ASO'dan Yeni Nesil Nükleer Reaktör Toplantısı

   2021-07-02

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir başkanlığında 4. Nesil Nükleer Reaktör Teknolojileri Toplantısı çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Küçük modüler reaktörlerin (SMR) kapsamlı şekilde ele alındığı ve dünyada SMR teknolojisinin mevcut durumunun değerlendirildiği toplantı, ASO'nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ana teması yeni nesil nükleer reaktör teknolojileri olan ve ikinci kez düzenlenen toplantıların, önümüzdeki aylarda da ASO öncülüğünde gerçekleştirileceği ve nükleer teknoloji ile ilgili özel konuları gündeme taşıyacağı belirtildi.

Toplantıya ASO Başkanı Nurettin Özdebir'in yanı sıra Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Erol Çubukçu ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Senem Şentürk Lüle konuşmacı olarak katıldı.

Ankara Sanayi Odası'nın neden böyle bir içeriği olan toplantıya ev sahipliği yaptığını anlatan Özdebir, "Türkiye'de ilk nükleer santral kurulacağı haberini aldığımız zaman ‘acaba biz sanayiciler olarak buna ne katkıda bulunabilir veya bir başka deyimle Akkuyu'da dört tane santral yapılacak, bu dört santralden biz sanayicimize ne pay alabiliriz’ diye yola çıktık. Tahminlerimize göre sanayimize buradan 5 milyar dolar pay alabiliriz. Bununla ilgili nükleer kümemiz kanalıyla önemli mesafeler katettik. Bu alan Türkiye'de tabu olan ve ülkemiz sanayisinin hiç bilmediği bir alandı. Nükleer teknolojide de bizim bu nükleer grubun içerisine girebilmemiz için paydaşların sayısının artırılması, bizim imalat gücü olan firmalarımızın da bu iş içerisinde yer almasını hayal ettiğimiz için böyle bir yola çıktık" dedi.

Önce nükleer Ur-Ge programını hayata geçirdiklerini hatırlatan ASO Başkanı Özdebir, "İlgili Bakanlık bize bir fon ayırarak yolumuzu açtı. Bu Ur-Ge tabii sadece Ankara ilini kapsıyordu. Daha sonra biraz daha geliştirdik ve NÜKSAK adında küme destek programıyla tüm Türkiye'yi kapsayacak bir çalışmaya başladık. Şu anda Türkiye'nin çeşitli illerinden 70 civarında firmamız aktif olarak bu kümemizin içerisinde faaliyet gösteriyor" diye konuştu.

"Sanayicilerimiz yurt dışındaki nükleer santralleri görünce 'Biz bunların hepsini yaparız' özgüveniyle yurda döndüler"

Sanayicilerin nükleer santral alanına alışabilmeleri ve malumat sahibi olmaları için birtakım eğitim programları düzenlediklerini söyleyen Özdebir, "Bu arada Fransa Nükleer Enstitüsü, Rusya Rosatom Akademi ve yine Rusya’da nükleer kaynak eğitimi veren önemli bir merkez ile anlaşma yaptık. Bu girişimlerimiz sonucunda sanayicilerimize bu kuruluşlardan eğiticiler getirip onlara bilgi verdik. Aynı zamanda, sanayicilerimizi de alıp Fransa'ya, Rusya'ya, Japonya'ya götürüp hem oradaki nükleer santralleri görmesini hem de bu nükleer santralin malzemelerinin reaktör kazanı dahil olmak üzere nasıl üretildiğini görmeleri için imalat yerlerini sanayicilerimize gezdirdik. Tabii sanayicilerimiz buraları gördükten sonra aslında 'Bu atla deve bir şey değilmiş. Biz bunların hepsini yaparız' özgüveniyle Türkiye’ye döndüler. Bu da bizi memnun etti" ifadelerini kullandı.

3. nesil reaktörlerin hantal, büyük ve ağır imalatlarının ve ağır bedellerinin yerini artık 4. nesil santrallerin alacağını dile getiren Özdebir, "4. nesil santraller ve modüler santrallerin önümüzdeki süreç içerisinde daha revaçta olabileceğini, bunların da bizim sanayicilerimiz tarafından daha rahat üretilebileceğini görülünce birtakım mühendislik firmalarının, sanayi kuruluşlarının da bu alanda çalıştıklarını duyunca çok da heyecanlandık. TÜBİTAK bu konuda görevlendirildi. Bir çalışma grubu oluşturuluyor. Bu grubun resmi olarak başlayabilmesi için yol haritamız da çıkartıldığı anda Cumhurbaşkanımızın onayı ile yola çıkacağız. Cumhurbaşkanı'nın onaylamasıyla gerekli deklarasyonların Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılmasıyla resmi olarak da bu çalışmalara başlamış olacağız" dedi.

