şirket yönetimindeki en pahalı maliyetlerden biridir” diye konuştu.

“KURUMSALLAŞMA DOĞRUDAN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEKTİR”

Dünyada yaşanan teknolojik dönüşümün şirketleri daha planlı ve sistemli hareket etmeye zorladığını ifade eden Başkan Ardıç, veri yönetimi, hız, kalite standardı ve kurumsal güvenin artık şirketlerin kaderini belirleyen unsurlar haline geldiğini söyledi.

Yeni dönemde organizasyon yapısını netleştiren, yetki ve sorumlulukları açık şekilde tanımlayan şirketlerin daha güçlü olacağını vurgulayan Başkan Ardıç, “Kurumsallaşma doğrudan rekabet gücünü belirleyecektir. Kurumsallaşan şirket; finansmana daha kolay erişir, nitelikli insan kaynağını bünyesine katar, uluslararası pazarlarda daha güvenilir bir konum elde eder ve kriz dönemlerinde daha dirençli olur” dedi.

Halka açılmanın da bu sürecin önemli araçlarından biri olduğunu belirten Başkan Ardıç, şirketlerin yalnızca sermayeye değil, aynı zamanda kurumsal yönetim standartlarına da erişim sağladığını ifade etti.

“YENİ KUŞAK, MEVCUT YAPIYI GELİŞTİREN BİR ROL ÜSTLENMELİ”

Kuşaklar arası geçiş sürecinin aile şirketleri açısından en kritik başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, yeni neslin şirketleri yalnızca devralan değil, dönüştüren ve geliştiren bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Aslında burada gerçekleşen bir bayrak değişimi değildir; o bayrağın daha ileri taşınabilmesidir. Yeni kuşağın rolü; mevcut yapıyı olduğu gibi devralmak değil, onu geliştirmek, büyütmek ve yeni döneme hazırlamaktır. Ancak burada çok kritik bir denge vardır. Şirketin sahibi olmak başka, şirketi yönetme sorumluluğunu taşımak başka bir konudur. Bu nedenle aile şirketlerinde liyakat, net görev tanımları ve profesyonel yönetim anlayışı vazgeçilmezdir. Ankara Sanayi Odası olarak biz de kuşaklar arası geçişin doğru yönetilmesini son derece önemli görüyoruz. Bu anlayışla geçtiğimiz yıl, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimizin ikinci kuşak temsilcilerinin katılımıyla Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği’nin kuruluşuna öncülük ettik. Amacımız yalnızca gençleri bir araya getirmek değildi. Asıl hedefimiz; tecrübeyle yeniliği aynı zeminde buluşturmak, kuşaklar arasında güçlü bir köprü kurmak ve şirketlerimizin geleceğe daha hazırlıklı ilerlemesini sağlamaktı. Çünkü biz, genç kuşak sanayicilerimizin; devraldığı hazır yapıya yeni alanlar açan, kurumsal kapasiteyi büyüten ve teknolojik dönüşümü yöneten bir rol üstlenmesini istiyoruz.”

“AİLE ŞİRKETLERİMİZ BU ÜLKENİN ÜRETİM HAFIZASIDIR”

ASO tarafından hazırlanan “ASO Aile Anayasası Rehberi”nin önemine de değinen Başkan Ardıç, “Aile anayasası bir belge olmanın ötesinde, şirketin geleceğine ilişkin ortak akıldır. Aile üyelerinin şirkette hangi şartlarda görev alacağı, yönetimin nasıl şekilleneceği, kuşak geçişlerinin nasıl planlanacağı ve olası anlaşmazlıklarda hangi mekanizmaların işleyeceği net biçimde tanımlanmalıdır” dedi.

Konuşmasının sonunda aile şirketlerinin Türkiye’nin üretim hafızasını temsil ettiğini vurgulayan Başkan Ardıç, “Bu üretim mirasını geleceğe taşımanın yolu; kurumsallaşmadan, profesyonel yönetim kültüründen, liyakatten, şeffaflıktan ve ortak akıldan geçer. Aile şirketlerimiz bu ülkenin üretim hafızasıdır. Bu hafızayı geleceğe taşıyabilmek için şirketlerimizi kişilere değil, kurallara bağlı yapılara dönüştürmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

TAİDER Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin de konuşmasında TAİDER’in; aile şirketlerinin sürdürülebilirliği, kurumsal yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve kuşaklar arası geçiş süreçlerine yönelik yürüttüğü çalışmalara değinerek derneğin faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü, Göçük Avukatlık Ortaklığı Yönetici Ortağı ve TAİDER Girişimcilik Komitesi Eş Lideri Av. Emre Göçük üstlendi. Panelde; TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Yorglass Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülfem Yorgancılar Perçin, Gentaş Yönetim Kurulu Üyesi Selim Kahraman, Kiğılı CEO’su ve TAİDER Yönetim Kurulu Üyesi Sena Suerdem Camcı ile Sabancı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Yusuf Soner konuşmacı olarak yer aldı.

Aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, kurumsal yönetim, profesyonelleşme, kuşaklar arası geçiş ve şirketlerin uzun vadeli rekabet gücünün artırılması başlıklarının ele alındığı panele, ASO Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, Burcu Özbozkurt, Ertuğrul Onat’ın yanı sıra çok sayıda ASO Üyesi sanayici katıldı.

Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.