Ankara Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı Aso Meclis Üyeleri ve 31 Meslek Komitesi üyelerinin geniş katılımıyla 13-15 Nisan 2012 tarihinde Antalya’da gerçekleştirildi. - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı Aso Meclis Üyeleri ve 31 Meslek Komitesi üyelerinin geniş katılımıyla 13-15 Nisan 2012 tarihinde Antalya’da gerçekleştirildi.

    15 Nisan 2012
 
Ankara Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak toplantısı ASO Meclis üyeleri ve 31 Meslek Komitesi üyelerinin geniş katılımıyla 13-15 Nisan 2012 tarihinde Antalya’da   gerçekleştirildi.
 
 
 
Venezia Otel’de 3 ayrı oturum halinde gerçekleşen toplantıların14 Nisan tarihinde ki 1. oturumunda Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ile Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin birer açılış konuşması yaptılar.
 
 
 
Toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir 50 yıl önce hazırlanan Türk Ticaret Kanunu’nun değişen şartlar karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Bütün iş dünyasının isteği doğrultusunda yeni Türk Ticaret Kanunu’nun hazırlandığını belirten Özdebir, ”Ama bu yeni Türk Ticaret Kanunu bir çok yenilikler ve avantajlar getirirken, bizlerin kavramlar olarak tanımadığı yabancı denizlere de sürükledi. Bu kavramları ilk önce hazmetmemiz ve öğrenmemiz lazım” dedi. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 98’inin küçük ölçekli işletmeler olması ve işletmelerin kar edememiş olması nedeniyle yeni biçilen elbisenin bazı konularda ve bazı alanlarda kendilerini sıktığını dile getiren Özdebir, ”İşletmelerin asıl görevi kar etmek. Ancak maalesef şöyle bir anlayış da var, ‘Bu işletmeler, bu işleri yapıyorsa şu yükleri de kaldırabilirler’ diye bir takım ek kadrolar, ek yükler üzerimize vaaz ediliyor. Serbest piyasa ekonomisi diyoruz, bunu yaparken de yanında da asgari ücret tarifeler getiriyoruz. Meslek odalarının grupları da kendi mensuplarını korumak için koymuş oldukları asgari tarifelerle bizim pazarlık yapabilme şansımızın önünü kapatmış oluyorlar” diye konuştu.
 
 
 
Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin ise, ”Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun ana ekseninde, rekabet edebilirlik var, profesyonelleşme, karşılıklı güven, şeffaflık ve kurumsallaşmayı şirketlerin yaşam felsefesi yapmayı amaçlayan bir değişim mantığı var” dedi. Yeni bir Ticaret Kanunu’nu hazırlanmasının arka planında yatan dinamiklere bakıldığında dünya ekonomisinin son 50 yılda karşılaştığı değişim ve dönüşümü gördüklerini belirten Metin, ”Başta Almanya, Avusturya, Fransa, İtalya, İngiltere gibi AB üyesi ülkeler ile İsviçre ve ABD’deki ticaret hukukunu ilgilendiren kanunlar, 20. yüzyılın ikinci yarısında çok büyük değişikliklere uğradı. Ticaret kültüründe de ortaya çıkan yeni yaygın uygulamalar ticaret sistemini kökten etkiledi” dedi. Hedeflerinin uluslararası piyasaların etkin bir küresel oyuncusu olmak ve 2023 yılında dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi içerisinde yer almak olduğunu dile getiren Metin, bu doğrultuda gerekli adımların atılması gerektiğini ve bu adımların en önemlisi olan yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 11 yıl süren sistemli ve yoğun bir hazırlık sonucunda kanunlaştığını kaydetti.  Küresel gelişmelerin gerisinde kalınmaması gerektiğini vurgulayan Metin, şöyle konuştu: ”Ekonomimizin en önemli aktörleri olan tacirlerimizi her anlamda uluslararası piyasalara entegre etmeliyiz. Karşılaştıkları ve karşılaşmaları muhtemel riskleri asgariye indirmeliyiz. Şeffaflığı, verimliliği, girişimciliği, yenilikçiliği ve rekabetçiliği ticari hayatın atar damarları yapmalıyız. İşte yeni Ticaret Kanunumuzda bunların hepsinin birer yansıması mevcut. En önemlisi yeni Türk Ticaret Kanunu şirketlerimizi geleneksel yönetim anlayışından çıkarmayı amaçlıyor. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun ana ekseninde rekabet edebilirlik var, profesyonelleşme, karşılıklı güven, şeffaflık ve kurumsallaşmayı şirketlerin yaşam felsefesi yapmayı amaçlayan bir değişim mantığı var. Bu kanunun bir diğer önemli özelliği, yatırımcıya güven veren ve şirketlerin, kısaca ekonomimizin gelişimini sürdürmeyi hedefleyen, onlara mali ve finansal açıdan güç kazandırmayı kendi hukuki kurumlarında somutlaştırmasıdır.”
 
