Özdebir, “Sürdürülebilirlik, Türkiye ekonomisinin en temel ihtiyacıdır” - Ankara Sanayi Odası


Özdebir, “Sürdürülebilirlik, Türkiye ekonomisinin en temel ihtiyacıdır”

    6 Şubat 2018

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Ankara Ticaret Odası’nın tarafından, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının himayelerinde düzenlediği “Teknolojik Dönüşümde Kamu Alımlarının Rolü: Yerli ve Milli Üretim” konferansının açılışında konuştu ve “Sürdürülebilirlik, Türkiye ekonomisinin en temel ihtiyacıdır. Sürdürülebilir olmadığı sürece her başarı unutulmaya mahkumdur ” dedi.  

Özdebir, Türkiye’nin büyüme sürecinin devam etmesi ve sürdürülebilir olması açısından teknolojinin önemli olduğunun altını çizen Özdebir, ekonomik hedeflere ulaşılması için Türkiye’nin orta teknoloji segmentinden yüksek teknolojiye sıçraması gerektiğini vurguladı.

Özdebir, kamu alımlarına da değinerek şunları söyledi:

“Kamu alımları büyüklük itibarıyla ciddi rakamlara ulaşmış durumda. 2016’da 173 milyar liralık kamu alımı söz konusudur. 2017’nin ilk altı ayında kamu alımlarının büyüklüğü 110 milyar liraya ulaşmıştır. 2012’de milli gelirin yüzde 6,6’sı olan bu rakam 2016’da yüzde 8’e yükselmiştir. Kamu her yıl yaklaşık 35 bin ihale ile mal alımı yapmaktadır. 2016’da toplamda 26,4 milyar liralık mal alımı gerçekleşmiştir. Bu ciddi kamusal tüketimin doğru kullanılması durumunda, Türkiye ekonomisine ve imalat sanayisine ciddi etki yaratma imkanı vardır.”

Mal alımı ihalelerinde yerli malı teklif eden istekliler lehine yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanmasının mecburi hale getirildiğini anımsatan Özdebir, “Yerli yazılım ürünü teklif eden istekliler lehine de benzer bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Bu düzenleme yalnızca yerli üretimi artırmakla kalmamakta aynı zamanda Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Yurt içinde üretilen ürünlerin maliyetleri düşürülebilmekte, ithal edilen ürünlerin yurt içinde üretilebilirliği ortaya çıkmakta ve ihraç pazarlarında yerli firmaların etkinliği artmaktadır. Düzenleme yeniliği, yerlileştirmeyi, teknoloji transferini ve yenilikçi girişimciliği teşvik eder mahiyettedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Özdebir, yerli makine ve malzeme sektörünün gelişmesi için bu düzenlemelerin büyük anlam ifade ettiğini dile getirerek, söz konusu düzenlemelerin bürokrasi tarafından uygulanmasıyla beklenen etkinin olacağını belirtti ve” Bugüne kadar kamu kuruluşları ve özellikle belediyelerin alımlarında bu önemli konuya ve stratejiye maalesef çok dikkat ettiklerini söylemek mümkün değildir.” Diye konuştu.

Özdebir, mevcut yapım işleri ihale kanununda yerli malı ürünleri destekleyici, yönlendirici ve fiyat avantajı sağlayan hiç bir hüküm olmadığına da dikkat çekti.

