Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı ASO’nun Ev Sahipliğinde Gerçekleştiriliyor

   2022-06-08

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı destekleriyle Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından hayata geçirilen düzenlenen 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES), 8 Haziran 2022 tarihlerinde İstanbul’da başladı.

Zirvede ayrıca Ankara Sanayi Odası ile FİGES Mühendislik A.Ş. arasında Nükleer Teknolojileri alanında işbirliği anlaşması imzalandı. 

Zirvenin açılışına Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’in yanısıra  Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kaçır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Afşin Burak Bostancı, Dünya Nükleer Derneği Sanayi İş Birliği Başkanı Serge Gorlin, Akkuyu NGS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko, Akkuyu NGS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko ve NSD Başkanı Alikaan Çiftçi ile birçok yerli ve yabancı ziyaretçi katıldı. 

Zirve’nin açılışı için de TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, Dünya Nükleer Derneği Genel Direktörü Sama Bilbao y Leon ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi de video bağlantısıyla mesajlarını gönderdi.


İki gün sürecek olan zirvenin açılışında konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, nükleer enerjide yerli üretimin önemine dikkat çekti. 
Özdebir’in konuşması şöyle: 
“Sayın Bakanım, Sayın Genel Müdürüm,  değerli bürokratlar, değerli başkanlar, zirve için dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen değerli konuklar, değerli katılımcılar ve basınımızın kıymetli temsilcileri, hepinizi şahsım ve Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum.
Pandemi nedeniyle verdiğimiz 1 yıl ara ve geçen yıl sanal olarak gerçekleştirdiğimiz zirvenin ardından bu yıl bu etkinliğin sekizincisinde sizlerle yüz yüze buluşmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ankara Sanayi Odası olarak,  Nükleer Sanayi Derneği ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonda yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.  

Uluslararası bu etkinlik artık dünyanın bilinen nükleer etkinlikleri arasında yerini aldı. Ülkemizin kıymetli Kamu temsilcileri ve Dünya Nükleer Birliği, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) gibi etkin yabancı misyon temsilcilerinin de aramızda bulunmasından ayrıca mutluluk duyuyoruz. Zirvenin hem ülkemiz hem de dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen katılımcılar açısından başarılı ve verimli geçmesini diliyorum.

Değerli katılımcılar,
