Özdebir: “Türk Sanayii Olarak Küresel Değer Zincirinde Fırsatlar Yaratmalıyız”

    19 Temmuz 2019

 İslam Kalkınma Bankası ve TEPAV işbirliği ile düzenlenen Türkiye’nin Küresel ve Bölgesel Değer Zincirlerine Entegrasyonu; “Basamakları Çıkmak” adlı panel TEPAV’da yapıldı.

Moderatörlüğünü TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt Baran’ın yaptığı panele Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Eximbank Genel Müdür Vekili Enis Gültekin, Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Seda Köymen Özer, Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kemal Çağatay İmirgi, İKB Strateji ve Dönüşüm Departmanından Mustafa Yağcı konuşmacı olarak katıldı.

ASO Başkanı Özdebir panelde yaptığı konuşmada “Küresel Değer Zincirleri” olarak tanımlanan ve sınır ötesi üretime dayalı yeni bir uluslararası üretimin ortaya çıkmasıyla ticaretin biçim, hacim ve kompozisyonunun değiştiğini söyledi. 

Bu durumun, üretimi arttırmak ve yatırımları çekebilmek için rekabet etmelerine rağmen ülkeleri birbirlerine daha fazla bağımlı hale getirdiğini belirten Özdebir, “Ticarette küreselleşme tüm ülkeler açısından kaçınılmaz bir hal almıştır. Şöyle ki; çok uluslu büyük firmalar üretimlerini anavatanlarında değil, daha uygun fiyata üretebilecekleri yerlere kaydırmaktadırlar. Buna otomotiv firmalarının yanısıra, Apple, Samsung gibi teknoloji markaları da örnek olarak gösterilebilir. Bu nedenle ülkemizde bir yandan yerli üretime dayalı bir strateji izlerken, diğer yandan küresel değer zincirinde yer bulacağımız alanları fırsata çevirmemiz, fırsatlar yaratmamız gerekmektedir” dedi.

Küresel değer zinciri kavramının ortaya çıkmasıyla birlikte ülkelerin ihracat rakamlarının ne kadar gerçeği yansıttığının tartışılır hale geldiğini belirten Özdebir, “Artık “ne sattın?” veya “ne kadar sattın?” sorularından ziyade “ne yaptın” sorusuna cevap aranmaktadır. Çünkü üretimden tüketiciye kadar uzanan aşamalardan herhangi biri içerisinde yer almış olmak toplam katma değer anlamında farklı şeyler ifade etmektedir. Örneğin bir ürünün hammadde veya ara malının ithal edilerek montajının yapılıp ihraç edilmesi durumunda ihracat yapılan tutar içerisinden yapılan hammadde veya aramalı ithalatının düşürülerek toplam katma değerinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bizim gibi girdi maliyetlerinin büyük bir kısmının ithalata dayalı olduğu ekonomilerde gerçekleşen ihracat içerisindeki yabancı payı dikkate alınması gereken bir unsurdur” dedi.

Milli üretimin önemine vurgu yapan Özdebir, “Son zamanlarda yüksek sesle dile getirilen yerli ve milli üretimin yapılması gerekliliği kesinlikle ciddi bir biçimde üzerinde durulması gereken bir konudur. Dışarıdan ithal edilen hammadde veya yarı mamullerle yapılan üretimin sonucunda gerçekleşen ihracatın ülkemiz ekonomisine katma değer yaratma noktasında yetersiz kaldığı görülmektedir” dedi.

Ülke olarak daha farklı şeylere öncelik vermemiz gerektiğini dile getiren Özdebir, “Sektörler rekabet edebildikleri takdirde zaten kendiliklerinden gelişebilirler. Ülkemizde rekabet açısından bir takım kısıtlarımız var. Öncelikli olarak bizim insan kaynağı planlaması yapabilmemiz lazım. Çok sayıda istihdam edilemeyen üniversite mezunları mı yetiştirmeliyiz yoksa çok az sayıda, yeteri kadar ama çok kaliteli üniversite mezunları ve bilim adamları mı yetiştirmeliyiz? Bu tercihi doğru yapmamız lazım. Biz çokluktan yana doğru gidiyoruz, bunu önlememiz lazım ve yine alanları da insanlarımıza ciddi anlamda bir meslek kazandırabilmemiz, mahir insanlar yetiştirebilmemiz lazım” dedi.

Türkiye sanayisinin son 15 yıl gibi bir süre içerisinde ciddi bir büyüme sağladığını söyleyen Özdebir, “Bunu ihracatımızdan da görüyoruz. İhracatımızın %99’u neredeyse sanayi ürünlerinden oluşuyor. Bu yapıyı yönetemiyoruz. Örneğin, savunma sanayisinde oldukça güzel başarılar elde ettik. İhtiyacımızın %70’ini kendimiz üretebilir hale geldik ve gerçekten yüksek teknolojili ürünlerde üretebilir hale geldik. Bu sektörün bu kadar performans göstermesinin sebebi sektörün bir sahibinin olmasıdır. Savunma Sanayi Başkanlığı bu sektörün içerisindeki yatay ve dikeydeki tüm bağlantıları analiz edilip sektörü yönetiyor. Sanayinin de diğer sektörleri için buna benzer bir organizasyon tarafından yönetilmesi lazım” diye konuştu.