ASO BAŞKANI SEYİT ARDIÇ: “2026’DAN UMUTLARIMIZ BÜYÜK, BEKLENTİLERİMİZ YÜKSEK”

2025-12-24 00:00:00

ANKARA SANAYİ ODASI, 2025 YILININ SON MECLİS TOPLANTISINI YAPTI

ASO BAŞKANI SEYİT ARDIÇ:

“2026’DAN UMUTLARIMIZ BÜYÜK, BEKLENTİLERİMİZ YÜKSEK”

“SANAYİMİZİ KORUMAK İÇİN HEDEFLİ VE PROAKTİF POLİTİKALARI GECİKMEDEN DEVREYE ALMALIYIZ”

“POLİTİKA FAİZİYLE UYUMLU İLERLEMEYEN TİCARİ KREDİ FAİZLERİ ÜRETİM GÜCÜNÜ ZAYIFLATIYOR”

“SANAYİSİZLEŞEREK SAĞLIKLI BÜYÜYEMEYİZ”

Ankara Sanayi Odası (ASO) yılın son Meclis Toplantısını, Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında yaptı. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, yaptığı konuşmada, küresel ekonomik ve politik düzlemde yaşanan dönüşüm ekseninde 2025 yılını değerlendirdi. Zorlu bir yılın geride kaldığını belirten Başkan Ardıç, “2026 yılının ülkemiz için daha öngörülebilir, daha istikrarlı ve daha güçlü bir yıl olmasını diliyorum” dedi.  Toplantıda ASO’nun 2025 Faaliyet Raporu, 2026 Çalışma Raporu ve 2026 bütçesi de oy birliği ile kabul edildi.

ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, konuşmasına 2026 yılı için net 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücreti değerlendirerek başladı. Asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını dileyen Başkan Ardıç, “Enflasyonla mücadele politikalarının kararlılıkla uygulanması ve fiyat istikrarının sağlanmasıyla tüm çalışanların alım gücünün kalıcı biçimde artmasını ve refah artışının sürdürülebilir hâle gelmesini umuyorum” ifadelerini kullandı.

2025’in sanayiciler için zorlu bir yıl olduğunu söyleyen Başkan Ardıç, “2026 yılından umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksek. Diliyorum ki 2026, sadece temennilerimizi değil, emeklerimizi ve beklentilerimizi de karşılayan; ülkemiz için daha öngörülebilir, daha istikrarlı ve daha güçlü bir yıl olur” dedi.

Başkan Ardıç, konuşmasında küresel ekonomik ve politik düzlemde yaşanan dönüşüm ekseninde 2025 yılını değerlendirdi. Ticaretin jeopolitik bloklar etrafında kümelendiği, ülkelerin benzer siyasi pozisyonlara sahip partnerlerle daha yoğun, karşı bloklarla ise daha sınırlı ilişki kurduğu bir dönemin içinde olunduğunu belirten Başkan Ardıç, “Ülkeler kritik gördükleri sektörlerde ve teknolojilerde ‘koruma kalkanları’ inşa ediyor. Tedarik zincirleri yalnızca maliyet ve verimlilik hesaplarıyla değil; güvenlik, ittifak ilişkileri ve politik riskler üzerinden tasarlanıyor. Jeoekonomik parçalanmanın, bloklaşmanın ve kiminle ne kadar entegre olunacağına ilişkin politik tercihlerin belirleyici olduğu bir dünyadayız” değerlendirmesinde bulundu.

ARDIÇ: DÜNYA YENİ BİR DÖNEME GİRDİ

Dünyanın yeni bir döneme girdiğini söyleyen Başkan Ardıç, ABD, Çin ve Avrupa Birliği artık politikalarını üç temel varsayım üzerine kurduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Bunların ilki, teknoloji güçtür. İkincisi bağımlılıklar tehlikeli bir silaha dönüşebilir. Üçüncüsü ise öğrenme ve ölçeklenme ticaretin kazananını belirler. ABD; ileri teknolojilerde liderliğini sürdürmeyi, başta Çin olmak üzere rakiplerinin kritik eşiklere ulaşmasını engellemeyi ve müttefiklerini kendi sistemine entegre etmeyi hedefliyor.

Ucuz işçilikle daha fazla yol alamayacağını gören Çin, devlet destekli kalkınma modeliyle yüksek teknolojiye ve ölçek ekonomilerine yönelerek küresel lider olmayı planlıyor. En büyük ticaret partnerimiz Avrupa Birliği ise düzenlemelerle sanayisini dönüştürmenin, iklim politikası üzerinden yeni rekabetçilik kuralları yazmanın ve bağımlılık riskini düşürmenin peşinde.”