Yeni kanunun bir başka önemli yeniliğinin de kurumsal yönetim ilkeleri olduğuna işaret eden Metin, bu ilkelerin de şeffaflık, adillik, hesap verilebilirlik ve sorumluluk kavramlar olduğunu kaydetti. Şirketlerin internet sitesi kurma yükümlülüğünün çok önemli olduğunu ifade eden Metin, ”Kurulan internet siteleri, yatırımcıların dikkatini çekmek için, şirketin mal ve hizmetlerini pazarlayabilmesi için, ürünlerinin kalitesini bütün dünyaya duyurabilmesi için hayati bir öneme sahip. Günümüz geleneksel ticaretinin yerini yavaş yavaş elektronik ticaret almakta. Şirketlerimizin bu fırsatları iyi değerlendirmeleri lazım” diye konuştu. Kanundaki bir diğer yeniliğin tek ortaklı anonim ve limited şirketleri olduğunu kaydeden Metin, daha önce şirket ile alakası olmayan kişilerin kanunda yazan zorunlu sayının tamamlanması için şirket ortağı, yönetim kurulu, denetim kurulu üyesi yapıldığını ancak yeni kanun ile tüccarların isterse tek kişi ile anonim veya limited şirketi kurabileceğini söyledi. Yeni kanunun Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ile ticari defterlere yeni düzen getireceğini dile getiren Metin, ”Bu raporlar evrensel nitelikte ortak finansal raporlama standartlarını barındırmaktadır. Bugün Avrupa Birliği’ne dahil ülkeler bu standartları kendi ticari mevzuatlarına adapte etmişler. Uluslararası ticaret ağına entegrasyonumuz için bu standartlar olmazsa olmazdır” dedi. Pay sahiplerinin şirkete borçlanmalarının yasaklanmasının ticaret çevrelerinde en fazla tartışılan husus olduğunu söyleyen Fatih Metin, sözlerine şöyle devam etti: ”Biz bu düzenleme ile ticari hayatta yaygın olarak kötüye kullanılan bir uygulamaya son vermeyi amaçladık. Bugüne kadar şirket ortakları şirketlerinden hep borç paralar aldı. Bu paraları ortaklar büyük oranda kişisel harcamaları için kullandı. Bu paralar şirket kasalarına ya hiç geri dönmedi, ya da uzun bir sürenin sonunda döndü. Sonuç olarak çekilen bu paralar şirket kaynaklarını zedeledi. Şirket kasalarında kara delikler açıldı. Yatırım harcamaları azaldı. Şirketlerimizin büyüme dinamikleri, yeni alanlara yatırım yapma potansiyelleri, istihdam potansiyelleri ağır yaralar aldı. Kaynaklar alternatif alanlarda kullanılamadı. Böylece sermayeyi koruyamayan şirketlerimizin ömürleri azaldı.” Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin ortalama ömürlerinin 5-10 yılı geçmediğini belirten Metin, bir çok gelişmiş ülkede şirket ömürlerinin yüzyıllar ile ölçülürken, Türkiye’de şirketlerin büyük bir heyecan ve hevesle kurulduğunu, ancak 5-10 yıl sonra kapandığını söyledi. Sermayesini koruyan ve arttıran, ticaret hayatının içerisinde yıllara meydan okuyan şirketlere ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Metin, ”6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na tek başına bakılmamalıdır. Bakanlığımız tarafından yayımlanacak olan ikincil düzenlemelerin de kanunun uygulanışında büyük bir öneme haiz olduğu tartışılmaz bir gerçektir. İkincil düzenlemelerimizle birlikte 6102 sayılı kanunun uygulamasına ilişkin olarak kamuoyunda ortaya çıkan endişelerin büyük bir bölümünün ortadan kalkacağını ümit ediyoruz. Sayın Bakanımızın da her defasında ifade ettiği gibi zorlaştırmak değil kolaylaştırmak için varız. Yeni Türk Ticaret Kanunu, Türk işletmelerini, Türk şirketlerini, dünya standartlarına taşıyacaktır” diye konuştu.
 
 
 
Daha sonra  ASO Genel Sekreteri Doç Dr. Yavuz Cabbar, ASO tarafından yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili yapılan saha araştırmasının sonuçlarını açıkladı.
 
 
 
Ardından, AÜSBF İşletme Bölümü Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Dr. Korkut Özkorkut, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü  İsmail Yücel,  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi  Özkan Arslan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Uzmanı Ahmet Can Balak ve Güreli Yeminli Müşavirlikten Murat Tokmakkaya ‘‘ Yeni Türk Ticaret Kanunu’’ hakkında birer sunum yaptılar. Bu bölümde yeni TTK ASO Komite Üyelerinin sorularıyla bütün boyutlarıyla tartışıldı.
 
 
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’in moderatörlüğünde gerçekleşen 2. oturumda  ise 31 meslek komitesinden gelen soru ve öneriler ele alındı. ASO Genel Sekreteri Yavuz Cabbar çözülen sorunlar ve girişimler konusunda bilgi verdi. Katılımcıların katkılarıyla, çözümü için uğraşılan konular yeniden ele alındı. 
 
 
 
15 Nisan tarihinde yapılan 3.  oturumun 1. bölümünde, TEPAV Dış Politika Uzmanı   Ali Nihat Özcan   ‘‘Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki Gelişmelerin Türkiye’ye Yansıması ve  İleriye   Dönük Vizyon Sağlayacak Ekonomik ve Siyasi Değerlendirmeler” konulu bir konferans verdi.
 
 
2. bölümde ise   Fütürist  Ufuk Tarhan tarafından “Gelecekle Gelecekler, Mega Trendler, Farklı Nesilleri ve Nesil Farklarını Yönetmek” konulu sunum gerçekleştirildi.