İlk Çeyrek Büyüme Rakamlarını Değerlendiren Özdebir: “Önemli Olan Bu Konjonktürde Büyümeyi Koruyabilmek”

   2020-05-29

 İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, “2020 yılının birinci çeyreğinde %4,5 büyüme ile ekonomide büyüme beklentileri gerçekleşmiş oldu. Diğer taraftan çeyrekten çeyreğe de 0,6 oranında artış, ekonomimizde yavaşlamaya işaret ediyor. Geçen yılın aynı çeyreğinde büyüme rakamının düşük seviyede kalması birinci çeyrek büyüme için itici bir etki ortaya çıkarmıştır” dedi.

Özdebir’in açıklaması şöyle:

“Büyümenin önemli öncü göstergeleri olan, sanayi üretimi, perakende satış endeksi, kapasite kullanım oranındaki artış ülke ekonomisinde birinci çeyrekte pozitif bir büyümenin olacağına işaret ediyordu. Covid-19 pandemisinin etkisi ilk çeyrekte zamanlama itibariyle yansımış gözükmüyor. Pandeminin büyüme üzerine etkisini ancak ikinci çeyrekte görebileceğiz.  İlk çeyrekteki pozitif   büyüme, sonraki çeyreklerdeki yıllık bazda büyümenin aşağıya çekilmesinde bir direnç olacaktır.

İlk çeyrekteki büyümeye en önemli katkı kamu harcamaları, hane halkı tüketimi ve stok değişiminden gelmiştir. İlk çeyrekte özel tüketim harcamaları yıllık %6,2, kamu tüketim harcamaları %5,1, stoklar %5,3 artarken, yatırımlar %1,4 daralmıştır. Mal ve hizmet ihracatı %1 azalırken, ithalatı %22,1 arttı.  Gayri safi sabit sermaye yatırımlarındaki %1,4 oranında azalma, yatırımlarda hala bir toparlanmanın ortaya çıkmadığını gösteriyor. Büyüme verisinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta yatırımların 7 çeyrektir azalıyor olmasıdır. Diğer taraftan sanayi sektöründeki %6,2 artışı önemli buluyorum.

Net dış talep katkısı büyümeyi aşağıya çekerken, iç talepte ki artış büyümeyi yukarıya doğru çekmektedir. Dış ticaretin 3 çeyrektir büyümeyi aşağı çekiyor olması, büyüme dinamiklerinin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. Önceki çeyreklerdeki İhracatın büyümeye olumlu katkısı bu çeyrekte maalesef negatife dönmüştür.

Dünyada, Ocak ayından itibaren pandeminin yayılmasıyla dış ticaret pazarlarımız kapanmaya başladı. Bu durum, ihracat üzerindeki olumsuz  etkisini hemen gösterirken, ithalatta tedarik zincirinde ortaya çıkan olumsuzluklar firmaların siparişlerini öne çekmesine sebebiyet verdi. Bu da İhracatı azaltırken, ithalatın artmasına neden olmuştur.

Pandeminin yarattığı küresel ekonomide belirsizlikler her geçen gün artmakta ve bu belirsizlikler öngörülen toparlanmayı kırılgan hale getirmektedir. Firmaların pandemi sürecinde sermayeleri ciddi anlamda eridi. Üretim ve yatırımların devam edebilmesi, üretim gücümüzün korunabilmesi için, firmalarımız desteklenmesi oldukça önemlidir.    

Orta vadeli büyüme hızını korumak ve kapsayıcılığını artırmak için hem yapısal politikalar hem de piyasa dinamiklerini harekete geçirmek zorundayız. Bunun için de para ve maliye politikası ile bankacılık reel sektör arasında likidite kanalların açılmasını sağlayan bir model kurgulamamız gerekmektedir.”