ANKARA Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katıl - Ankara Sanayi Odası

ANKARA Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katıl

ANKARA Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla 24 Şubat 2010 tarihinde  yapıldı.
 
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, son günlerde artan siyasi gerginlik ve erken seçim söylentilerinin, 2010 yılındaki toparlanmayı yavaşlatacak bir görünüme büründüğü söyledi.
Özdebir, verilere göre sanayi üretiminin Aralık ayında beklerin üzerinde artış gösterdiğini, fakat sanayi üretimindeki artışın baz etkisi dışında sürdürülebilir olduğu konusundaki endişelerin devam ettiğini kaydetti.
Açıklanan son verilerin reel kesimde iyimserliğin arttığını gösterdiğini, bu iyimserliğin Ankara sanayinde de görüldüğünü ifade eden Özdebir, geçen yıl sert düşüşlerden sonra, 2010 yılında ekonominin toparlanmasını beklemenin normal olduğunu, ancak bu toparlanmanın güçlü ve kalıcı olması için iç ve dış talebin de canlanması gerektiğini bildirdi.
Bu noktada tüketicilerin kötümserliği devam etmekle birlikte hafif de olsa bir azalma görüldüğünü anlatan Özdebir, tüketicilerin kötümserliğin temelinde de 2009 yılında yaşanan derin kriz yattığını söyledi. Özdebir, TÜİK verilerine göre 2009 yılında bireylerin yüzde 60’ının daha ucuz ürün tüketmeye başladığını, yüzde 34’ünün borçlandığını, yüzde 28’inin geliri ve tasarruflarının azaldığını, yüzde 3,2’sinin işini kaybettiğini, binde 5’inin ise iflas edip dükkan kapattığına işaret etti.
Halen her 4 gençten birinin işsiz olduğuna dikkat çeken ASO Başkanı, ”Görüldüğü gibi kriz, bireylerin alım gücünü azaltırken işsizliği de artırmaktadır. İşsizliğin bu sosyal maliyetini azaltmak için ekonomi yönetiminin tedbirler alması gerekmektedir” dedi.
-TÜRKİYE’NİN KREDİ NOTU-
Ekonomik krizin bu kadar derin olmasında yerli bankaların kredileri hızla geri çağırmasının ve özellikle KOBİ kredilerini azaltmalarının büyük etkisi olduğunu ifade eden Özdebir, bankaların bu tutumu devam ettikçe makro ekonomik göstergelerin 2007 yılındaki seviyelerine ulaşmasının uzunca bir zaman alacağını söyledi.
Türkiye’nin kredi notuna da değinen ASO Başkanı, son olarak Standard and Poor’s tarafından Türkiye’nin kredi notunun yabancı para cinsinden BB’ye, yerli para cinsinde de BB ‘ya yükseltildiğine dikkat çekti.
Ancak Türkiye’nin notunun bundan daha yüksek olması gerektiğini kaydeden Nurettin Özdebir, bugünlerde Yunanistan’ın borçlarını çevirip çeviremeyeceği, İrlanda ve Portekiz’in bir borç krizine girip girmeyeceği tartışılırken, Türkiye’nin kredi notunun bu ülkelerin altında olmasını anlamanın mümkün olmadığını bildirdi. Özdebir, Türkiye’nin kredi notunun yatırım yapılabilir ülke notuna yükseltilmesi gerektiğini dile getirdi.
-”LEASİNG’DE KDV ORANI DÜŞÜRÜLSÜN”-
AK Parti hükümeti döneminde sosyal güvenlik işveren katkı payının ve kurumlar vergi oranın düşürülmesinin sanayicileri bir ölçüde de olsa rahatlattığını belirten Özdebir, ancak başta enerji ve iletişim olmak üzere bazı vergilerin hala yüksek olduğunu, vergi gelirlerinin yüzde 70;inin de dolaylı vergilerden sağlandığına dikkat çekti.
Özdebir, ”Biz uzunca bir süredir sanayi üretimindeki düşüşte en ağır darbeyi alan yatırım malları üreten sektöre destek vermek amacıyla iyi tanımlanmış bir listede yer alan yatırım malları için Leasing’de KDV oranının bir süreliğine yüzde 1’e çekilmesi ya da hızlandırılmış amortisman uygulamasını talep ediyoruz” dedi.
Hükümet döneminde bitirilen bölünmüş yolların karayolu ulaşımında büyük rahatlama sağladığını kaydeden Özdebir, şöyle konuştu:
”Ancak, demiryolu taşımacılığında da benzer bir atılıma ihtiyacımız var. Özellikle OSB’lerin yük toplama ve aktarma merkezleri haline getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, yüksek ulaştırma maliyetleri limanlara uzak olan kentlerimiz için bir dezavantaj oluşturmaktadır. Bu nedenle, konteyner taşımacılığının ve demiryolu lojistik köylerinin yaygınlaştırılması ve taşıma maliyetlerini düşürecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.”
Özdebir, kamuya olan vergi ve SSK borçlarının uygun vade ve faizlerle yeniden yapılandırılması, kamunun özel sektöre olan borçları, özellikle hastanelerin, belediyelerin ve üniversitelerin özel sektöre borçlarının da bir an önce ödenmesi yerinde olacağını söyledi.
-SİYASİ GERGİNLİĞİN BÜYÜME HIZINA ETKİSİ-
Son günlerde artan siyasi gerginlik ve erken seçim söylentilerinin, 2010 yılındaki toparlanmayı yavaşlatacak bir görünüme büründüğüne işaret eden Özdebir, ”2004 yılından beri büyüme hızının düşüşünde özellikle 2007 yılından beri giderek artan siyasi gerginliğin etkisi inkar edilemez. Bu nedenle siyasi tansiyonun düşürülmesi gerekmektedir ve bu konuda siyasilere, medyaya ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görev ve sorumluluk düşmektedir” diye konuştu.
 
