ANKARA EKONOMİ ZİRVESİ’NDE ANKARA’NIN GELECEK VİZYONU MASAYA YATIRILDI

2026-06-29 00:00:00

ANKARA’NIN REKABET GÜCÜ ORTAK AKIL VE ÜRETİMLE YÜKSELECEK

ASO BAŞKANI ARDIÇ: "CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA ANKARA’YI ÜRETİMİN VE TEKNOLOJİNİN BAŞKENTİ YAPACAĞIZ"

Ankara Sanayi Odası (ASO), Ankara Ticaret Odası (ATO), Ankara Ticaret Borsası (ATB) ve Ekonomi Gazetesi iş birliğinde düzenlenen “Ankara Ekonomi Zirvesi”, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Zirvenin açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Ankara’yı yalnızca yönetimin değil; üretimin, teknolojinin ve girişimciliğin de başkenti yapacağız. Çünkü bir şehrin asıl rekabet gücü, fabrikalarının sayısı değil; farklı alanlardaki potansiyelini aynı amaç etrafında ortak akılla birlikte harekete geçirebilme kapasitesidir. Ankara’mızda bu kapasite var” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), Ankara Ticaret Odası (ATO), Ankara Ticaret Borsası (ATB) ve Ekonomi Gazetesi iş birliğinde düzenlenen “Ankara Ekonomi Zirvesi”ne Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Polat, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hamdi Güleç, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, OSTIM Başkanı Orhan Aydın, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, ASO Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akçakoca, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve çok sayıda kamu ve iş dünyası temsilcisi katıldı.  Zirvede; 'Sanayi', 'Ticaret', 'Tarım ve Gıda' panelleriyle Ankara'nın ekonomik gelişimi ve sorunlara ilişkin çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, Ankara’nın güçlü sanayi altyapısı, üniversiteleri, teknoparkları, Ar-Ge merkezleri ve yetişmiş insan kaynağına sahip olduğunu belirterek, “Ama asıl soru şudur: Bütün bunlar birbiriyle konuşan tek bir bütün mü, yoksa yan yana duran ama birbiriyle konuşmayan adacıklar mı? İşte bugün burada, tam da bu soruya cevap aramak için bir aradayız” dedi.

“SANAYİ, TİCARET VE TARIM AYNI MASAYA OTURABİLİYORSA O ŞEHİR BÜYÜR”

Başkan Ardıç, “Bir şehrin sanayisi, ticareti ve tarımı aynı masaya oturabiliyorsa, o şehir büyümeye başlamış demektir. Sanayi üretir; ticaret bu değeri pazara taşır; tarım ise ekonomik olduğu kadar toplumsal güvenliğin de temelini oluşturur. Bu üç alan birbiriyle etkileşimde olduğunda şehirler rekabet gücü kazanır, ülkeler ise kalkınma yolculuğunu hızlandırır” dedi.

“HANGİ ÜLKENİN NEYİ, NEREDE ÜRETTİĞİ ARTIK GÜVENLİK VE REKABET MESELESİDİR”

Jeopolitik kırılmalar, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve tedarik zincirlerinin yeniden kurulmasıyla üretimin kurallarını yeniden yazdığını ifade eden Başkan Ardıç, “Sanayi devrimleri nasıl yeni güç dengeleri kurduysa; yapay zekâdan yarı iletkenlere, kritik minerallerden veri ekonomisine uzanan bu dönemde küresel güç haritası yeniden çiziliyor. Bütün bu gelişmelerin tek bir ortak sonucu var. Hangi ülkenin neyi, nerede ürettiği artık bir güvenlik ve rekabet meselesidir. Bilginin ekonomik değeri ise ilk kez fiziki sermayenin önüne geçmektedir. Çünkü dünya artık yalnızca ne ürettiğinize değil, nasıl ve kiminle ürettiğinize, bilgiyi ne kadar hızlı değere çevirdiğinize bakıyor.  Yeni rekabet, tam da burada başlıyor” ifadesini kullandı.

