ASO 54. Yıl Ödül Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi - Ankara Sanayi Odası


ASO 54. Yıl Ödül Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi

    22 Ocak 2018

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bulunan Millet Kongre Merkezi’nde düzenlenen ASO 54. Yıl ödül töreninde 54 başarı ödülü verildi. İhracat, kurumlar-gelir vergisi,   ARGE Merkezi- patent, yaratılan katma değer ve istihdam özel ödülü olmak üzere 5 kategorideki ödülleri 35 firma paylaştı.

Ödül törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Julide Sarıeroğlu, Ekonomi eski Bakanı ve ASO şeref üyesi Zafer Çağlayan, Ankara Valisi Ercan Topaca, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Başkanı Nurettin Özdebir, ASO Meclis Başkanı Bora Aynagöz, milletvekilleri, bürokratlar, iş dünyası temsilcileri, ASO yönetim kurulu üyeleri, ASO meclis ve komite üyeleri ve çok sayıda sanayici katıldı.

Ödül törenin açılışında konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin belirlenen ekonomik hedeflere ulaşması için orta teknoloji tuzağından sıyrılarak yüksek teknolojiye sıçraması gerektiğini belirterek, “Türkiye’de bu sıçramaya öncülük edebilecek en önemli ilimiz Ankara’dır. Ankara’nın ileri teknoloji üssü olarak ilan edilmesi ve kamusal politikaların buna göre hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

Zeytin Dalı Harekatı’nın önemine değinen ASO Başkanı Özdebir, “Ülkemizin, Suriye’nin bütünlüğünü tehdit eden ve oradaki masum insanlara zulmeden terör örgütleri PKK, DEAŞ ve diğer şer odaklarını ansızın vurduk, inşallah kökünü kazıyacağız. Allah’ın hıfzı emanı orada görev yapan askerlerimizin üzerine olsun.” Bitlis’in Hizan ilçesinde çığ düşmesi sonucu şehit olan askerlere de Allah’tan rahmet, gazilere şifalar dilerim” dedi.

FETÖ’nün hain darbe girişimi sonrasında Türkiye ekonomisinin geçen yılın 3. çeyreğinde yüzde 11,1’lik büyüme performansı yakaladığını, imalat sanayisinin yüzde 15’e yakın büyüdüğünü anımsatan Özdebir, bu başarının sırrının yenilikçi bir ekonomi yönetimi olduğunu söyledi.

Özdebir, dünyada her şeyin değiştiğini, kuralların yeni baştan yazıldığını vurgulayarak, değişimin bu kadar hızlı olduğu bir ortamda oda başkanlarının da günceli ve gündemi yakalamaları ve yenilikçi olmaları gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’nin tüm paradigmaları kıran bir Cumhurbaşkanına sahip olduğunu ifade eden Özdebir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemleri ve uygulamalarıyla yenilikçi bir bakış açısını hayata geçirdiğini ve toplumu olaylara hazırladığını belirtti.

Özdebir, bunun bir örneğinin, kemer sıkmak yerine ekonomiyi büyütmek için Kredi Garanti Fonu’nun devreye sokulması ve piyasanın canlandırılması olduğunu, Erdoğan’ın istihdam seferberliği ve faiz konusundaki görüşlerini de desteklediklerini bildirdi. 

– “Ankara ileri teknoloji üssü olarak ilan edilmeli”

Özdebir, Türkiye ekonomisinin büyümesinin sürdürülebilir olması açısından ileri teknolojinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin belirlenen ekonomik hedeflere ulaşması ve hatta bekası için öncelikle şu anda içinde bulunduğu orta teknoloji tuzağından sıyrılarak yüksek teknolojiye sıçraması gerekmektedir. Türkiye’de bu sıçramaya öncülük edebilecek en önemli ilimiz Ankara’dır. İstanbul’un finans ve hizmet üssü olma yolunda yürüdüğü bir dönemde Ankara’nın ileri teknoloji üssü olarak ilan edilmesi ve kamusal politikaların buna göre hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bugün Ankara, ileri teknolojili patent-faydalı model başvurularının yüzde 14’ünü gerçekleştirmiştir. Ar-Ge yapan üreticilerin yüzde 15’i, yüksek teknoloji üretiminin yüzde 20’si, Ar-Ge mühendislerinin yüzde 28’i Ankara’dadır. İleri teknoloji yatırımlarının yüzde 30’una Ankara ev sahipliği yapmaktadır. Ankara’nın bu potansiyelinin kullanılması, harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu yüzden Ankara’nın ileri teknoloji üssü olarak ilan edilmesi yalnızca Ankara için değil tüm Türkiye açısından önemlidir.”

