ASO tarafından Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın himayelerinde düzenlenen Ankara İş Dünyas - Ankara Sanayi Odası

ASO tarafından Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın himayelerinde düzenlenen Ankara İş Dünyas

    18 Ekim 2012


Ankara Sanayi Odası tarafından    Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın himayelerinde düzenlenen  Ankara İş Dünyası ile Ankara’da ki yabancı misyon temsilcilerini bir araya getiren resepsiyon 18 Ekim 2012 tarihinde gerçekleşti.
 

Etnoğrafya Müzesi’nde gerçekleştirilen resepsiyona, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,  ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Ankara’da ki Büyükelçiler ile  Ticaret Ateşe’leri, iş dünyasının  temsilcileri ve ASO Yönetim Kurulu üyeleri ile ASO Meclis üyesi sanayiciler katıldı.


Resepsiyonda bir konuşma yapan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bugünün dünden farklı olduğunu, yarının da bugünden farklı olacağını dile getirdi.  Çağlayan, sözlerine şöyle devam etti:

 “Hiç kimse 2008 yılında Amerika’da gayrimenkul piyasalarında ortaya çıkacak olan bir krizin dünyayı böylesine allak bullak edeceğini adeta dünyanın altını üstüne getireceğini öngöremezdi. Öyle bir küresel kriz ki 1929 buhranından sonra dünyanın yaşadığı belki de yaşayacağı en büyük krizlerden biri. AB ekonomisi başta olmak üzere birçok ülkenin bu krizden çıkmaları için daha nice 5 yıllara 10 yıllara ihtiyacı olan önemli bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir küresel krizden geçtiğimiz bir ortamda, küresel krizin tek çaresi var o da küresel işbirliğidir.”

 Ekonomide gelişmiş ülkelerin yerini gelişmekte olan ülkelerin aldığını bildiklerini ve bunu kabul ettiklerini belirten Çağlayan, ekonomide değişim hızının dünyanın dönüş hızından daha hızlı olduğunu söyledi.

Kendisinin ve kendi kuşağının başka ülkelerin ekonomi alanındaki başarı hikayeleri ile büyüdüklerini kaydeden Çağlayan, “Bugün şükürler olsun öyle bir dönemden geçiyoruz ki artık Türkiye’nin de tüm dünyada anlatılan ve tüm dünyada konuşulan, bu küresel krizde test edilip onaylanan bir başarı hikayesi var” ifadesini kullandı.
Konuşmasında Suriye’de yaşanan olaylara sessiz kalan ülkeler ile BM’yi de eleştiren Çağlayan, şunları belirtti:

 “Nobel Barış Ödülü’ne aday olarak gösterilen AB ve bilhassa BM’nin, Suriye konusunda gerekeni yapmadıkları için bana göre sınıfta kaldıklarını, paylaşmak istiyorum. Suriye’deki durumdan kaçıp ülkemize gelenlerin sayısı 100 bini geçmiştir.
 

Şimdi yeni bir sezona girilen, kış döneminin başladığı bir ortamda tabii ki bu insanların ikameti daha da zorlaşacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Suriye’den gelen kardeşlerimize, onların gerek eğitim gerek sağlık gerek günlük ihtiyaçları için bugüne kadar 400 milyon liranın üzerinde para harcamıştır. Bu konuda elimizde büyüteçle BM’yi aradığımızı ifade etmek istiyorum.”

 AB’nin uyguladığı vize konusuna da değinen Çağlayan, Türkiye’nin 17 yıldır Gümrük Birliği anlaşmasının tarafı olduğu halde adeta bir insan hakları ihlali olarak Türk girişimcisine vize uygulamasına karşın AB’ye Nobel Barış Ödülü’nü verilmesini anlamakta zorlandığını dile getirdi.

 Çağlayan, Türkiye’nin ekonomik olarak AB ile entegrasyonunu sağladığını belirterek, AB üyesi olmadıkları halde Arjantin, Brezilya Ukrayna, Makedonya gibi ülkelere neden vize uygulanmadığını sordu.
 

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ise, bu yıl ikincisini  gerçekleştirdikleri bu resepsiyonun  Ankara’lı sanayiciler ile yabancı misyon temsilcilerini bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyleyerek, burada görev yapanların zaten Türkiye’nin potansiyelini gördüğünü, bu resepsiyonun amacının da Ankara sanayisinin potansiyelini göstermek olduğunu belirtti.
 
ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin küresel kriz döneminde muadili olan ülkelerden ayrıştığını ifade ederek, bu süreçte Ankara’nın da sanayisiyle Türkiye ekonomisine damgasını vurduğunu kaydetti.
 

Özdebir, Ankara’nın geçen yıl 6,7 milyar dolar ile ihracata önemli katkı sağlayan  ve  orta üstü yüksek teknolojide lider bir il olduğunu kaydetti. Ankara’nın büyük fırsatlar sunan bir şehir olduğunu ifade eden Özdebir, bu fırsatların iş ilişkileriyle, yatırımlarla değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ankara‘nın yalnızca başkent olmasının dışınca ciddi bir sanayi potansiyelinin de bulunduğunu söyleyen Özdebir, 11 organize sanayi bölgesi, 6 tane teknoparkı, ülkenin şeçkin 20 üniversitesiyle  Türkiye ekonomisine ciddi katkıda bulunduğunu belirtti.

İller arası rekabetçilik analizlerinde  Ankara’nın   yaşam kalitesinde birinci, markalaşmada ikinci, ticarette üçüncü sırada olduğunu söyleyen Özdebir; ‘‘Ankara dünyanın en hızlı gelişen başkentler sıralamasında ilk 70’ler içerisinde, Ankara bu gelişme bu  potansiyeliyle İstanbul’dan iki misli  daha fazla ilerleme göstermektedir’’ dedi.