Ankara Sanayi Odası Nisan ayı olağan meclis toplantısı 27 Nisan 2016 tarihinde yapıldı - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Nisan ayı olağan meclis toplantısı 27 Nisan 2016 tarihinde yapıldı

    27 Nisan 2016

Ankara Sanayi Odası Nisan ayı olağan meclis toplantısı 27 Nisan 2016 tarihinde yapıldı. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir meclis toplantısında şöyle konuştu;

Değerli Meclis üyeleri,

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm raporunu geçtiğimiz günlerde açıkladı. Raporda 2016 dünya ekonomik büyüme tahmini 0,2 puan düşürülerek %3,2’ye çekildi. Rapora göre 2016 yılında gelişmiş ülkeler %1,9 büyürken gelişen ekonomiler ise %4 büyüyecekler. En önemli ihracat pazarımız Euro Bölgesi için büyüme tahmini ise %1,5. Görüldüğü gibi küresel ekonomide büyüme 2016 yılında da yavaş kalacak. Dünya ticaret hacminde de sınırlı bir artış tahmin ediliyor. Buna göre dünya ticaret hacmi 2016 yılında %3,4 artacak. Bu düşük artış hızı, ihracatta zorlanmaya devam edeceğimizi gösteriyor. Rapor, Türkiye ekonomisinin 2016 yılında %3,8 büyüyeceğini tahmin ediyor.

Bizce, içinde bulunduğumuz şartlarda önemli bir değişiklik olmazsa, bu tahminin üzerinde bir hızla büyüyeceğimizi tahmin ediyoruz.

Değerli Meclis üyeleri,

Merkez Bankası’nın faiz koridorunun üst bandında 0,5 puan indirime gitmesini, yetersiz ancak doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirmekteyiz. Merkez Bankası biraz daha cesur davranıp faizlerde bir puanlık bir indirime gidebilirdi. Yine de Merkez Bankası’nın faiz indiriminin piyasa faizlerinde düşüşe yol açtığını görmekteyiz. Bankaların ticari kredilere uyguladığı faizlerde 2 puanın üzerinde bir düşüş yaşandı. Benzer biçimde konut, taşıt ve ihtiyaç kredi faizlerinde de düşüş yaşandı. Merkez Bankası faiz indirimine devam ederse faizlerdeki düşüşün devam edeceğini düşünüyoruz. Faizlerdeki düşüşlerin iç piyasaya da bir canlılık getirmesini bekliyoruz. İç talep ve yatırımlardaki canlanmanın ekonomik büyümeye ve işsizlikle mücadeleye de olumlu katkı yapacağı açıktır. Bütün bu gelişmeler, bu yılın geri kalan bölümü için iyimserliğimizi desteklemektedir.

Değerli Meclis üyeleri,

Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %22 düşen ihracat, şubat ayında küçük de olsa bir iyileşme göstermiş, ihracat şubat ayında %1,4 artmıştır. AB’ye olan ihracatımızdaki toparlanma memnun edici olmakla birlikte, bölgemizde yaşanan olaylar ve Rusya ile yaşadığımız kriz, AB’deki düşük büyüme hızı ihracatta zorlanacağımızı göstermektedir. Diğer yandan sanayi üretimindeki toparlanma da devam etmektedir. 2015 yılının son çeyreğinin altında olmakla birlikte, geçen yılın aynı aylarına göre toplam sanayi üretimi Ocak ayında, %3,6 ve Şubat ayında %8,5 artmıştır. Sanayide toplam ciro da Şubat ayında %3,8 artış göstermiştir. Mart ve Nisan aylarında imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının %75,2 ve %75,4 olması, sanayi üretimindeki artışın Mart ve Nisan aylarında da devam ettiğini düşündürmektedir. Suriye’deki iç savaş, Rusya ile yaşanan kriz, Güney Doğu’da yaşanan çatışmalar ve terörist saldırılar, tüketici ve reel sektör güvenini olumsuz etkilemektedir. Bu olumsuzluklara rağmen, Reel Kesim Güven Endeksi Nisan ayında 110,12’e yükselmiştir. Bu değer, endeksin son yirmi aydır ulaştığı en yüksek değerdir.

Tüketici Güven Endeksi de, Nisan ayında bir önceki aya göre %2,2 oranında artış göstermiştir. Ancak, güven endeksleri karışık sinyaller vermektedir. Nisan ayında Hizmet Sektörü Güven Endeksi %3,8, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi %5,9 azalırken, İnşaat Sektörü Güven Endeksi %0,1 artış gösterdi. Bu durum, bir kez daha ekonomide güven artırıcı tedbirlerin alınması gerektiğini göstermektedir.