Teknolojinin yurt sathına yayılmasını sağlayacak en önemli aracın imalat sanayisi olduğunu vurgulayan Özdebir, bu yıl ödüle layık görülen firmalar arasında patent alan şirketlerin de bulunduğunu söyledi. 

Özdebir, Türkiye’nin patent sayısının artırılması gerektiğini belirterek, “Burada hem firmalarımıza hem kamuya hem de üniversitelerimize düşen çok büyük görevler var. Bunu artırmak için hep birlikte çalışmalıyız” diye konuştu. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iş dünyasından yetişmiş bir cumhurbaşkanının kendileri için büyük bir şans olduğuna işaret ederek, sadece 2017’de 3 büyük projenin hayata geçirildiğini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde başlatılan istihdam seferberliğiyle istihdamı 1,5 milyon kişi artırdıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, hükümetle birlikte hayata geçirdikleri projelerin KOBİ’lere “can suyu” olduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu, bankalarla kredi faizleri konusunda yıllık yüzde 9,90’da anlaştıklarını ve bugüne kadar ticari kredilere uygulanmış en düşük faizi hayata geçirdiklerini ifade ederek, hükümetin, KOSGEB aracılığıyla 3 yıl vadeli ve faizsiz olarak, 50 bin lira işletme kredisi imkanı sağladığını, söz konusu projelerden Türkiye çapında 653 bin firmanın istifade ettiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla TOBB’un içinden Türkiye’nin otomobilini yapacak 5 babayiğit çıkardıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Tarihimizde bir ilki başaracak olmanın heyecanı içindeyiz. İnşallah 2019’da ilk prototip ortaya çıkacak, 2021’de de ticari satışlar başlayacak. Bunu sadece bir araba yapma projesi olarak görmüyoruz. Türkiye’nin otomobili projesi, aynı zamanda ülkemiz sanayisinin teknolojik dönüşümünü de sağlayacak, Türkiye ekonomisi ve Türk özel sektörünün, dünyada bir marka haline gelmesine büyük katkı verecek. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlanan reform ve istikrar adımlarıyla Türkiye’nin adeta çehresi değişti. Kendimize güveniyor, her büyük projeye rahatlıkla başlıyoruz. Ülkemiz ve özel sektörümüz için işte bu vizyonun mimarı Sayın Cumhurbaşkanımızdır.”

Hisarcıklıoğlu, milletin huzuru ve ülkenin güvenliği için Afrin’de mücadele eden askerlerin zaferle dönmeleri dileğinde bulundu.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye’de 2002 yılında 33,7 milyar dolar olan imalat sanayisi ihracatının geçen yıl 4 kattan fazla artarak 147,2 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Önümüzdeki dönem, 2023 hedeflerimize doğru hızla yürüdüğümüz bir dönem olacak.” dedi.

Tüfenkci, Afrin’de Zeytin Dalı Harekatı’nı gerçekleştiren Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına başarı diledi. 

İş hacimleri, yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla Ankara’ya, bölgeye ve ülke ekonomisine güç katan iş adamlarını ve iş kadınlarını tebrik eden Tüfenkci, “Bu ödül töreninin Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Külliye’de yapılıyor olması, iş dünyamıza verilen desteğin en üst düzeyde olduğunun göstergesidir.” diye konuştu.

Tüfenkci, Türkiye’nin ve Ankara’nın iktisadi hayattaki başarısının öncelikle iş adamlarının başarısı olduğuna işaret ederek, Ankara’nın özellikle son dönemde memur, ticaret, tarım kenti kimliğinden sıyrılarak, bir sanayi kenti kimliğine de bürünmeye başladığını söyledi.