Dünyanın, ülkelerin üretip sattığı ve karşılıklı bağımlılığın refah getirdiği eski anlayıştan, bağımlılığın bir zayıflık olarak görüldüğü yeni bir ekonomi politik yaklaşımla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, “Asıl mesele; hangi teknolojileri kimin geliştireceği, hangi standartların belirleneceği, hangi verinin nerede, kimin kontrolünde olacağı ve üretim yapılarının iklim ile güvenlik baskılarına ne ölçüde dayanaklı olacağıdır” ifadelerini kullandı.

Küresel üretimde hakimiyeti daha da belirginleşen Çin’in dış ticaret fazlasının bir önceki yıla göre yüzde 23 artarak 1.2 trilyon dolar ile rekor seviyeye ulaştığını belirten Başkan Ardıç, “Projeksiyonlara göre 2030 yılına gelindiğinde dünyada satılan her iki üründen biri Çin menşeli olacak. Trump’ın gümrük tarifeleri nedeniyle Çin’in ABD pazarından kayan ihracatı da dünyanın geri kalanına yöneliyor” diye konuştu.  

ARDIÇ: SANAYİMİZİ KORUMAK İÇİN HEDEFLİ VE PROAKTİF POLİTİKALARI GECİKMEDEN DEVREYE ALMALIYIZ

Çin'in yükselişine karşı Avrupa Birliği’nin de sanayi politikalarını güvenlik ve stratejik bağımsızlık çerçevesinde yeniden ele aldığını anlatan Başkan Ardıç, son günlerde gündeme gelen ve tartışılan Made in Europe düzenlemesinin de bu politika değişiminin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği’nin; kamu alımlarından teşviklere, teknik mevzuattan çevresel kriterlere kadar uzanan geniş bir yelpazede yerli sanayisini desteklemeyi amaçladığını ifade eden Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“Düzenlemenin otomotiv sektöründe yerlilik payının artırılmasıyla başlaması öngörülüyor. Ardından da batarya, makine ve endüstriyel otomasyon, savunma ve enerji teknolojileri gibi stratejik sektörlere yayılması bekleniyor. Dış ticaretimizin yüzde 50’ye yakınını Avrupa Birliği ülkeleri ile yapıyoruz ve tabii ki en çok etkilenecek ülkelerden birisi de biz olabiliriz.”

Sanayi ve ticaret politikalardaki bu yön değişimlerine seyirci kalmamalıyız. Sanayimizi korumak, geleceğin dünyasında aktif bir oyuncu olmak için yeni, hedefli ve proaktif politikaları gecikmeden devreye almak zorundayız. Bu süreç sadece biz sanayicilerin bireysel olarak standartlara uyumu ile değil; sivil toplum ve meslek kuruluşları, diaspora, üniversiteler ve en üst düzey kamu otoritesinin aktif katılım ve iş birliği ile yürütülmelidir.”

ARDIÇ: DEZENFLASYON SÜRECİNDE HIZ VE KALICILIĞIN GÜÇLENMESİ KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR

2024 Mayıs’ta yüzde 75’e kadar tırmanan enflasyonun, Kasım ayı itibarıyla yüzde 31 seviyelerine gerilemesinin kayda değer bir iyileşmeye işaret ettiğini ancak dezenflasyon sürecinin beklenenden uzun sürdüğü söyleyen Başkan Ardıç, “Hızın ve kalıcılığın güçlenmesi artık kritik önem taşıyor.

ARDIÇ: ÜRETİM HACMİMİZ ARTIYOR AMA REEL OLARAK BÜYÜYEMİYORUZ

Yaklaşık bir yıldır ticari kredi faizlerinin ortalama yüzde 60’ın üzerinde seyrettiğini, aynı dönemde politika faizi ortalamasının ise yüzde 43 civarında olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, “Aradaki marj 17 puana ulaştı. Beklenen enflasyona göre değerlendirildiğinde bu marj daha da artıyor. Politika faiziyle uyumlu ilerlemeyen ticari kredi faizleri ve krediler üzerindeki kısıtlamalar, sanayicimizin finansmana erişimini daraltıyor; üretim gücünü ise her geçen gün zayıflatıyor. Maliyetlerimiz hızla artarken, satış fiyatlarına aynı hızda ve aynı ölçüde yansıtmamız her zaman mümkün olmuyor. Yani, üretim hacmimiz artıyor ama reel olarak büyüyemiyoruz” dedi.  

Başkan Ardıç, rekabetin giderek “üret, daha ucuza sat” çizgisine sıkıştığına dikkat çekerek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu döngü şirketleri yatırım yapmaktan ve büyümekten alıkoyarak, sadece bugünü kurtarmaya ve ayakta kalmaya odaklanan bir sürece sokuyor. Bu tablonun kalıcı hale gelmesi, ülkemizin gerçek büyüme motoru olan yatırım ve üretim kapasitesini baskılamaya devam eder. Bu nedenle önümüzdeki dönemde, finansal istikrar ile reel sektörün yatırım yapabilirliği arasındaki makasın kapatılması, üretime yönelen sermayenin yeniden kazandığı bir iklimin oluşması açısından son derece kritik önem taşıyor.”