Değerli Meclis üyeleri,

2016 yılının ilk 3 ayında Türkiye’de çek kullanımı %2’ye yakın bir daralma göstermiştir. Buna karşılık karşılıksız çek sayısındaki artış oranı %10’dur. 2014-2015 döneminde karşılıksız çek sayısındaki artış oranı %27’dir. Diğer bir ifade ile son 2 yıldır Türkiye’de karşılıksız çek sayısında istikrarlı bir artış görünmektedir.

Karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra ödenen çek sayısında ise bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %50’ye yakın bir azalma yaşanmıştır. Bunun anlamı, karşılıksız işlemi gerçekleştirilen çeklerin sonrasında ödenme oranı da yarı yarıya azalmıştır. Karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra ödenen çek oranındaki trajik düşüşün önemle üzerinde durulması gerekmektedir.

Değerli Meclis üyeleri,

Nükleer enerji ülkemizde yıllardır tartışmalara neden olmuş, kamuoyunun hassasiyet gösterdiği bir konudur.

Bu hassasiyetin önemli bir bölümü çevresel konularda odaklanmaktadır. Ancak, her yeni teknolojinin çevre üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği genellikle gözlerden kaçmaktadır. Diğer yandan nükleer enerji, ülkemiz için ucuz bir enerji olması, enerjide arz ve kaynak çeşitliğini artırması, baz enerji olması, ülkemizde ileri teknoloji yetkinliğinin ve malzeme biliminin gelişmesine katkı sağlaması gibi avantajlara sahiptir.

Bugün dünyada 31 ülkede çalışır durumda 441 nükleer güç santrali faaliyet göstermektedir. 16 ülkede 66 yeni nükleer güç santrali inşaat halindedir ve bunlara ek olarak 27 ülkede 158 nükleer güç santrali proje aşamasındadır. Nükleer enerji üzerindeki tartışmalar, bu alanda gerekli adımların atılmasını ve ülkemizin nükleer enerji ve teknoloji ile tanışmasını geciktirmiştir. Oysa ülkemizde sanayi, nükleer santrallerde kullanılan birçok parçanın üretimini gerçekleştirecek kapasitededir. Üretilen parçaların nükleer santrallerin gerektirdiği kalite düzeyinin kısa sürede yakalanmaması için hiçbir neden yoktur. Ancak bunun için doğru bir stratejinin benimsenmesi gerekmektedir. Bizce bu strateji kümelenme stratejisidir. Çünkü nükleer sanayide kümelenme, yerli nükleer tedarik zincirinin oluşturulması ve yerli nükleer sanayinin kurulması için gereklidir.

Küreselleşme stratejisi ile mevcut sanayi altyapısını nükleer sanayi için verimli kullanarak bireysel değil kümelenme genelinde verimi artırmak ve imalatta rekabetçiliği artırmak mümkündür. Nükleer sanayide kümelenme ile üretim ve tasarım kabiliyetini artırmak, Ar-Ge altyapılarının verimli kullanılması ile Ar-Ge faaliyetlerini ürüne dönüştürmek ve altyapı paylaşımı ile teknoloji avantajı kazanılabilir. Bu amaçla Odamız, İstanbul ve Kocaeli Sanayi Odaları, İstanbul Teknik ve İstanbul Gedik Üniversiteleri, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve 15 özel sektör firması ile işbirliği içinde Nükleer Sanayi Kümesi (NÜKSAK) projesini hazırlamış ve proje Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca kabul edilmiştir. Projenin amacı, NÜKSAK üyelerinin, nükleer santraller ile diğer elektrik üretim santrallerinde kullanılabilecek ekipmanların tasarım, imalat, montaj ve test yeteneklerinin geliştirilmesidir. Bu çabalar; inovasyon ve verimlilik prensipleri doğrultusunda çalışan, hem iç pazarda etkin hem de ihracat gücü olan yerli nükleer sanayinin kurulmasına öncülük edecektir. Nükleer sanayiye özel kaynak ve malzeme teknolojilerinin geliştirilmesi, firmaların nükleer sanayide tasarım kabiliyeti kazanması, teknoloji transferi ile yerli üretim yeteneğinin geliştirilmesi, firmaların nükleer sanayi standartlarına uygun kalitede üretim yapabilmesi projenin hedefleri arasındadır.

 

27042016_1 27042016_2 27042016_3
    
Haberle İlgili Tüm Görsellere Ulaşmak İçin Tıklayınız…