Ankara Sanayi Odası olarak 1963 yılından bu yana hem şehrimizin hem de ülkemizin ekonomik ve teknolojik gelişimine katkı sağlamaya çalışıyoruz.  Odamız çeşitli alanlarda sürdürdüğü çalışmalarına nükleer endüstriyi de eklemiş ve 2017 yılından bu yana Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destek programı kapsamında NÜKSAK Nükleer Sanayi Kümelenmesi Projesi (ASO NÜKSAK) ile çalışmalarını ivmelendirmiştir. ASO NÜKSAK, Türkiye'de nükleer sanayi konusunda ilk ve tek nükleer küme olup ‘milli küme' olarak adlandırılan özel bir çalışmadır. 'Milli küme'de yer alan Ankara, İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Adana’dan üyelerimiz; başta Akkuyu Nükleer Güç Santrali olmak üzere nükleer tedarik zincirinin bir parçası olmak üzere eğitim, belgelendirme, danışmanlık ve altyapı konularında önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Birçoğu Akkuyu sahasında aktif olarak çalışmalarına devam ediyor. Günümüze uzanan süreçte Fransız Uluslararası Nükleer Enerji Enstitüsü I2EN, Çek Enerji Endüstrisi Birliği CPIA, Rosatom Teknik Akademisi ve Rus Malzeme Test Grubu Cniitmash ile iyi niyet anlaşmaları imzaladık ve koordinasyonumuz kesintisiz devam ediyor. Bu yıl da Rosatom Teknik Akademisi ile olan anlaşmamızı zirve sırasında yeni kapsamı ile güncelleyeceğiz. Ayrıca yine Rusya’dan bir danışmanlık firması ile üyelerimize sunacakları teknik destek hizmetleri için bir iyi niyet anlaşması daha imzalıyor olacağız. Ankara Sanayi Odası olarak ayrıca, Türkiye için gerçek ve güçlü bir alternatif teknoloji olduğuna inandığımız ergimiş tuz reaktörü (molten salt reactor-msr),  ile ilgili kamuoyunda farkındalık yaratan ilk adımları attığımızı gururla belirtmek isterim. Ankara Sanayi Odası; bu teknolojiye yönelik çalışmaları hızlandırmak amacıyla Türk akademisyenleri, sanayi, siyaset ve Hükümet temsilcilerini çok sayıda toplantı ile bir araya getirdi ve çok yakın zamanda bu alanda önemli bir gelişmeye imza atacağız. İklim anlaşmaları ve yeşil dönüşümün sanayinin gündeminde her zamankinden daha fazla yer aldığı bu dönemde, nükleer santraller ile güç üretiminin Dünyanın ihtiyaç duyduğu temiz, karbonsuz ve sürdürülebilir enerji için akla gelen ilk seçenek olduğu kaçınılmazdır. Nükleer enerji alanında daha az silahlanma riski taşıyan, daha güvenli teknolojilere ihtiyaç bulunmaktadır. Öncülük ettiğimiz ergimiş tuz reaktörleri (ETR) bu ihtiyaçların cevabı olacaktır. ETR’ler konusunda bütün dünyada önemli çalışmalar bulunmaktadır. Çin tamamen devlete ait bir proje ile Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka ise devletin tam desteği ile özel sektör girişimine ticari ergimiş tuz reaktörü (ETR) tasarımlarını açıkladılar. Bu ülkelerde ilk ticari reaktörlerin inşaatının 2030 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Dünya Nükleer Birliği, ETR'lerini özellikle enerji ihtiyacı yüksek, coğrafi konumu itibari ile enerji erişimi kısıtlı ve kurak bir iklime sahip olan bölgeler için önemli bir enerji kaynağı olarak gösteriyor. Bu noktada Türkiye’de devam eden çalışmaları, ASO olarak çok doğru bir zamanlama ile kamu kurumlarımızla beraber takip ediyor, sanayimiz için öncü bir yol çiziyoruz.  Türkiye olarak bu konuda geç kalmamamız için elimizden gelen çabayı da göstereceğiz. Türk sanayicisinin teknolojik seviyesi, bilgi birikimi ve üretim kabiliyeti bu projeyi başarıyla gerçekleştirebilecek niteliktedir.