Ankara’nın, yeni açılan organize sanayi bölgeleri, fabrikaları ve işletmeleriyle değer, hizmet ve istihdam ürettiğini vurgulayan Tüfenkci, Türkiye’nin son 15 yılda ihracatta ciddi bir yükseliş ve hız yakaladığını ifade etti.

Bakan Tüfenkci, Türkiye’de 2002’de 33,7 milyar dolar olan imalat sanayisi ihracatının 2017’de 4 kattan fazla artarak 147,2 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde sanayinin ve sanayi ihracatının gelişmesine yönelik stratejilere önem ve öncelik verdiklerini belirten Tüfenkci, “Sanayide, Türkiye’nin önemli bir üretim üssü haline gelmesini destekliyoruz. İnşallah 2019’u başarıyla geçtiğimizde, önümüzdeki dönem 2023 hedeflerimize doğru hızla yürüdüğümüz bir dönem olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise “Türkiye, Afrin’de Kürtlere karşı değil, oradaki terör örgütüne karşı mücadele etmektedir. Çok yakında görülecektir ki terör örgütünün baskısı ortadan kalktığında, bize en büyük teşekkür Afrin’deki Kürt, Arap ve Türkmen kardeşlerimizden gelecektir” dedi.

“ANKARA, SANAYİNİN VE TİCARETİN DE MERKEZ ŞEHİRLERİNDEN BİRİDİR”

Ankara’nın sadece idari başkent olmadığını, aynı zamanda sanayinin ve ticaretin de merkez şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın sonradan başkent ilan edilmiş şehirler gibi sadece bürokratik kuruluşlardan ve onların destek unsurlarından ibaret olmadığını, en başından itibaren, sanayide, ticarette, tarımda, eğitimde, kültür ve sanatta iddia sahibi bir şehir olduğunu ispat ettiğini belirtti.

Ankara il sınırları içinde faaliyet gösteren 13 organize sanayi bölgesinin, üretimin her alanında Türkiye’ye ve dünyaya hizmet verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın özellikle savunma sanayiinde iyi bir damar yakaladığını kaydetti.

“TERÖR KORİDORUNA İLK HANÇERİ FIRAT KALKANI HAREKÂTI’YLA VURMUŞTUK”

Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasında, ekonominin güçlenip gelişmesinin hudutların güvenliği kadar öneme sahip olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü bir ekonomik zemine oturmayan özgürlük mücadelelerinin kalıcı zaferlere ulaşma imkânı olmadığını ifade etti. Bugün güvenlik güçlerimizin yakın tarihimizin en büyük mücadelelerinden birini yürüttüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımız boyunca oluşturulmak istenen millî birliğimizi, toprak bütünlüğümüzü alenen tehdit eden terör koridoruna ilk hançeri Fırat Kalkanı Harekâtı’yla vurmuştuk. Şimdi bazı yazar-çizer vesaireler özellikle bizim bu operasyonlarımızı Kürtlere karşı yapılmış operasyonlar olarak ilan edip hedeften saptırma gayreti içerisine giriyorlar. Önce şunu çok açık söylüyorum: Bizim Kürt vatandaşlarımızla bir sorunumuz yoktur. Olay Kürt koridoru meselesi de değildir. Olay terör koridorunu yok etme meselesidir. Ve böyle bir anlayış, böyle bir yazıyı yazan da eğer kalkıp gerçekten bu ülkede az çok mürekkep yalamış, hele hele askerin içinde de görev almış birileri olursa bu bizi ciddi manada üzer. Dolayısıyla Kürt koridoru nedir, terör koridoru nedir, herhâlde bunu ben burada anlatacak değilim, bunu kendilerinin anlaması lazım” dedi.