Küçük modüler reaktörlerin son dönemlerde oldukça popüler bir konu olduğuna dikkati çeken Dr. Erol Çubukçu ise "SMR'ların çok sayıda farklı tipleri mevcut. Kısaca small modular reactor (SMR) diye anlatılan küçük modüler reaktörler popüler bir konu oldu. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun da bir tanımı var. Küçük modüler reaktörlerde küçük dediğimizde ne anlıyoruz en çok bu soruluyor? Bununla ilgili şu anda kabul görmüş olan güç aralığı 10 megavatla 300 megavat üretim gücü arasında. Bu güç aralığında reaktörleri küçük reaktörler, eğer bu reaktörlere bir kapalı ortamda fabrika diyebileceğimiz tesiste parçalarını prefabrik şekilde üretip, onları modüler halde götürüp de sahada çalışabilir hale getiriyorsanız bu tip reaktörlere küçük modüler reaktörler diyoruz. Gücü 10 megavat elektriğin altında olanlara da yine bu konuda da oturmuş bir sınıflandırma olmamasına rağmen mikro modüler reaktörler adı altında işliyorlar. SMR'ların öncelikle çekici taraflarına bakacak olursak, reaktörlerin günümüzde geldiği noktada, mevcut tasarımlar hep aynı ilkeler üzerinden gittikçe büyütülerek yapılmış. Buna bağlı olarak da aslında sürekli birtakım eklemeler geldiği için bir süre sonra tasarımda gereğinden fazla karmaşık bir noktaya gelinmiş. Bu çerçeveden SMR’lar daha küçük ölçekli ama güvenlik özellikleri korunmuş olmaları ile dikkat çeker hale geldi.” değerlendirmesini yaptı.

"Üretici pazarında sıkıntı çıkınca 'Bunu daha basit tasarımlı ama nispeten daha kolay çözülebilir bir hale getirebilir miyiz?' arayışıyla SMR fikri ortaya çıktı"

Reaktörlerin aşırı mühendisliğe (over engineering) maruz kaldığını, gereğinden fazla üzerinde çalışılmış bir tasarıma doğru gittiğini söyleyen Dr. Çubukçu, "Bugün yapılan reaktörlerde şu an gündemde olan inşaatlardaki 1000 megavatın üzerindeki reaktörlerin karşılaştığı durumlardan biri bu. Standart bir temel üzerinden başlandı ve gittikçe büyütülerek kapasitesi büyütülerek gelinen bir durum. Ama bu büyümeyle beraber işler biraz karmaşıklaştı. Bir yerden sonra birileri çıkıp şunu demek zorunda kaldı' sahiden doğru mu yapıyoruz yoksa önümüze kağıdımızı koyup bir daha bu tasarımın üzerinden geçmeli miyiz?' SMR temel konusunun gelişimi piyasadaki 3. nesil diye geçen reaktörlerin fazlaca büyük olmalarından kaynaklandı. Tabii bu büyüklük satıcı açısından, üretici açısından ise herkes bu 1000-1400 megavat bandındaki bir şeye ihtiyacı var mı? Böyle bir ürün satılabilir mi? şeklindeydi. Dolayısıyla burada aslında pazarda bir sıkıntı başlayınca otomatik olarak üreticiler de 'Bunu daha basit tasarımlı ama nispeten daha kolay çözülebilir bir hale getirebilir miyiz?' arayışıyla SMR fikrini ortaya çıkarttı" diye konuştu.

Dr. Senem Şentürk Lüle ise, SMR proje örnekleri üzerine Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın verilerine atıf yaparak şunları söyledi:

"Bugün itibarıyla Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın PRIS reaktör bilgi web sitesi var. Bu sabah itibarıyla 444 tane nükleer güç santrali çalışmakta. 51 tane nükleer güç santrali yapım aşamasında. En son şebekeye bağlanan ünite Çin'deki Tianmen-6 ünitesi 11 Mayıs'ta sisteme bağlanmış. En son kapatılan ünite de Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) Indian Point-3 ünitesi. Bu ünite de 30 Nisan itibarıyla kapatılmış 1300 megavatlık bir basınçlı su reaktörü oluyor. En son yapımına başlanan ünite de Çin'de Ganjang-3 Reaktörü. Bizim Akkuyu Nükleer Santralimizden çok kısa bir süre sonra başladığı için en son inşaatına başlanan ünite bu gözüküyor. 31 Mart'ta başlanmış ve 610 megavat elektrik gücünde basınçlı su reaktörü imiş. Her küçük güçteki reaktör SMR mıdır? Değil."

"300 megavatın altında düşük güçlerde pek çok ünite var ama bunları SMR grubuna sokmamız doğru değil"

1960-70'li yıllardan beri pek çok düşük güçte ünite olduğuna vurgu yapan Dr. Lüle, "Hindistan'da 300 megavatın altında çok sayıda düşük güçlerde ünite var. Bunların hepsi basınçlı su reaktörleri. Ama bunları SMR grubuna sokmamız doğru değil. Bunlar sadece düşük güçlü reaktörler. Standart büyük reaktörlerin küçük güçlü versiyonları. Benzer şekilde Hindistan'da olan ünitenin aynısı Pakistan'da var, 90 megavat elektrik gücünde. Buralardan sadece yüzer reaktörleri biz SMR olarak düşünebiliriz. Buzkıran gemilerinde kullanılan benzer bir teknolojinin modifiye edilmesiyle ortaya çıkmış tasarımlar. Düşük güçte çalışan çok reaktör ama biz bunları direkt SMR olarak düşünmeyelim. SMR olabilmesi için birtakım özellikleri içeriğinde barındırması gerekiyor" ifadelerini kullandı.