Değerli katılımcılar,
2 gün boyunca gerçekleştireceğimiz bu zirvede nükleer tedarik zinciri ve yeni teknolojilerde çizilecek yol haritalarında en verimli sonucu ortaya çıkarabilecek en önemli aktörler bir arada. Zirve boyunca yaratacağımız bu sinerjiyi; temiz, karbonsuz ve sürdürülebilir bir gelecek için kullanabileceğimize içtenlikle inanıyor, katılımınız için teşekkür ediyor, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum” 

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır da son 20 yılda TÜBİTAK destek ve burs programları kapsamında nükleer enerji alanında 178 projeye yaklaşık 111 milyon lira destek verdiklerini belirterek, "Türkiye'nin nükleer enerjide beyin takımını oluşturmak üzere desteklerimizi büyük bir hızla devam ettiriyoruz" dedi.
Kacır, 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yenilenebilir enerjide, enerji verimliliğinde, enerji teknolojilerinde ve nükleer enerjide attığı adımlarla adından söz ettirdiğini söyledi.

Türkiye'nin nükleer enerji alanında bugün geldiği noktayı "gurur verici" olarak nitelendiren Kacır, "Akkuyu Nükleer Güç Santrali'mizin ilk reaktörü 2023 yılında, Cumhuriyetimizin 100. yılında devreye alınmış olacak. Böyle Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye'miz nükleer enerji sahibi ülkeler ligine katılacak." diye konuştu.
Kacır, bakanlık olarak nükleer enerji alanında yeni gelişmeleri takip ettiklerini belirterek, "TÜBİTAK eliyle TENMAK için İleri Reaktörler Tasarımı Fizibilite Etüdü Projelendirme Çalışmasını birlikte gerçekleştiriyoruz. Ergimiş tuz reaktörleri, Türkiye için yenilikçi ve özgün Ar-Ge çalışmalarının yapılabileceği bir 'ilk' olma niteliğinde." değerlendirmesinde bulundu.
"Akkuyu Nükleer Santral Bölgesi İyot ve Sezyum Radyoaktivite Artalanının Araştırılması Projesi"ni de yine TÜBİTAK aracılığıyla gerçekleştireceklerini ifade eden Kacır, "Bu proje ile Akkuyu NGS faaliyete geçmeden önce radyoaktif izotopların art alan radyasyon seviyelerini belirliyor olacağız. Proje kapsamında NGS'lerden açığa çıkan iyot ve diğer radyoaktif izotopların çevresel etkilerini AMS teknolojisi sayesinde izleyebilen birkaç ülkeden biri olacağız." dedi.
Kacır, nükleer enerji alanında yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi konusunda destekler sağladıklarına dikkati çekerek, "Son 20 yılda TÜBİTAK destek ve burs programları kapsamında nükleer enerji alanında 178 projeye yaklaşık 111 milyon lira destek verdik. Türkiye'nin nükleer enerjide beyin takımını oluşturmak üzere desteklerimizi büyük bir hızla devam ettiriyoruz." diye konuştu.
TÜBİTAK'ın Bilim İnsanı Destek Programları bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, nükleer enerji alanında 95 kişiye yaklaşık 13 milyon lira destek sağladıklarını kaydeden Kacır, "Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında ülkemizde nükleer enerji alanında araştırmalarını yürütmek üzere Türkiye'ye gelen 2 araştırmacıya da destek sağlıyoruz." ifadesini kullandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Afşin Burak Bostancı açılışta şunları söyledi: “Şu anda Akkuyu Nükleer Santrali inşa sahasında yüzde 85’i Türk olmak üzere 20 binden fazla kişi çalışıyor. Santralin işletiminde 4 bin çalışana ihtiyaç var. Akkuyu’da yerli katkı miktarımız yaklaşık 2,4 milyar dolara, yerlileştirme oranımız ise yüzde 40 seviyelerine çıktı. Akkuyu’da yerlileştirme hedefinin 5,9 milyar dolardan 6,5 milyar dolara çıkartıldı. Projede firmalarımız için çok önemli fırsatlar bulunuyor. Türk Standartları Enstitüsü’nün Rus kuruluşları tarafından ana malzeme kuruluşu olarak tanınması bu fırsatların hayata geçirilmesine önemli katkılar sunmakta. TSE’nin aldığı bu yetki ile Akkuyu’da kullanılacak malzemelere yönelik gerekli testlerin ülkemizde yapılması, üreticilerin TSE tarafından belgelendirilmesi ve böylece daha fazla yerli firmamızın projede  tedarikçi olması sağlandı.”

Bostancı sözlerine şöyle devam etti: “Akkuyu 1. ünitede kontrollü iklimlendirme yani temiz oda şartlarında son derece hassas gerçekleştirilen birinci çevrim boru sisteminin kaynakları tamamlandı. Dünyadaki örneklerine göre en hızlı ve en başarılı kaynak uygulaması oldu. Bu yaz içinde Akkuyu’da hem 4. ünitenin temelini atmayı hem de 1. ünitenin kubbesinin kapatılarak kaba inşaat kısmının bitmesini bekliyoruz.”

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı imzalayarak 2053 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu taahhüdünü ve hedefini ortaya koyduğunu belirten Bostancı, enerji sektöründe gerçekleştirilecek dönüşümün mihenk taşlarının nükleer enerji ile yenilenebilir enerjinin oluşturduğunu açıkladı. Bostancı: “Akkuyu Nükleer Santrali tam kapasite çalıştığında yılda yaklaşık 35 milyon ton karbondioksit salımını da azaltacağız” dedi. Nükleer enerji denilince akla gelen en önemli hususlardan birinin arz güvenliği olduğunu söyleyen Bostancı: “Ülkemizin birincil enerji kaynağında dışa bağımlılığına bakacak olursak yüzde 70 seviyelerinde. Özellikle doğalgazın yüzde 98’i, petrolün ise yüzde 92’sini ithal etmekteyiz. Elektrik üretimimizde ise ithal kaynaklara bağımlılık yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artmasıyla yüzde 43 seviyesine inmiştir. Nükleer santraller ile bunun çok daha aşağı seviyelerine inmesini hedefliyoruz.”

