Özdebir: İş Makineleri İhtiyaçlarında Yerli Üreticileri Tercih Edelim

    9 Ekim 2019
  1. Uluslararası Karayolları, Köprüler ve Tüneller İhtisas Fuarı Congresium Fuar Merkezinde açıldı.

Fuarın açılışına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu ve çok sayıda iş adamı katıldı.

Fuarın açılış töreninde bir konuşma yapan ASO Başkanı Nurettin Özdebir’in şunları söyledi:

“Bu alanda önemli bir boşluğu dolduran Uluslararası Karayolları, Köprüler ve Tüneller İhtisas Fuarı’nın gerçekleşmesine katkı sağlayanları ve tüm emeği geçenleri tebrik ediyor, fuarın başarılı geçmesini diliyorum. 

Değerli katılımcılar,

Yalnızca yarattığı istihdam ile değil aynı zamanda kendisine girdi sağlayan imalat sanayinin pek çok koluna etki eden, bunun yanı sıra gayrimenkul, emlak gibi hizmet pazarlarına da dokunan inşaat sektörü, uzun yıllar Türkiye ekonomisinin büyümesini sırtlamış bir sektör konumundadır. Sektörün büyüme oranları da bu durumu teyit etmektedir. Küresel kriz sonrası dönemde Türkiye ekonomisi %6,4 büyürken inşaat sektörü aynı dönemde %9,6 büyüyerek Türkiye ekonomisine önemli bir katkı sağlamıştır.

Türkiyede inşaat sektörü  aynı zamanda Türk sanayisi açısından da önemlidir. Bugün imalat sanayi, satışlarının %4’ünü inşaat sektörüne yapmaktadır. İnşaat sektörü, 70 milyar TL’ye ulaşan bir girdiyi imalat firmalarından satın almaktadır. Her yıl inşaat sektörü, 70 milyar TL’lik alım yaparak imalat sanayisini desteklemiştir. Yalnızca konut değil aynı zamanda altyapı ve üst yapı kurumları ile ön plana çıkan sektör Türkiye’nin uzun dönemli büyümesine katkı sağlamaktadır.

Karayolları Genel Müdürlüğümüzün kontrolündeki 27 bin km’yi aşan bölünmüş yol ile Türkiye ekonomisi yıllık 17.6 milyar TL tasarruf sağlamaktadır. 2023 yılına kadar 4.500 km’ye çıkarılması hedeflenen otoyol ağının ekonomimize sağlayacağı katkıyı sizlerin takdirine bırakmak istiyorum.

Türk inşaat sektörünün vitrini, dışa bakan yüzü ise yurtdışı müteahhitlik sektörümüzdür.

Türk yurtdışı müteahhitlik sektörü, ödemeler dengesi içerisinde, sadece inşaat kalemi altında değil, lojistik, işçi gelirleri ve mal ihracatı kalemleri altında da ciddi gelir kaynakları yaratmakta, lojistikten ihracata pek çok alt sektörün de yurtdışına açılımına yardımcı olmaktadır. Yurtdışı müteahhitlik sektörü, sürdürülebilir büyüme açısından Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olup, Türkiye’nin hizmet ihracatının halihazırda en olgunlaşmış, en rekabetçi ve en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır.             

Değerli Katılımcılar,

1972’den 2019 Eylül ayı sonuna kadar yurtdışı müteahhitlik firmalarımız 124 ülkede 387.7 milyar dolar değerinde 9.832 proje üstlenmiştir durumundadır. Dünyadaki ilk 100 inşaat şirketi arasında 7 Türk inşaat firmamızın yer aldığını söylemek hepimizin göğsünü kabartmaktadır. Türk müteahhitlerinin yurtdışı projelerinin ortalama toplam bedelleri 2000’li yılların başında yaklaşık 20 milyon dolar iken, 2015 yılında gelinen ortalama proje bedeli 87,4 milyon dolara ulaşmıştır.

Türkiye inşaat sektörü firmaları arasında uluslararası arenada faaliyet gösteren büyük ölçekli birçok şirketimiz yer almaktadır. Uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR’ın 2019 yılı içerisinde açıklanan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesine 44 firmayla giren Türkiye, dünya sıralamasında Çin’den sonra ikinci ülke olarak yer almıştır.

Bu arada gururla belirtmek istiyorum ki bu 44 firmanın 21’i Ankara Sanayi Odası üyesidir.

ENR listesindeki Türk firmalarının toplam pazar payı 2013 yılında yüzde 3,8 iken 2018 yılında yüzde 4,6 seviyesine ulaşmıştır. 

