Ankara Sanayi Odası Nisan Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Nisan Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi

    25 Nisan 2012

 
Ankara Sanayi Odası   Başkanı Nurettin Özdebir, 25 Nisan Meclis toplantısında yaptığı konuşmada; ”Geçen yılın ilk çeyreğinde yaşanan yüksek büyümenin baz etkisiyle bu yılın ilk çeyreğinde büyümenin yüzde 4 dolaylarında olacağını tahmin ediyoruz” dedi.  Özdebir,  Mart ayı sonunda üyeler arasında gerçekleştirilen bir anketin sonuçları hakkında bilgi verdi. Söz konusu anket sonuçlarına göre, Mart ayında üretim, iç satış, ithalat ve stoklarda artış beklentisinin 2011 Aralık ayına göre gerilediğini belirten Özdebir, dış satış, yeni sipariş, istihdam, ürün ve hammadde fiyatları, kredi kullanımı ve ücretlerde artış beklentisinin yükseldiğini söyledi.
 
 
Ankara sanayiinde 2011 Aralık ayı sonunda yüzde 57 olan ortalama kapasite kullanım oranının Mart ayında yüzde 60’a çıktığını anlatan Özdebir, ”Genel olarak bir değerlendirme yapılırsa Ankara sanayiindeki iyimserliğin korunduğu ancak üretim ve iç satışların artış hızında bir yavaşlama olduğu görülmektedir” dedi. 
 
Ekonomik büyüme beklentisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdebir, ekonominin geçen yıl yüzde 8,5 büyüdüğünü anımsattı.Ekonominin geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 11,9 büyüme kaydettiğini ifade eden Özdebir, ”Geçen yılın ilk çeyreğinde yaşanan yüksek büyümenin baz etkisiyle bu yılın ilk çeyreğinde büyümenin yüzde 4 dolaylarında olacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu. Ocak ayında ”sert bir düşüş” gösteren sanayi üretiminin Şubat ayında toparlandığını ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,4 arttığını dile getiren Özdebir, ekonomik büyüme hızındaki yavaşlama ile ithalat ve dış ticaret açığında da ılımlı bir azalma olduğunu ifade etti.  Şubat ayında dış ticaret açığının 7,5 milyar dolardan 5,9 milyar dolara gerilediğini, ihracatın ithalatı karşılama oranının da yüzde 66,5’e ulaştığını hatırlatan Özdebir, ”Dış ticaretteki bu gelişmelere paralel olarak cari işlemler açığında da ılımlı bir iyileşme görülmektedir” yorumunda bulundu.Ekonomideki son görünümü olumlu olarak niteleyen Özdebir, ”Bu olumlu görünümü bozacak riskler AB’den kaynaklanıyor” diye konuştu.
 
Bir aylık sessizliğin ardından AB’deki borç krizinin yeniden yüzünü gösterdiğini dile getiren Özdebir, AB’deki borç krizinin siyasi krize dönüşme riskinin arttığını belirtti. AB’deki seçmenin memnuniyetsizliğini sandığa yansıttığını ve hükümetlerin birbiri ardına devrildiğini, bunun yanı sıra Suriye ve Irak’taki jeopolitik risklerin arttığını vurgulayan Özdebir, ”Tüm bu gelişmelere rağmen biz Türkiye hakkındaki ihtiyatlı iyimserliğimizi koruyor ve ekonominin yumuşak inişte başarılı olacağını düşünüyoruz” dedi. Suriye ile yaşanan gerginliğe de değinen Özdebir, savaş ihtimali değerlendirmeleri ile ilgili olarak ”Türkiye’nin böyle bir maceraya gireceğini sanmıyorum” ifadesini kullandı.
 
Son açıklanan teşvik paketi ile ilgili görüşlerini de paylaşan Özdebir, yeni teşvik sisteminin öncekilere göre daha geniş kapsamlı olduğunu belirtti.  ”Daha önceki teşvik paketlerinde OSB’lerin unutulduğunu” ifade eden Özdebir, bu teşvik paketinde OSB’lere daha geniş yer verilmesinden dolayan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a teşekkür etti. 
 
Yatırım ortamının sadece teşvik ile şenlendirilecek bir ortam olmadığını ifade eden Özdebir, ilgili kanunda OSB’lere tanınan bazı muafiyetlerin Maliye Bakanlığı tarafından tanınmadığını savundu. ”Bu konuda da kendi bakanlığımız tarafından yalnız bırakılmaktayız” diyen Özdebir, bakanlıklar arasında bu anlamda koordinasyon kurulması gerektiğine dikkati çekti. 
 
Sanayi kesimi olarak eğitimden kaynaklanan sorunlara da değinen Özdebir, Türkiye’nin en temel sorununun eğitim olduğunu söyledi. Eğitim sistemindeki yanlışların düzeltilmesi gerektiğini kaydeden Özdebir, ”İşletmelerimizde çalıştıracak eleman bulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. İnsanımızı beceri sahibi yapmamız lazım” değerlendirmesinde bulundu. YGS sonuçlarına göre 50 bin kişinin sınavdan, 700 bin kişinin de matematikten sıfır puan aldığını belirten Özdebir, bu şartlar altında katma değeri yüksek ürünler üretmek ve dünya ile rekabet etmenin zor olduğunu vurguladı.