Ankara Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi

    29 Şubat 2012

 
 
Ankara Sanayi Odası Başkanı (ASO) Nurettin Özdebir,  şubat ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’de eğitim sisteminde reform konusunun yeniden tartışıldığını hatırlattı.  Özdebir, ”Mesleki eğitim sisteminin, sanayinin değişen ihtiyaçlarına ve taleplerine hızlı bir biçimde yanıt verebilmesi gerektiğini” söyledi.
 
Sanayiciler ve işadamları olarak eğitim sisteminden memnun olmadıklarını belirten Özdebir, eğitimin Türkiye’nin en temel sorunlarından olduğunu vurguladı. İşgücünün neredeyse yarısının ilkokul mezunu iken mühendislerin işsiz kaldığını kaydeden Özdebir, ”İşgücü piyasasında ilkokul mezunları ile üniversite mezunları arasında doldurulmayı bekleyen çok geniş bir boşluk bulunmaktadır. Bu boşluğu dolduracak ara elemanların yetiştirilmesi eğitim sistemimizin mutlaka çözmesi gereken bir sorun olarak karşımızda durmaktadır” dedi.  Bütün bunlara karşın eğitim alanında alınan yolu küçümsemediklerini dile getiren Özdebir, ilköğretimde okullaşma oranı ve okul öncesi eğitim konularında önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. 
 
Mesleki eğitim konusuna da değinen Özdebir, bu tür eğitime yönelen gençlerin sayısında da önemli artış yaşandığını belirtti. Lise öğrencilerimizin neredeyse yarısının meslek liselerini gittiğini anlatan Özdebir, ”Bizim şikayetimiz, eğitimin niteliği ve kalitesi konusundadır” diye konuştu. Eğitimin kalitesinde okullar ve bölgeler arasında da önemli farklılıklar bulunduğunu söyleyen Özdebir, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Düşük gelirli bölgelerde ya da düşük gelir grubunda yer alan öğrencilerin durumu daha da kötü. Eğitim fırsatlarındaki bu eşitsizlikler ömür boyu insanın yakasını bırakmıyor. Biz bu nedenle, yakında açıklanacak teşvik sisteminde bölgeler arasında eğitim kalitesindeki farklılıkların azaltılmasının da hedeflenmesini istiyoruz.”
 
Özdebir, Türkiye’nin uzun dönemli sürdürülebilir bir büyüme sürecine girebilmesi ve 2023 hedeflerine ulaşabilmesinin en önemli şartlarından birinin nitelikli bir işgücü olduğuna dikkati çekti.Nitelikli bir işgücüne sahip olmadan küresel ölçekte rekabet edilemeyeceğini, ekonomide verimlilik artışınının sağlanamayacağını ve gelir düzeyinin yükseltilemeyeceğini belirten Özdebir, mesleki eğitimin işgücünün niteliğini yükseltmek için en önemli araç olduğunu söyledi.Mesleki eğitimin hem ekonominin ihtiyaçları hem de küresel rekabet ve teknolojide meydana gelen eğilimler dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirten Özdebir, ”Mesleki eğitim sistemi, sanayinin değişen ihtiyaçlarına ve taleplerine hızlı bir biçimde yanıt verebilmelidir. Ayrıca, eğitimini bitirmiş kişilerin uygun işe yerleştirilmesinde de etkin yöntemler geliştirmek ve eğitimli gençlerimizin sisteme yabancılaşmalarının önüne geçmek zorundayız” dedi. Mesleki eğitimin Türkiye’deki gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilmesinde de önemli rolü olduğunu anlatan Özdebir, işgücünün verimliliğini artırmadan reel ücretleri yükseltmenin mümkün olmadığını kaydetti. 
 
 
Uluslararası rekabet gücünü ve verimliliği dikkate almayan ücret politikalarının tüm sosyal kesimler için olumsuz sonuçları olacağı uyarısında bulunan Özdebir, mesleki eğitimi yaygınlaştırmak ve kalitesini yükseltmek için işçi ve işveren kesiminin birlikte çalışması gerektiğini söyledi. Bu amaçla ASO olarak, 1. OSB’de bir meslek lisesi yapmak için vakıf kurduklarını bildiren Özdebir, ”Daha şimdiden 26’sı yazılı taahhütte bulunan 40’ın üzerinde arkadaşımız vakfın mütevelli heyetinde yer almayı kabul etmiştir” dedi. Vakfa bağlı okulda çalışacak öğretmenleri de kendilerinin seçmek istediklerini belirten Özdebir, ”Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, Bakanlığın eşdeğer okullarda öğrenci başına yapmış oldukları harcama kadar kendilerine destek vermelerini” istedi.
 
Türkiye ekonomisi ve Avro Bölgesi’ndeki borç krizine de değinen Özdebir, Türkiye ekonomisinin son iki yılda ciddi bir büyüme ivmesi kazandığını, bu büyümenin tek olumsuz yanının yüksek cari işlemler açığı olduğunu ifade etti.
 
Türkiye ekonomisinin 2011 yılında yüzde 8’in üzerinde büyüdüğünü, aynı yıl 77 milyar dolar cari işlemler açığı verdiğini kaydeden Özdebir, ”Ekonomi yönetimi, aldığı tedbirlerle cari işlemler açığını kontrollü bir biçimde aşağı çekmeye çalışmaktadır. Ancak, bu yapılırken büyüme ivmesine zarar vermemeye, yatırım ve üretim şevkini kırmamaya dikkat etmemiz gerekmektedir” diye konuştu.Avro Bölgesi’ndeki borç krizi hakkında da konuşan Özdebir, krizin ”şimdilik” kontrol altına alınmış göründüğünü dile getirdi. Yunanistan’ın borçlarının önemli bir bölümünün silinmesi ve geri kalanın yeniden yapılandırılmasının Avrupa’ya birkaç ay zaman kazandırdığını belirten Özdebir, ”Bütün bu gelişmeler zaman kazanmaya yöneliktir. Yüksek borçlu ülkeler büyümeye geçemedikleri sürece borç krizi riski devam edecektir” dedi.