Türk müteahhitlerinin yurtdışı projelerinin özellikle Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nda, sonrasında ise Ortadoğu ve Afrika’da yoğunlaştığını görüyoruz.

Bugüne kadar üstlenilen projelerin yarıya yakını Rusya ve BDT ülkelerinde iken Ortadoğu yüzde 25’den fazla pay almaktadır. Pazar kapmakta zorlandığımız Asya Pasifik bölgesinde üstlenilen taahhütlerin payı ise %3.1’dir. Bugüne kadar yurtdışı müteahhitlik sektörümüz için Rusya’nın ayrı bir önemi bulunmaktadır. Sadece Rusya’da Türk firmalarının üstlendiği taahhütler, toplam yurtdışı müteahhitlik faaliyetlerimizin beşte birine yakındır. 

Değerli Katılımcılar,

2018 başı itibariyle inşaat sektörünün küresel ekonomideki payı yüzde 15 düzeyindedir. 2025 yılına gelindiğinde inşaat sektörünün toplam ekonomideki payının gelişmiş ülkelerde yüzde 10, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 17 seviyesine erişeceği tahmin ediliyor. Yani Türk müteahhitlik sektörü için dünyada yapılacak daha çok iş var ve firmalarımızın bu azim ve kararlılıkları ile çok daha büyük başarılara imza atacağından hiç kimsenin şüphesi yok. Küresel seviyede önümüzdeki 10 yılda yıllık %3.9 büyümesi öngörülen inşaat sektörü Türk müteahhitlerinin her ülkede yer alabileceğini bize söylemektedir.

Firmalarımızın yurtdışında üstlendikleri yıllık proje miktarı 2005 yılında 10 milyar doları aştığında bunun çok büyük bir başarı olduğunu düşünmüştük ama bugün yıllık 20 milyar dolarları konuşuyoruz. Karayolu, tüneli köprü, konut, ticaret merkezi, enerji santrali… Hepsinde rüştünü ispat eden bir müteahhitlik sektörümüz bulunmaktadır.

Sanayicinin üretiminde kullandığı girdilerin hızlı bir şekilde fabrikasına ulaşmasını sağlayan, ihracatının lojistiğinde gerekli altyapıyı sunan inşaat sektörüdür. 2021 stratejik planında yer alan 140 milyar liralık yatırımlar hayata geçtiğinde Türkiye dünya ulaşım sektöründe bambaşka bir noktada olacaktır.

Değerli katılımcılar,

Yol, tünel ve köprü deyince akla önce inşaat sektörü gelmektedir ancak inşaat sektörünü başarıya götüren en önemli faktörlerin başında ise  iş makineleri gelmektedir. Bu noktada Ankara’ya önemli bir başlık açmak gerektiğine inanıyorum.

İmalatının %13’lük kısmı makine sektöründen gelen Ankara, il bazında değerlendirildiğinde öne çıkan kentlerimizden bir tanesidir.  Ankara’da iş makinesi sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı, Türkiye genelindeki firma sayısının %41.7 gibi önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Makine ve ekipman ihracatında ikinci sırada yer alan Ankara imalat sanayisinin teknolojik düzeyinde, iş makineleri sektörü kritik öneme haiz görünmektedir. Yalnızca yarattığı katma değerle değil aynı zamanda ileri ve geri bağlantıları ile iş makineleri sektörü Ankara açısından vazgeçilmez durumdadır. 

İş makinaları sektörü kaynak verimliliği ve teknolojik düzeyi ile hem Ankaramız hem de Türkiye açısından öne çıkmaktadır.

Değerli katılımcılar,

Ben bu noktada hem kamu alımlarını gerçekleştiren yöneticilere, hem belediye başkanlarımıza, hem de müteahhitlerimize seslenmek istiyorum. Ankara’da dünyanın en kaliteli malını üreten ve dünyanın her tarafına satan bir makine sektörü var. Lütfen iş makinesi ihtiyaçlarınızda öncelikle yerli üreticileri inceleyin. Göreceksiniz ki hem kalitesiyle hem rekabetçi fiyatıyla size büyük bir katkı sağlayacaktır. Ayrıca Türkiye’de üretilen malı tercih etmenin ülkemizin geleceği açısından önemli bir vatandaşlık görevi olduğunu düşünüyorum.

Sözlerime son verirken, önemli sektör temsilcilerinin yer aldığı fuarın, firmalarımızın işbirliği imkanlarının doğmasına vesile olacağına inanıyor ve başarılı geçmesini diliyorum”