 
 
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
 
 ”Bana göre fiilen demiryolu yok. Yüzde 94’ü tek hat, yüzde 83’ü sinyalsiz, yüzde 82’si elektriksiz ve yüzde 70’i de 50 yıldır bakılmamış yollarımız var” dedi.
 
Türkiye’nin 2009’da büyük kayıplar yaşamadan krizi atlattığını, 2010 yılının ise herkes için umutlu bir yıl olduğunu dile getiren Yıldırım, ekonomi sektöründeki uluslararası kuruluşların Türkiye’ye yönelik olumlu görüşler bildirdiklerini söyledi.
Türkiye’de daha önce günlük plan bile yapılamadığını belirten Yıldırım, ”Bugün yaşananların onda biri eskiden yaşansaydı, Türkiye krizden krize sürüklendirdi” diye konuştu.
Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la İspanya’ya gerçekleştirdikleri ziyareti anımsatarak, bu ülkede Türkiye’nin geleceğine yönelik olumlu bakış açısı bulunduğunu aktardı. Yıldırım, ASO Meclis Başkanı Tarık Artukmaç’ın konuşmasında ”siyasi gerginlikten bahsettiğini” belirterek, şunları kaydetti:
”Bunun adını doğru koymamız lazım. Türkiye aslında gelişiyor, demokratikleşiyor. Açık toplum özelliği belirgin hale geliyor. Burada yapmamız gereken kurumları rahat bırakmamız, herkesin işini gerektiği şekilde yapması için gereken zemini hazırlamamız gerekiyor. Bunun dışındaki müdahaleler ülkenin geleceğine katkı sağlamaz, gelişmesini, demokrasinin derinleşmesine geciktirici etkisi olur. Yargı işleyecek, siyaset kendi işine bakacak, vatandaşa verdiği vaatlerini yerine getirecek, kurumlar, bürokrasi çalışacak. Dolayısıyla birbiriyle uyumlu bir şanzımanın dişleri gibi sistem enerji, güç üretmeye devam edecek, avare kasnak gibi çalışmayacak.”
-”(DEMİRYOLLARINI) PAYDOS ETSEK, 3 TRİLYON TASARRUF SAĞLARIZ”-
Bakan Yıldırım, ASO Meclis üyesinin Sivas ve Erzincan demiryolu projesine ilişkin eleştirilerine yanıt verdi.
Proje güzergahı üzerinde dört ayrı HES projesi bulunduğunu anlatan Yıldırım, yapılanların keyfe keder olmadığını söyledi.
TCDD’ye yöneltilen eleştirilere ilişkin olarak Yıldırım, şunları kaydetti:
”Demiryolları eski demiryolları değil. Ben şikayet etmeyi sevmem, ama içinde bulundukları şartlar o kadar kötü ki, o kadar ihmale uğramış ki, demir yollarında çok ciddi ihmal var. Bizim yedi yılda yaptıklarımız bile yüksek fırının potasına atılan bir tutam cevher gibidir, ‘cız’ diyor, bir ses geliyor, hiç bir şey fark etmiyorsunuz. Daha kesintisiz 15 yıl süreyle her yıl 6-7 milyar yatırım yaparsak, bu ihmali bir ölçüde gidermiş oluruz. ‘Demiryolları ucuz’. Yolumuz yok, yol olmayınca nasıl ucuz taşıyacaksınız? Bana göre fiilen demiryolu yok. Yüzde 94’i tek hat, yüzde 83’ü sinyalsiz, yüzde 82’si elektriksiz ve yüzde 70’i de 50 yıldır bakılmamış yollarımız var. Böyle bir gerçeği görmemiz lazım.”
