TÜBİTAK ÖZEL SEKTÖR ARAŞTIRMA VE YENİLİK PROJE DESTEKLERİ TOPLANTISI, 02.06.2011 - Ankara Sanayi Odası

TÜBİTAK ÖZEL SEKTÖR ARAŞTIRMA VE YENİLİK PROJE DESTEKLERİ TOPLANTISI, 02.06.2011

TÜBİTAK ÖZEL SEKTÖR ARAŞTIRMA VE YENİLİK PROJE DESTEKLERİ TOPLANTISI

02 HAZİRAN 2011

ASO BAŞKANI ÖZDEBİR: ”BUGÜN DÜNYADA GÜÇLÜ OLAN ÜLKELER, ÖNCELİKLE  TEKNOLOJİ ÜRETEN VE BU TEKNOLOJİYİ İYİ KULLANAN ÜLKELERDİR. BİZ DE YAVAŞ YAVAŞ ÜRETENLER SINIFINA GİRDİK”

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, dünyada güçlü ülkelerin öncelikle teknoloji üreten ve bu teknolojiyi iyi kullanan ülkeler olduğunu belirterek, Türkiye’nin de yavaş yavaş üretenler sınıfına girdiğini ifade etti.

ASO koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen ”TÜBİTAK Özel Sektör Araştırma ve Yenilik Proje Destekleri” bilgilendirme toplantısı ASO’da yapıldı.

ASO Başkanı Özdebir, toplantının açılışında, Türkiye’de istihdam sorununun çözümünün yeni iş yerleri yaratmakla mümkün olabileceğini belirtti. Türkiye’de halen erkek egemen bir iş dünyası bulunduğuna işaret eden Özdebir, kadınların sayısının giderek artmasının sevindirici olduğunu söyledi. 

Türkiye’nin fazla değerlendiremediği kadın iş gücünün iş hayatına girmesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Özdebir, özellikle girişimci kadın sayısının artması gerektiğini kaydetti. Artık ”girişimci olmak istiyorum” demenin yeterli olmadığını anlatan Özdebir, bunun için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Girişimcilik ve bilgi konusunda iş dünyasına en fazla destek sağlayan kurumlardan birinin de TÜBİTAK olduğunu belirten Özdebir, TÜBİTAK’ın bu konuda başta inovasyon olmak üzere bir çok destekte bulunduğunu kaydetti.

Özdebir, son yıllarda Türkiye’de AR-GE çalışmalarına ayrılan kaynağın artmaya başladığını ifade ederek, Japonya ve ABD’de milli gelirin yüzde 3’ü AR-GE’ye ayrılırken, Türkiye’de bu rakamın yeni yüzde 1’e yaklaşmaya başladığını kaydetti. AR-GE harcamalarının yüzde 80’inin özel sektör tarafından gerçekleştirildiğinin altını çizen Özdebir, AR-GE’ye ayrılan kaynağın artırılması için daha fazla farkındalık yaratılması gerektiğini belirtti.

Ülkelerin, teknoloji üreten, teknolojiyi uygulayan ve hiç kullanmayan olarak 3’e ayrıldığını ifade eden Özdebir, Türkiye’nin artık teknoloji kullanan ülke konumundan, teknoloji üreten ülke konumuna geçme aşamasında olduğunu söyledi. Özdebir, Türkiye’nin kendi uydusunu yapmaya başladığını, kendi uçağını üretme aşamasına geldiğini, özellikle savunma sanayisinde diğer ülkeleri kıskandıran önemli projeler geliştirdiğini kaydetti.

Toplantıda, TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş, TÜBİTAK’ın faaliyetleri ile ”Özel Sektör Araştırma ve Yenilik Proje Destekleri” hakkında sunum yaptı.

Yetiş, AR-GE ve yenilik kavramlarının birbirinden ayrı kavramlar olduğunu belirterek, AR-GE’nin parayı bilgiye dönüştürme, yenililiğin ise bilgiyi paraya dönüştürme anlamına geldiğini söyledi. 

AR-GE ve yeniliğin önemine işaret eden Yetiş, buna örnek olarak, yaban mersininin kilosunun 20 liraya satılırken, AR-GE çalışmaları sonucu yaban mersininden üretilen ve ilaç sektöründe kullanılan bir başka ürünün 1300 liraya satılmasını verdi.

Türkiye’nin ihracatının son yıllarda oldukça arttığına işaret eden Yetiş, ihracat artışında AR-GE çalışmalarının da önemli bir katkısı olduğunu kaydetti.

-1505 KOBİ YARARINA TEKNOLOJİ TRANSFERİ DESTEK PROGRAMI-

TÜBİTAK’ın başlattığı ”TÜBİTAK 1505 KOBİ Yararına Teknoloji Transferi Destek Programı” ile üniversite ve kamu araştırma kurumlarındaki bilgi birikiminin, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda ürüne ya da sürece dönüştürülmesi ve ardından da bu bilgi birikiminin KOBİ’lere aktarılarak ticarileştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. 1 Haziran’da yürürlüğe girecek programa proje başvuruları, 1 Ağustos 2011 itibariyle online alınmaya başlanacak.

KOBİ’lerin müşteri kuruluş, üniversite-kamu araştırma kurumlarının ise yürütücü kuruluş olarak ortak başvurması gereken programa, yılın herhangi bir günü proje başvurusu yapılabilecek.

Program kapsamında, proje bütçesi için üst sınır 300 bin lira ve destek süresi proje bazında en fazla 18 ay olarak belirlendi. Proje giderlerinin yüzde 75’i TÜBİTAK tarafından hibe olarak verilecek, geriye kalan yüzde 25’i ise KOBİ tarafından karşılanacak.