YABANCI GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN TÜRKİYE’DE TAŞINMAZ SAHİBİ OLMALARI HK. - Ankara Sanayi Odası

YABANCI GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN TÜRKİYE’DE TAŞINMAZ SAHİBİ OLMALARI HK.

Tarihi     : 05.08.2008
İşareti    : 6/5000 –3297

Yanıt     : ticaret@aso.org.tr

 


YABANCI GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN TÜRKİYE’DE TAŞINMAZ SAHİBİ OLMALARI HK.

 

Sayın Üyemiz,   

 

Odamız Mali Müşavirliği tarafından aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.

 

Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye ‘de taşınmaz sahibi olmalarına ilişkin olarak 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddelerindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 26.04.2005 gün , 25797 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 14.03.2005 gün E.No: 2003/70 , K.No:2005/14 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 

 

15.07.2008 gün , 26937 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5782 sayılı Kanun ile 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. ve 36. maddesinde yapılan ve 03.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelere göre ; 

 

         Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde , kendi ülkelerinin kanununa göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin ; sulama , enerji , tarım , maden , sit , inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar , özel koruma alanları ile flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerde kamu  yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanları , ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzere belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.

 

         Yabancı uyruklu gerçek  kişiler , merkez ilçe ve ilçeler bazında , uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüz ölçümünün  yüzde 10 ‘ una kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebilecek olup , Bakanlar Kurulu , merkez ilçe ve ilçelerin altyapı , ekonomi, enerji,çevre , kültür , tarım ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak , bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkili olacaktır.

 

         Yabancı yatırımcıların Türkiye ‘de kurdukları iştirak ettikleri tüzel kişi şirketler , ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere , taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilecek ve kullanabilecektir.Bu şekilde edinilecek taşınmazların , Türkiye’de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde ve taşınmaz maliki sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas geçerli olacaktır.Türkiye’de kurulu yabancı şirketlerin tasfiyesi halinde şirketin sahip olduğu taşınmazın , şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kurulan yabancı tüzel kişilikler tarafından elde edilmek istenmesi halinde ,  yasanın 35. maddesi hükümleri uygulanacaktır.

 

         Askeri Yasak Bölgeler  ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla yabancı şirketlerin , askeri yasak bölgeler , güvenlik bölgeleri ve stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri , Genelkurmay Başkanlığı’nın ya da yetkilendireceği komutanlıkların iznine tabi olacaktır.

 

         Kanunun hükümlerine aykırı edinildiği veya kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar , Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği taktirde , bunlar tasfiye edilerek bedele çevrilecek ve bedeli hak sahibine ödenecektir. 

 

Yapılan bu yeni düzenleme ile ilgili olarak Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı tarafından yayınlanan , 17.07.2008 tarih , 2008/12 ve 1662 sayılı Genelge’de yapılan açıklamalarda ; 

 

1-     Yabancı uyruklu gerçek kişiler ve yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri , ülkemizde taşınmaz ve sınırlı ayni hak (intifa hakkı vs.) edinebileceği ancak Kanunda tek tek sayılan ve kamu düzeni ile ilgili alanlarda iznin Bakanlar Kurulu verileceği ,

 

2-     Yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna   kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebilecekleri ,

 

3-     Yabancı sermayeli Türk Şirketleri ise , ana sözleşmelerinde  belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilecek ve kullanabilecekleri ,

 

4-     Taşınmaz edinimi konusunda ülkemiz ile arasında tam karşılıklılık bulunan ve genelgeye ekli “A” sayılı listede belirtilen ülkelerin vatandaşı olan yabancı gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz mülkiyeti ile bağımsız sürekli nitelikteki sınırlı ayni hak edinme taleplerinin , ilgili belediye veya valilikten alınacak yazı ile uygulama imar planı veya mevzi imar planında konut veya işyeri olarak ayrılmış olduğunun belgelendirilmesi ve bu amaçlarla kullanılmak amacıyla tapuya tescil edilmiş olması ile yetkili komutanlık vasıtasıyla askeri yasak bölge ve güvenlik bölgeleri dışında kaldığının tespiti kaydıyla , doğrudan tapu sicil müdürlükleri tarafından sonuçlandırılacağı , taşınmaz edinimi konusunda ülkemiz ile karşılıklılık bulunmayan ve genelgeye ekli “B” listesinde belirtilen ülke vatandaşlarının taşınmaz edinim taleplerinin , Genel Müdürlükle herhangi bir yazışma yapılmadan tapu sicil müdürlüklerince doğrudan reddedileceği ,