Bu süreçte ocak ayında kurulan “Yerlileştirme Yürütme Kurulu’nun önemli bir görev üstleneceğine de dikkat çeken Özdebir, küresel finansal kriz sonrasında ülkelerin yerli-milli ekonomilerini koruma altına almak için düzenlemeler yaptığını ve küresel ticaretteki korumacı önlemlerin son dönemde yoğunlaştığının altını çizdi.  Özdebir,  “Türkiye nasıl ki her alanda yerli ve milli bir duruş sergiliyorsa, kamu alımlarında da yerli ve milli ekonomimizi destekleyecek çok daha ileri adımlar atılacağına inancımız tamdır” diye konuştu.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü de “Yerli ve milli üretim, sanayimiz için stratejik bir yaklaşım ve stratejik bir duruştur” dedi. Dünyada kamu alımlarının yerli sanayi ve teknolojinin gelişimine, Ar-Ge ve yenilik çalışmalarına büyük katkı sağlayan önemli bir politika aracı olduğunu hatırlatan Özlü, “Kamu alımlarını önemli bir kalkınma enstrümanı olarak görüyoruz. Bakanlık olarak teknoloji açığımızı kapatmak suretiyle cari açığımızın da kapanacağına inanıyoruz” diye konuştu. Hükümetin yerli ve milli üretimi bir kalkınma politikası olarak benimsediğini anlatan Bakan Özlü, 1 Temmuz 2017 tarihinde açıklanan Üretim Reform Paketi ile kamu alımlarıyla yerli sanayinin desteklenmesinin, 24 Ocak 2018 tarihinde yayımlanan genelge ile kurulan Yerlileştirme Yürütme Kurulu ile de sanayinin ithalata bağımlılığının azaltılmasının hedeflendiğini bildirdi.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız da konuşmasında 1960’larda küresel milli gelirin yüzde 5’i küresel ticaretten gelirken bugün bu oranın yüzde 25-30’lara çıktığını belirtti. Ar-Ge ve inovasyon olmadan rekabetçi ürün üretilemeyeceğinin altını çizen Altunyaldız, 1980’lerde patent, marka ve sınai haklar gibi soyut değerler bir firmanın değerinin yüzde 20’sini oluştururken bugün yüzde 80’ini oluşturduğuna dikkati çekti. Dünyada 10 triyon dolarlık bir değerin kamu alımları yoluyla harcandığına işaret eden Altunyaldız, “Kamu alımlarının önemli bir sanayi politikası olduğu çok net. Kamu olarak özel sektörümüze güveniyoruz” dedi. Altunyaldız, TBMM’nin yerli ve milli üretimi artırmak amacıyla gerçekleştirdiği düzenlemeleri de anlattı.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da Türkiye’nin geleceği için büyük önem taşıyan yerli ve milli üretim konusunu gündeme getirdiği için Ankara Ticaret Odası’nı tebrik etti. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin sanayide üretilen ürün çeşitliliği bakımından 2 bin 982 ürün ile Avrupa’da 7.sırada yer aldığını, mali değeri 2015 yılında 956 milyar lira olan sanayi üretiminin 2016 yılında 1 trilyon lirayı geçtiğini bildirdi. Sanayi üretimi içinde yüksek teknolojinin payının yüzde 3, orta-yüksek teknolojinin payının ise yüzde 25 olduğunu bildiren Hisarcıklıoğlu, “Hedefimiz bir üst lige çıkmak ve yüksek teknolojiye çıkmak” dedi. Kamu alımlarının tüm gelişmiş ülkelerde uygulanan çağdaş bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ABD ve Avrupa’dan örnekler verdi. 2011 yılında Kamu İhale Kanunu’nda yapılan değişiklikle yerli malına yüzde 15 fiyat avantajı sağlandığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, sanayicilere de “Daha gideceğimiz çok yol var. Devletimizden isteyeceğimizden bir şey kalmadı. Türkiye’de üretin ve yüzde 15 fiyat avantajından faydalanın” çağrısında bulundu. Hisarcıklıoğlu, kamu kurum ve kuruluşlarından da alımlarında “İthal iyidir” anlayışını bırakıp milli üretime şans vermelerini istedi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise, Türkiye’nin imalat sanayi üretiminin, ağırlıklı olarak düşük ve orta düşük teknoloji gruplarından oluştuğuna dikkat çekerek, “Yükte hafif ama pahada ağır üretimi henüz başarabilmiş değiliz. Ancak hükümetimiz bu konuda Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde çok büyük adımlar attı” dedi. “Yerlileştirme Yürütme Kurulu” oluşturulmasına ilişkin genelgenin Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Baran, Kurulun sanayinin ithalata bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak programların hayata geçirilmesi amacıyla çalışmalar yapacağını bildirdi. 

Kamu alımlarının, kalkınma sürecindeki en önemli araçlardan biri olduğunu vurgulayan Baran, “Gelişmiş ülkelerinin sanayi dönüşümünün arkasında kamu alımları yatıyor. İş dünyası olarak kamu alımlarında yerli ve milli olandan yana pozitif ayrımcılık yapılmasını arzu ediyoruz” diye konuştu. 

1 UZP_2612 UZP_2645
UZP_2654 UZP_2666 UZP_2677