Demiryollarının Ulu Önder Atatürk tarafından konulan hedefler doğrultusunda 1946 yılına kadar önemli bir ilerleme kaydettiğine işarete eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
”46’dan sonra demiryollarında ‘harç bitti, yapı paydos’ bırakılıyor, ta ki bizim dönemimize kadar. Biz bu dönemde demiryollarına 10 katrilyon harcadık, ama belki de bir şey göremiyorsunuz etrafta. Ama göreceksiniz. Demiryollarında bir şeyler değişti. Demiryollarında 13 milyon ton taşıma yapılıyordu şimdi 23 milyon ton yapılıyor. Diyorlar ki ‘153 yıllık tarihimizin rekorudur’. Aynı demiryollarına sahip Kanada’nın 11 bin kilometre yolu var, 170 milyon ton taşıyor. Bana göre ortada rekor yok. Ama her şeye rağmen gelecek demiryollarında. Avrupa ve dünyada inceliyoruz, herkes demiryollarına yatırım yapıyor.”  
Yıldırım, TCDD’nin zarar eden bir kuruluş olduğunu hatırlatarak, ”TCDD’de herkesi evlerine göndersek, paydos etsek, 3 trilyon tasarruf sağlarız. Onu da siz KOBİ’lere versek abad olursunuz. Bunu yapamayız, demiryolları bize Atatürk’ün mirası. Onu 60 yıl görmezden geldiler. Biz yapınca da ‘onu öyle yaparsanız kazalar olur, böyle olur” deniliyor. Bu nereye kadar? Demiryollarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. 
TCDD Genel Müdürlüğüne ilişkin düzenleme içerisinde olduklarını anlatan Yıldırım, düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde sektördeki alt yapı işlerinin devlet tarafından yapılacağını, işletme kısmının ise herkese açılacağını kaydetti.
-”ANKARA METROSU ÖNCELİKLİ KONUMUZ”-
Bakan Yıldırım, Türkiye’de ulaştırma alanında sorunun, sektördeki türlerin altyapısında entegrasyonunun sağlanmamasından ve ulaşım türlerinin kendi başına bırakılmasından kaynaklandığını belirterek, iki yıl önce hepsinin Bakanlığına bağlanmasının ardından sorunun ortadan kalktığını söyledi. Yıldırım, ”Bundan sonra bu alanda, olmayan işler varsa bunun hesabı bizden sorulur, adresi belli” dedi.
Havacılık sektöründeki gelişmelerle kısa sürede 8 milyon yolcudan 37 milyon yolcu sayısına çıkıldığını kaydeden Yıldırım, ”Türkiye adeta uçuyor” diye konuştu.