 

5-     Tam karşılıklılık bulunan (genelgenin A listesi) ve tam karşılıklılık bulunmayan (genelgenin B listesi ) ülkelerin dışındaki diğer ülke vatandaşlarının taşınmaz edinim taleplerinin gerekli belgeleriyle birlikte Genel Müdürlüğü intikal ettirilerek alınacak talimata göre sonuçlandırılacağı,

 

6-     Yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticaret şirketleri Türkiye’de ancak özel kanun hükümleri (2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu) çerçevesinde taşınmaz edinebildiklerinden, bu şirketlerin taşınmaz edinimine ilişkin taleplerinin de özel kanun hükümlerine göre ilgili kurumlarından temin edecekleri belgelerin uygunluğu  kapsamında doğrudan ilgili tapu sicil müdürlüklerince değerlendirilerek sonuçlandırılacağı,

 

7-     Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındaki tüm tüzel kişiliklerin (tüzel kişiliği olan veya olmayan vakıf, dernek, kooperatif, cemiyet, topluluk, cemaat vb.) Türkiye’de taşınmaz edinmesi ve lehlerine sınırlı ayni hak tesis edilmesi mümkün olmadığından, konuya ilişkin taleplerin , Genel Müdürlükle herhangi bir yazışma yapılmadan tapu sicil müdürlüklerince doğrudan reddedileceği,

 

8-     Yabancı uyruklu gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimleri 2,5 hektarla (25.000 m2 ile) sınırlandırıldığından, bu miktarı geçen edinim taleplerinin ilgili tapu sicil müdürlüklerince reddedileceği, 

 

Ayrıca Tapu ve Kadostro Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Yönetmelik çıkıncaya kadar ; 

 

         Ticaret Şirketlerinin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu hükümlerine göre kurulup kurulmadığı Tapu Kadastro Müdürlüğü tarafından bilinemeyeceğinden Ticaret Şirketlerinin 2644 sayılı Tapu Kanununun 2. maddesi gereğince ibraz ettikleri yetki belgesinde şirketin 4875 sayılı Kanuna göre kurulan bir şirket olduğu hususu belirtilmemişse düzenlenen resmi senedin uygun bir yerine taşınmazı edinen şirketin 4875 sayılı yasaya tabi olmadığı, aksi halde edinilen taşınmazın 2644 sayılı Tapu Kanununun 36. maddesi gereğince tasfiyeye tabi tutulacağını bildikleri ve kabul ettikleri hususu yazılarak taraflara imzalatılmak suretiyle genel hükümlere göre işlem tamamlanacaktır,

 

         4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa göre kurulduğunun bildirilmesi halinde ise, 

 

Ø      Edinilmek istenilen söz konusu  taşınmaz malın askeri yasak bölgesi, güvenlik bölgesi ya da 2565 sayılı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik alanlarda kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususunda Genelkurmay Başkanlığı izni,

 

Ø      Yine satışa konu taşınmaz malın ediniminin şirket faaliyet konusuna uygun olup olmadığı ile özel güvenlik bölgesinde kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususlarında da Valilik izni gerekecektir.  

 

Sözü edilen 5782 sayılı Kanununun yürürlüğe girdiği 03.07.2008  tarihinden önce, ana sözleşmesinde yazılı konuların dışında  taşınmaz edinen yabancı sermayeli Türk şirketleri için bu durum kazanılmış hak niteliğindedir.

 

Bilgilerinize Sunarız.

 

Saygılarımızla,

 

Ankara Sanayi Odası