HÜRRİYET ANKARADAN TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ - Ankara Sanayi Odası

HÜRRİYET ANKARADAN TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ

    10 Ekim 2012


Ankara Sanayi Odası   Başkanı Nurettin Özdebir , Hürriyet gazetesinin düzenlediği “Ankara’dan Türkiye Ekonomisine Bakış” etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe ayrıca Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Türkiye Genç İş Adamları Derneği Başkanı Ali Yücelen de konuşmacı olarak katıldı.


ASO Başkanı Nurettin Özdebir yaptığı konuşmada, küresel ekonomide ikinci bir dip olasılığının yeniden gündeme geldiğini kaydederek, “Dün açıklanan yeni OVP’de büyüme hızı aşağıya doğru revize edilerek yüzde 3,2’ye çekildi. Bu revizyon, ekonomide frene biraz gereğinden fazla basıldığını gösteriyor” diye konuştu.
 
Büyümenin beklentilerin altında kalmasının iç tüketim ve yatırım talebinde düşüşe neden olduğunu belirten Özdebir, ekonomide çarkların dönmesi için iç piyasanın canlı tutulması, ithal malların haksız rekabetinden korunması gerektiğini vurguladı.
Özdebir, ekonomik yavaşlama dönemlerinde firmaların hayatiyetlerini devam ettirebilmeleri için finansman kanallarının açık tutulmasının şart olduğunu ifade etti. Bu kanalların açık kalmasını sağlamak için bankacılık yasasının gözden geçirilmesinde büyük fayda gördüklerini dile getiren Özdebir, “Piyasadaki kredi mekanizmasının tekrar çalışabilmesi için çek yasasında karşılıksız çeklerin tahsilatını hızlandıracak düzenlemelerin yapılması şarttır” ifadelerini kullandı.

Özdebir, kendilerinin 60 ay önermelerine rağmen kamuya ait borçların yeniden yapılandırılmasında sürenin 36 ay olarak belirlendiğini kaydederek, sürenin kısa tutulması nedeniyle yeniden yapılandırmada beklenen faydanın sağlanamadığını öne sürdü. Özdebir, piyasadaki daralmayla birlikte buradan sağlanacak gelirlerin de azaldığını savundu.    İSO 500 Listesi’nde yer alan sanayi kuruluşlarının dörtte birinin zarar etmesinin durumun ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Özdebir, “2009 krizinde hükümet birçok tedbir alarak krizin etkilerini azaltmayı başarmıştı. Benzer tedbirlere bugün de ihtiyaç duyuluyor” dedi.

Yeni açıklanan OVP’yi eleştiren Özdebir, “Bizlerin önümüzü görmesine yardımcı olmak için hazırlanan OVP, bu fonksiyonunu yerine getiremiyor daha çok temenni olarak kalıyor. Ayrıca, her yıl OVP’lerin aynı başlıkları altında neler yapılacağı yazılır ama sonraki OVP’lerde nelerin yapılıp, nelerin ve niçin yapılamadığı anlaşılamıyor. OVP’lerin bu konuda daha açık ve hesap verebilir bir biçimde hazırlanması yerinde olacak” görüşünü dile getirdi.


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ise  Merkez Bankası’nın faizi indirmesi gerektiğini belirterek, ”Bu faiz politikası Türkiye’nin büyümesinde her zaman frenle engel olacak” dedi.  Bakan Çağlayan, Ankara’nın ekonomisi hakkında bilgiler vererek, Ankara’nın uluslararası sergi ve fuar merkezi yapılması konusunda çalışmaları sürdürdüklerini ifade etti. Bu fuar ve sergi merkezinin Türk sanayi ürünlerinin dünyada en iyi sergilendiği alan olacağına inandığını ifade eden Çağlayan, Ankara’ya kurulan teknokentlerin de Ankara’yı savunma sanayinde öncü duruma getirdiğine inandığını söyledi.
 
Çağlayan, Ankara Sanayi Odası Başkanı olduğu dönemde Ankara’nın ihracatının 600 milyon dolar olduğunu, şimdi ise bu rakamın 6,7 milyar dolara çıktığını belirterek, Ankara’nın önemli bir hizmet ihracatçısı olduğuna dikkati çekti. ”Geçmişte Ankara’yı yönetenler Ankara’nın sanayi şehri olmasına izin vermeyeceğiz demişlerdi” ifadesini kullanan Çağlayan, o günün Türkiye’sinde, o günün Ankara’sında bunun böyle söylendiğini, ama şimdi Ankara’nın bir sanayi, turizm ve ticaret şehri olduğunu vurguladı. 

Bakan Çağlayan, dün açıklanan Orta Vadeli Program’da büyüme tahmininin revize edildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: ”Biz geçen yılki yüzde 8,5’lik büyüme, ondan bir yıl önce yüzde 9,2’lik büyüme ki, 2009’un negatif durumundan sonra bu rakamları elde etmemiz… Çıtayı çok yükseklere çıkardığımız bir ortamda şu anda geldiğimiz 6 ay için yüzde 3,1’lik büyüme ile yılın genelinde öngörülen yüzde 3,2’lik büyüme hedefinden asla moraliniz bozulmasın. Türkiye Avrupa ile dünya ile mukayese edilmeyecek kadar büyük başarı gösteriyor. Ben isterdim ki Türkiye yüzde 5 büyüsün. Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacak büyüme yıllık ortalama yüzde 5, yüzde 6 büyümeden geçiyor. Sürekli büyümek zorunda olan bir ülkeyiz.”
 
Türkiye ekonomisinin ihracat ile büyüdüğünü ifade eden Çağlayan, ”Eğer Türkiye ikinci çeyrekte yüzde 5,7 puanlık ihracat desteği olmasaydı yüzde 3,3 büyüme yerine yüzde 2 küçülecekti” dedi. Çağlayan, uluslararası rekabetin kolay olmadığını belirterek, son 12 aylık ihracatın bugün itibariyle 147 milyar dolar olduğunu söyledi.
Avrupa’daki krize ve bölgedeki olaylara rağmen ihracatın artış gösterdiğini belirten Çağlayan, ”Bundan dolayı ‘Türkiye fren yapmamalı’ diyorum. Benim derdim bu” diye konuştu. Çağlayan, 2009 küresel ekonomik krizin dünyayı altına üstüne getirdiğini belirterek, bu krizin en büyük nedeninin finans sektörünün yanlış adımlar atması olduğunu ifade etti.

Bundan ders çıkarılması gerektiğini belirten Çağlayan, şunları kaydetti:
”Bankacılık ve faizle ilgili söylemlerim bundan dolayı.. Yoksa benim faizle bir işim yok şükürler olsun. Hayatımda Allah bana faiz yedirmedi. Yedirmez de inşallah. Sanayicilik yaptım, hayatım boyunca faizle de işim olmadı. Türkiye’de bankacılık sistemi maalesef davranışlarıyla sanayiciyi, teknolojiyi, inovasyonu desteklemek yerine başka alanları destekliyor. Ve çok yüksek faizli kredi sistemi şu anda Türkiye’de var. Merkez Bankası’nın politika faizi ortada. Merkez Bankası faizi indirmelidir arkadaşlar. Bugün Türkiye, Avrupa ve dünyanın bir çok ülkesinde negatif reel faizlerin olduğu bir dönemden geçiyor. Bu faiz politikası Türkiye’nin büyümesinde her zaman frenle engel olacak.”