Akkuyu NGS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko da nükleer enerjinin yeşil ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olarak geniş çaplı ve uzun zamandır beklenen nitelikte bir kabul gördüğünü söyledi. Dedusenko, Türkiye için çeşitli ve kapsamlı olumlu etkilere sahip Akkuyu NGS projesinde yerel tedarikçilerle çalışmaya özen gösterdiklerini belirterek, Akkuyu NGS'nin çarpan etkisi ile sadece yerelleştirme sayesinde Türkiye ekonomisine 25 milyar dolara kadar fayda sağlayabileceğini ifade etti. Tüm bunların yanı sıra projenin bölgedeki nüfusu artırdığına, istihdamı, altyapıyı ve sosyal hayatın birçok alanını da ileriye taşıdığına dikkati çeken Dedusenko, "Günümüzde büyük bir ivme kazanan Akkuyu projesi, Avrupa, Asya ve Afrika'dan gelen ve bu projeyi halihazırda bir ölçüt olarak gören heyetlerin de ilgisini çekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi de NPPES’in dünyanın dört bir yanından 300'den fazla şirketin temsilcilerini bir araya getirdiğini belirterek, dünyanın gündeminde yer alan iki acil konu olan iklim değişikliği ve küresel enerji krizinin odağı nükleer enerjiye kaydırdığını açıkladı. Grossi: “Eğer dünya ekonomik ve çevresel hedeflerine ulaşacaksa, nükleer kapasitenin iki katına veya daha fazlasına ihtiyacı olacak. Nükleer enerji gibi önemli bir sektörde iş birlikleri de çok önemli IAEA olarak bu konuda üye devletlere destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

Dünya Nükleer Derneği Genel Direktörü Sama Bilbao Leon da şunları söyledi:
“Geçtiğimiz yıl Türkiye, Paris Anlaşması’nı imzaladı ve karbon emisyonlarını 2030’a kadar yüzde 21’in altına indirmeye ve 2053’te de sıfırlamaya söz verdi. Türkiye’de artan elektrik tüketiminde talebin karşılanması fosil yakıtlarla oldu. Türkiye’nin sıfır karbon ve iklim değişikliği hedeflerini gerçekleştirmesi için nükleer enerji gibi temiz enerji kaynaklarına ihtiyacı var. Türkiye nükleer enerjiye yatırım yapan yeni ülke dalgasının üyelerinden biri haline geldi. Türkiye, nükleer teknolojiyi enerji geleceğine dahil etmenin önemini tüm dünyaya gösterdi. Ekonomik kalkınmayı ve enerjide arz güvenliğini sağlamak için nükleer teknolojiden faydalanmak gerekiyor.”

Dünya Nükleer Derneği Sanayi İş Birliği Başkanı Serge Gorlin de "Türkiye çok sağlam temellere dayanan imalat gücünü genişletmeli ve yurt dışına yaymalı. Yerelleşme programları hem yatırımı çekmesi hem de istihdamı artırması açısından çok önemli” dedi.

Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi ise şunları söyledi: “Türkiye dahil günümüzde 19 ülkede 51 reaktörün inşasına devam ediliyor. Nükleer enerji üretimine yönelik küresel yatırımların, 2050 yılına kadar yılda ortalama 100 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Türkiye’nin, hızla artan enerji talebinin karşılanması ve sürdürülebilir kalkınmasının sağlanması için Akkuyu Nükleer Santrali gibi birkaç santrale daha ihtiyacı olduğu gözüküyor. Yerli üreticilerimizin de Akkuyu NGS’den aldığı payın her geçen gün arttığını ve Türk nükleer sanayinin geliştiğini görüyoruz. Nükleer endüstride edinilen tecrübeler, uzay araştırmaları, tıp, havacılık gibi ileri teknoloji ürünlerde de yeni gelişmeleri ve fırsatları beraberinde getiriyor.”

-Nükleer Enerjide ASO ve FİGES İşbirliği 

Ankara Sanayi Odası ile FİGES Mühendislik A.Ş. arasında İstanbul’da düzenlenen 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Zirve kapsamında işbirliği anlaşması imzalandı. 

İşbirliği anlaşması Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kaçır şahitliğinde ASO Başkanı Nurettin Özdebir ve FİGES Yönetim Kurulu Başkanı Tarık öğüt arasında imzalandı. 

Anlaşmaya göre: Türkiye ve ilgili coğrafyalarda başta ergimiş tuz reaktörleri olmak üzere nükleer teknoloji ve tedarik zincirini ilgilendiren teknolojik alanlarda işbirlikleri geliştirilecek. Ayrıca Nükleer reaktör Teknolojileri ve bunlarla kısıtlı kalmamak üzere mühendislik, imalat ve inovasyon alanlarında Türkiye ve ilgili coğrafyalarda katma değer yaratacak imkanların araştırılması, ortak iş imkanlarının değerlendirilmesi ve hayata geçirilmesinde birlikte faaliyetler yürütülecek.


 


ONLINE HİZMETLER