“AFRİN’DEN GERİ ADIM ATMAK YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’ye karşı yönelmiş bir kaç yıldır devam eden tacizler olduğunu, bugün yine Hatay’a atılan havanla bir şehit verdiğimizi ve bunun karşılıksız kalmayacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan çıkılan yoldan geri durulmayacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konudaki kararlılığımız ortadadır. Ne dedik? Afrin hallolacaktır, Afrin’den geri adım atmak yok. Biz bunu Rus dostlarımızla da konuştuk, mutabakatımız var, diğer koalisyon güçleriyle de konuştuk, Amerika’yla da konuştuk. Ama biz Amerika’yı bir şeye ikna edemedik. Neydi o? Biz kendilerine dedik ki; siz DEAŞ terör örgütüyle mücadeleyi niçin bir terör örgütüyle yapıyorsunuz? Niçin PYD, YPG gibi, PKK gibi terör örgütüyle yapıyorsunuz? Gelin bunu stratejik ortağınız olan Türkiye’yle beraber yapın, beraber yapalım, biz buna varız. Onları bir kenara koyalım, terörü güçlendirmeyelim. Dediler ki; bizim generallerimiz bize Türkiye’nin bu işe tahsis ettiği ekip veya ordu yeterli değil. Dedim, bakın yanlış söylüyorsunuz, sizin generalleriniz size yanlış söylüyor. Bunları ikili görüşmede de, heyetler arası görüşmede de Sayın Trump’a söyledim, fakat dinlemediler.”

Amerika’nın bölgeye zırhlı taşıyıcılardan, mühimmata varıncaya kadar 5 bin tır silah getirerek bölgedeki terör örgütlerine dağıttığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde 20 kadar Amerikan üssü bulunduğunu sözlerine ekledi. Bunların herkes tarafından bilinmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilmesi lazım ki ülkemde neler dönüyor, neler oluyor, ‘bizim haberimiz yoktu, biz bilmiyorduk’ deme lüksüne kimse sahip olmasın” şeklinde konuştu. Amerika’nın bölgeye 2 bin kargo uçağıyla silah taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların iletildiği zamanlarda kendilerine dürüst davranılmadığını belirterek, “Biz de Rusya’yla yaptığımız görüşme çerçevesinde şu anda yolumuza devam ediyoruz ve Afrin’de Mehmetimiz, Mehmetçiğimiz, görevini ifade ediyor, ifa etmeye de devam edecek” dedi.

“HİÇ KİMSENİN BİR KARIŞ TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin hiç kimsenin bir karış toprağında gözü olmadığını vurgulayarak, Türkiye’nin bu operasyonlardaki temel amacının, millî güvenliğinin yanında Suriye’nin toprak bütünlüğüyle, Suriye halkının can ve mal emniyetine de katkıda bulunmak olduğunu ifade etti. Herkesin gözü önünde Suriye topraklarının bir kısmı üzerinde bölge halklarının tarihî, kültürel ve sosyolojik gerçekleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir yapı inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapının Türkiye için olduğu kadar, Suriye için, Irak için, İran için, tüm bölge için de aynı derecede hayati bir tehdit olduğunu vurguladı. Türkiye’nin şu anda 3,5 milyon Suriyeli’ye ev sahipliği yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte biz diyoruz ki, kuzey Suriye’de, nasıl Cerablus’ta, Rai’de, Bab’da, 2 bin kilometrekarelik alan şu anda kontrolümüzdeyse, Cerablus’a 100 bin insan yerleştiyse, geri döndüyse, oranın kendi halkı oraya döndüyse, aynısı Afrin’de de olacak, aynısı inşallah İdlib’de de olacak. Dolayısıyla bizdeki Suriyeli kardeşlerimiz kendi topraklarına, kendi vatanlarına, kendi evlerine dönme imkânını da böylece bulacaklar” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin kendisiyle birlikte bölgesinde tüm kardeşlerinin güvenliğini, huzurunu ve geleceğini de savunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de ve Afrin’de de huzur ve güven iklimini tesis edildiğinde yüzbinlerce Suriyelinin kendi yurtlarında, kendi evlerinde hayatlarını sürdürme imkânına kavuşacaklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu açık gerçeğe rağmen, yaptığı meşru operasyonlar sebebiyle Türkiye’yi eleştirenlerin hiç birinin derdinin Suriye halkının sıkıntılarının çözümü ve geleceği olmadığını vurgulayarak, “Yaklaşık 6 milyonu ülke dışında olmak üzere, 13 milyon Suriyelinin çektiği acılar başkalarının umurunda olmayabilir, ama bizim umurumuzdadır. Çünkü bunların hepsi de Arabıyla, Türkmeniyle, Kürdüyle bizim kardeşimizdir, tarih bunun şahididir” ifadelerini kullandı.