“İHTİYACIMIZ OLAN YENİ TEŞVİKLER DEĞİL, ÜRETİM ANLAYIŞIMIZI BAŞTAN KURACAK YENİ BİR ZİHNİYETTİR”

Ekonominin yalnızca bugünün faizini, kurunu ya da aylık büyüme rakamını konuşarak yönetilemeyeceğini dile getiren Başkan Ardıç,” Bunlar önemlidir; ama bunlar termometredir. Bizim işimiz ateşi ölçmek değil, hastalığın kökenini tedavi etmektir. Bugün ihtiyacımız olan da yalnızca yeni teşvikler değil; üretim anlayışımızı baştan kuracak yeni bir zihniyettir. Sadece günlük gündemi takip eden toplumlar geleceği kaçırır. Bizim işimiz; on yıl sonra dünyanın nasıl üreteceğini, hangi teknolojinin öne çıkacağını ve Ankara’mızın o tabloda nerede pozisyon alacağını bugünden konuşmaktır” dedi.

“GENÇ NÜFUSU ÜRETİM AĞIYLA BULUŞTURMALIYIZ”

Yeni dönemin Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Başkan Ardıç,” Güçlü üretim geleneğimiz, girişimcilik kültürümüz ve genç nüfusumuz elimizi güçlendiriyor. Ama şunu unutmayalım; genç nüfus, tek başına bir avantaj değildir. Eğer bu yeteneği doğru bir üretim ağıyla buluşturamazsak, yetiştirdiğimiz en parlak beyinlerin başka ülkelere göç etmesini izlemek zorunda kalırız. Yapmamız gereken, gençlerimize yalnızca iş bulmak değil, onları bilginin ve teknolojinin üretildiği bu topraklarda tutabilmektir” dedi.

“SORUNUMUZ BİLGİNİN KATMA DEĞERE DÖNÜŞMESİNDEKİ DERİNLİKTİR"

Ankara Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi (ASO-İLTEK) hakkında bilgi veren Başkan Ardıç, “ASO-İLTEK; illerimizin teknoloji üretme kapasitesini, araştırma altyapısını ve dijital olgunluğunu bilimsel veriyle ölçen bir pusuladır. ASO-İLTEK bize çok net bir şey söylüyor: Ankara’mız, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi en yüksek ilidir. Bu alanda birinci sıradayız. Ama birinci olmak, işin yalnızca yarısıdır. Bir şehrin teknoloji kapasitesinin yüksek olması ile o teknolojinin bütün ekonomiye yayılması aynı şey değildir. Türkiye’nin asıl meselesi de budur: bir derinlik açığı. Yani sorunumuz çoğu zaman bilgiye erişim değil; o bilginin ürüne, katma değere ve ihracata dönüşmesindeki derinliktir” diye konuştu.

“ÜRETİMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİ KORUMAK ZORUNDAYIZ"

Sanayicinin yüksek ticari kredi faizleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan üretim maliyetleri, kur baskısı ve ihracat pazarlarında zayıflayan taleple aynı anda mücadele ettiğini ifade eden Başkan Ardıç,” Bütün bunlar kârlılığı aşındırıyor. Odamız üyelerinin yaklaşık üçte biri geçen yılı zararla tamamlarken, zarar eden firma sayımız son iki yılda ikiye katlandı. Sanayicimiz tüm bu zorluklara rağmen üretimini sürdürmek için büyük çaba harcıyor. İstihdamını korumaya, yurt dışı pazarlarını kaybetmemek için zararına da olsa ihracatını sürdürmeye çalışıyor. Bugün üzerinde durmamız gereken temel konu da budur. Üretimin sürdürülebilirliğini korumak zorundayız” diye konuştu.

“İSTİKRAR, SANAYİCİNİN ÖNÜNÜ GÖREBİLMESİDİR”

Ekonomide istikrarın sadece fiyat göstergeleriyle, rakamlarla değerlendirilemeyeceğini ifade eden Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“İstikrar aynı zamanda; sanayicinin önünü görebilmesi, yatırımcının uzun vadeli plan yapabilmesidir. Bu nedenle üreten, istihdam oluşturan, ihracat yapan firmalarımız için seçici ve hedef odaklı finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Çünkü sürdürülebilir refahın yolu üretimden; üretimin sürdürülebilirliği ise güçlü, rekabetçi ve yüksek katma değerli bir sanayi yapısından geçmektedir.”