“SANAYİSİZLEŞEREK SAĞLIKLI BÜYÜYEMEYİZ”

2025 yılı üçüncü çeyreğinde ekonominin yıllık yüzde 3,7, sanayi büyümesinin ise yüzde 6,5 olmasına karşın birçok işletmenin, ayakta kalabilmek için kısa vadeli nakit akışına odaklandığını, yatırımı ve teknoloji yenileme kapasitesini ötelediğini belirten Başkan Ardıç, “Manşet rakamı güçlü görünen sanayi büyümesi tabana yayılmış bir üretim artışından değil, belirli sektör ve firmaların performansından kaynaklanıyor” dedi.

Son 30 yılda Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içinde sanayinin payının yüzde 31'den yüzde 20'ye düştüğüne, hizmetler sektörünün ise yüzde 55'ten yüzde 73'e yükseldiğine dikkat çeken Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

“Bu tablo, bizlere ekonomimizin giderek, ‘üreten’ özelliğini kaybedip ‘hizmet ağırlıklı’ bir yapıya kaydığını gösteriyor. Sanayisizleşerek sağlıklı büyüyemeyiz, tabana yayılmış bir şekilde zenginleşemeyiz. Gerçek büyüme, üretimden gelen büyümedir. Kalıcı refah; tarımda verimlilik, sanayide teknoloji ve ölçek, hizmetlerde ise üretimi destekleyen nitelik dönüşümüyle mümkündür. Kısacası mesele “büyümek” değil, ne ile nasıl büyüdüğümüzdür.”

Konuşmasına ASO’nun 2025 yılında gerçekleştirdiği başlıca faaliyetlere de değinen Başkan Ardıç, Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma vizyonu doğrultusunda, üyelerinin küresel değer zincirinde daha güçlü şekilde yer alması, üretim, istihdam ve ihracat potansiyellerinin artırılması için çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.

2026 yılı için, detaylı çalışılmış katılımcı bir bütçe hazırladıklarını söyleyen Başkan Ardıç, “Meclis Başkanımız Sayın Celal Koloğlu’na ve Değerli Divan Üyelerine, Yönetim Kurulumuza, Hesapları İnceleme Komisyonumuza, Bütçe Hazırlık Komisyonumuza ve çalışmalarında yer alan Değerli Meclis Üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

ARDIÇ: YENİ YILDAN BEKLENTİMİZ, TÜM VATANDAŞLARIMIZIN DAHA MUTLU, MÜREFFEH BİR YAŞAM SÜRDÜĞÜ GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE

ASO Başkanı Ardıç, konuşmasını, “Yeni yıldan beklentimiz; sanayinin üretim gücüyle büyümeyi sürdürdüğümüz, dışa bağımlılığımızın adım adım azaldığı ve tüm vatandaşlarımızın daha mutlu, müreffeh bir yaşam sürdüğü güçlü bir Türkiye’dir” sözleriyle tamamladı.

ASO 2026 BÜTÇESİ OY BİRLİĞİ İLE KABUL EDİLDİ

ASO Aralık ayı Meclis Toplantısı, Genel Sekreter Prof. Dr. Mehmet Cansız’ın, 2025 Faaliyet Raporu, 2026 Çalışma Programı ve 2026 Bütçesi’ne ilişkin sunumuyla devam etti. Ardından yapılan oylamada, ASO’nun 2026 bütçesi oy birliği ile kabul edildi.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, yaptığı teşekkür konuşmasında, “2026 yılı bütçemizin; Odamız, sanayicilerimiz, Ankara’mız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Sizlerden aldığımız güç ve destekle önümüzdeki dönemde de; Ankara’nın sanayi ve teknoloji yolculuğunu ileri taşıyacak, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunacak çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

GENÇ SANAYİCİLER MECLİS TOPLANTISINA KATILDI

ASO’nun Aralık ayı Meclis Toplantısı’na, yeni kurulan Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği Başkanı Çağatay Yakın ile Yönetim Kurulu Üyeleri Didem Akçakoca Özok, Seda Çakmak, Burcu Osmanbeyoğlu, Beril Özden ve Elif Kocaadam da konuk olarak katıldı. Dernek Başkanı Yakın, yaptığı konuşmada, derneğin kuruluşuna öncülük eden ASO Başkanı Seyit Ardıç’a teşekkür etti. Yakın, “Firmalarımızı sürdürülebilir biçimde geleceğe taşımak, Ankara’nın ve ülkemizin sanayisine daha fazla katkı sunmak istiyoruz” dedi.