“BİZE EN BÜYÜK TEŞEKKÜR KÜRT KARDEŞLERİMİZDEN GELECEKTİR”

Türkiye’nin, Afrin’de Kürtlere karşı değil, oradaki terör örgütüne karşı mücadele etmekte olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Afrin’de yüzde 55 Arap var, yüzde 35 civarında Kürt var, diğeri Türkmen; kimse kalkıp da bu böyledir diyemez, ama orada bir terör örgütü var. Çok yakında görülecektir ki, terör örgütünün baskısı ortadan kalktığında bize en büyük teşekkür Afrin’deki Kürt kardeşlerimizden gelecektir, Arap kardeşlerimizden gelecektir, Türkmen kardeşlerimizden gelecektir” dedi.

PKK gibi, Suriye’deki PYD’nin de Kürtler için değil, bölge üzerinde çok farklı emelleri, projeleri, planları olan güçler için savaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu hain projenin nihai hedefinin Türkiye olduğunu görmemek, anlamamak için, kusura bakmayın, aptal olmak gerekir. Bu ülkede kimse saf değil, aptal da değil. Zihnini ve ruhunu emperyalist güçlere kiraya vermiş bir avuç hain dışında herhangi görüşte, hangi meşrepten, hangi kökenden olursa olsun tüm Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları gerçekleri görüyor, biliyor. Bunun için de Afrin operasyonumuza vatandaşlarımızın tamamı çok güçlü destek veriyor. Camilerimizde edilen dualardan, operasyona giden askerlerimizi yolda durdurup alınlarından öpmeye kadar gerçekten gözyaşlarıyla takip ettiğimiz nice güzel hadiseye şahit oluyoruz. Diyor ya, bizim nereye gidiyorsunuz sualine cevap, Kızıl Elmaya gidiyoruz; mesele bu. Evet, bizim bir Kızıl Elmamız var. Bunu yaklaşık bir ay kadar önce de yine Külliyede yapığım bir konuşmada açıklamıştım, biz o hedefe doğru gidiyoruz”  

“AFRİN OPERASYONU, HEDEFLERİNE ULAŞTIĞINDA SONA ERECEK”

Afrin operasyonunun tıpkı Fırat Kalkanı gibi hedeflerine ulaştığında sona ereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’nın “Süre belli olmalı, fazla uzun olmamalı” açıklamasına yönelik olarak, “Peki, o zaman ben de Amerika’ya soruyorum, ya Afganistan’da sizin süreniz belli oldu mu, ne zaman bitecek o? Biz iktidara gelmeden önce siz Irak’a girdiniz ya, Irak’ta bitti mi bu süre? Hâlâ Irak’tasınız. Şimdi kalkıp buraya da girdiniz, koalisyon güçleriyle buradasınız. Bunun süresi olur mu ya? Böyle bir savaş matematik bir olay değil ki, nasıl böyle bir şeyi sorarsın? Bunları anlamak mümkün değil. Ne zaman iş biterse bizim orada durmaya da zaten merakımız yok, çekilmesini biliriz, bunun için de birilerinden icazet almak gibi bir derdimiz de yok, bunu da bilmeniz lazım” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ASO Başkanı Nurettin Özdebir tarafından 54 ödül sahiplerine takdim edildi.

Daha sonra ASO Teknik Koleji öğrencileri ile ASO Başkanı Nurettin Özdebir öğrencilerin yaptığı satranç takımını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye ettiler.

Ödül alan Firmaların listesine ve fotoğraflarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.


1 KN8A7777 KN8A7836
KN8A7866 KN8A7875 KN8A7899
KN8A7906 KN8A7955 KN8A8028
  KN8A8364