“SAVUNMA SANAYİİ ANKARA’NIN TEKNOLOJİ OKULUDUR”

Ankara’nın savunma, havacılık, makine, medikal, yazılım ve elektronik alanlarında ülkenin stratejik üretim merkezi olduğunu belirten Başkan Ardıç, “Geçen yıl 18,5 milyar dolarlık ihracatla ülkemizin en fazla ihracat yapan ikinci ili olduk. Bu ihracatın yüzde 13’ü yüksek teknolojili ürünlerden oluştu. Türkiye ortalamasının katbekat üstünde. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayii firmasından 5’i bu şehirde üretim yapıyor. Savunma sanayii artık yalnızca bir güvenlik meselesi değildir. Ankara’nın teknoloji okuludur. Burada yazılımdan yapay zekâya, hassas üretimden ileri malzemeye kadar muazzam bir mühendislik birikimi oluştu. Ama bu birikim tek bir sektörde kalırsa, hem o birikimi israf etmiş hem de sanayimizi tek bir sektöre bağımlı kılmış oluruz” değerlendirmesinde bulundu.

"ASO TEKNOLOJİ ÜSSÜ; ÜNİVERSİTE, SANAYİ VE GİRİŞİMCİYİ AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTURACAK"

Ankara Sanayi Odası’nın iki büyük projesi olan “ASO Teknoloji Üssü ve ASO Serbest Bölgesi” hakkında bilgi veren Başkan Ardıç, sözlerine şöyle devam etti:

“ASO Teknoloji Üssü; savunmada biriken teknolojiyi, üniversitelerin araştırma gücünü, girişimciliği ve sanayinin üretim kabiliyetini aynı çatı altında buluşturacak. Üniversite, sanayi ve girişimci, aynı devrenin parçası olacak. Ar-Ge, üretim ve ticarileşme birbirini besleyecek. Ve en önemlisi, genç beyinleri Ankara’da tutacak. ASO Teknoloji Üssü’nün tam kapasiteye ulaştığında; yıllık ihracatımıza yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlamasını, 18 bin nitelikli istihdam oluşturmasını ve 800’den fazla firmaya ev sahipliği yapmasını öngörüyoruz.

İkinci projemiz, hemen yanı başındaki ASO Ankara Serbest Bölgesi. Ankara Kalkınma Ajansı ile birlikte, mülkiyeti Odamıza ait 4,2 milyon metrekare alanda kuruyoruz. Yaklaşık 200 firma, 40 bin kişilik istihdam ve yıllık yaklaşık 4 milyar dolar ihracat katkısı hedefliyoruz. Bu iki proje ayrı ayrı değil, birbirini tamamlayarak çalışacak: biri teknolojiyi üretecek, diğeri onu küresel pazara taşıyacak.

Elbette yolumuz sorunsuz değil. Finansmana erişim, nitelikli iş gücü ve fikri pazara çevirmedeki gecikme; sanayicimizin her gün yaşadığı gerçek sıkıntılardır. Bunları biliyoruz ve görmezden gelmiyoruz. Ama biz bu sorunları, üretimden ve teknolojiden kaçarak değil; tam da onlara daha sıkı sarılarak aşacağız. Ve bunu yalnız yapamayız. Bu salondaki iş insanımıza, akademisyenimize, her bir kurumumuza ihtiyacımız var. Çünkü bu vizyon yalnızca Ankara Sanayi Odamızın değil; Ankara’nın ortak vizyonudur.”

"CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA ANKARA'YI ÜRETİMİN, TEKNOLOJİNİN VE GİRİŞİMCİLİĞİN DE BAŞKENTİ YAPACAĞIZ"

Geleceğin ekonomilerini yer altı zenginliği olan ülkelerin değil, bilgiyi en derine indirebilen şehirlerin kuracağını belirten Başkan Ardıç,” Ankara’mızın önündeki tarihî fırsat tam da budur.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Ankara’yı yalnızca yönetimin değil; üretimin, teknolojinin ve girişimciliğin de başkenti yapacağız. Çünkü bir şehrin asıl rekabet gücü, fabrikalarının sayısı değil; farklı alanlardaki potansiyelini aynı amaç etrafında ortak akılla birlikte harekete geçirebilme kapasitesidir. Ankara’mızda bu kapasite var. Bu potansiyeli harekete geçirdiğimizde, “Güçlü Ankara, daha güçlü Türkiye” bir söz değil; bir gerçek olacaktır” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde, Ankara Sanayi Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Doç. Dr. Duhan Kalkan ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Taymaz’ın katılımıyla “Sanayi Paneli” düzenlendi. ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansız, Ankara sanayisinin dönüşüm vizyonu, yüksek teknolojili üretime geçiş, nitelikli insan kaynağı ve Ar-Ge ile savunma sanayii ve sivil sektör etkileşimi konularında değerlendirmelerde bulundu.