Ankara Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı 18-20 Kasım Tarihlerinde Gerçekleşt - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı 18-20 Kasım Tarihlerinde Gerçekleşt

 
Ankara Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak toplantısı 18-20 Kasım tarihlerinde Abant Taksim İnternational Otel’de gerçekleştirildi.Toplantıya Ankara Sanayi Odası’nın 31 Meslek Komitesinden  üyeler  katıldı. 
 
Toplantının Pazar günkü bölümüne ise Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da katıldı.
 
 
19 Kasım tarihinde gerçekleştirilen  toplantıda  Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir bir açılış konuşması yaptı. Daha sonra  Ekonomi Bakanlığı Daire Başkanları Mehmet Emin Sazak ve Ahmet Enes Tekcan ile Uzman Mehmet Ali Kılıçkaya tarafından ‘’İhracatta Sağlanan Devlet Yardımları’’ konulu bir sunum gerçekleştirildi.
 
 
ASO Başkanı Nurettin Özdebir’in başkanlığında gerçekleştirilen   öğleden sonraki oturumda ise  Akşam Gazetesi Yazarı Deniz Gökçe, Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Erdal Sağlam ve Sabah Gazetesi Ankara Temsilci Okan Müderrisoğlu’nun katıldığı ‘’Küresel Gelişmeler Işığında Türkiye Ekonomisine Genel Bir  Bakış‘’ konulu bir toplantı düzenlendi.
 
 
Toplantının açılışında bir konuşma yapan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Meslek komiteleri toplantısının asıl amacının çeşitli meslek gruplarındaki insanların bir birleri ile kaynaşması, bilgiyi paylaşması, yaptıkları işleri paylaşması, daha fazla bir sinerji oluşturmak olduğunu belirtti.
 
Ekonomi Bakanlığı’nın ihracat yapacaklar için çok çeşitli desteklerinin olduğunu kaydeden Özdebir, ”Arkadaşlarımız geçen aylarda yönetim kurulumuza da gelip bu konuda bilgi verdiler. Bu değerli bilgileri biz meslek komiteleri ortak toplantısında da sizlerle paylaşalım. Komitelerinize sizlerde onları aktarın. Ve bu bilgiler ışığında birlikte yapabileceğimiz, yani odamızın, organize sanayi bölgelerimizin birlikte yapabilecekleri işler var. Dolayısıyla zihnen hazır olmamız lazım. Aslında geç kaldık. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan  bizim içimizden çıkan biri olmakla beraber, itiraf ediyorum ki biz Ankara Sanayi Odası olarak geç kaldık.
 
Bir kaç odamız ellerini bizden daha çabuk tuttular. Ekonomi Bakanlığı yeni teşvik uygulamaları konusunda hazırlık yapıyor. Bu ayın 28’inde Sanayi Konseyi toplanıyor, orada da bu konuları konsey üyesi, oda başkanları ve üyeleri ile beraber tartışacağız.” diye konuştu.
 
 
20 kasım tarihinde gerçekleşen toplantıda ise, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ile Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ASO üyesi sanayicilere hitap ederek sorularını yanıtladılar.
 
Çağlayan, ASO’nun en uzun süre başkanlığını yapmış olmanın kendisi için bir şeref ve onur olduğunu söyledi. ASO’nun bazı meslek kuruluşlarının aksine gerektiği zaman gerektiği uyarıyı yapan bir kuruluş olduğunu ifade eden Çağlayan, ASO’nun sadece eleştiren değil, ne yapılması gerektiğini de ortaya koyan bir oda olduğunu belirtti.Gündemdeki konulardan bedelli askerlik ve 2B yasası olarak bilinen vasfını yitirmiş orman arazileriyle ilgili düzenlemenin de geçmişte ASO’nun gündeme getirdiği konular olduğunu kaydeden Çağlayan, bu konuların aradan geçen zamana karşın hala Türkiye’nin gündeminde bulunduğunu ve bu konularda mesafe kaydedildiğini dile getirdi. Bedelli askerlik ve 2B konularının yakın bir zamanda çözüme kavuşacağını ümit ettiğini anlatan Çağlayan, ”Artık bu işte yolun sonuna gelinmiştir” dedi. 
 
Yabancılara mülk satışı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çağlayan, bu konunun geçmişte çeşitli siyasi tartışmalara neden olan bir konu olduğunu ifade ederek, ”Keşke Türkiye bunu geçmişte yapabilseydi. Keşke Türkiye geçmişte bu kanunu çıkartabilseydi” diye konuştu.
 
Çok yakın bir zamanda bu konunun da sonuca ulaşacağını bildiren Çağlayan, ”Bütün mesele şu anda esen rüzgarı iyi yakalayıp bunu iyi değerlendirebilmek” dedi. Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve kendi bölgesinde simge ülke olması sebebiyle bugün itibariyle çok ciddi bir güce sahip olduğunu vurgulayan Çağlayan, Türkiye’nin bu gücünü en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğine dikkati çekti. Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde son zamanlarda yaşanan değişime değinen Çağlayan, bu bölgelerdeki ülkelerin Türkiye’yi kendilerine örnek aldıklarını belirtti. 
 
Konuya karşı çıkanların ”Siz topraklarımızı yabancılara satıyorsunuz” dediğini kaydeden Çağlayan, mülk edinen yabancıların Türkiye’yi ve Türk insanını yakından tanıma fırsatı bulacaklarını söyledi. 
 
Türkiye’nin bu konuda geçmişte dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen sermaye akımlarını kaybettiğini ifade eden Çağlayan, ”Türkiye şimdi bu konuda en güvenli liman” değerlendirmesinde bulundu. 
 
Türkiye’nin yabancılara mülk satışı yoluyla önemli bir finans kaynağı elde edeceğini vurgulayan Çağlayan, ”Bunların satılması demek daha fazla inşaat, daha fazla yapı, daha fazla inşaat malzemesi daha fazla istihdam anlamına gelecek” diye konuştu.  
 
Turquality ve marka yaratma çalışmaları hakkında da bilgi veren Çağlayan, Bakanlık olarak bu konuda her yıl 600 milyon lirayı destek olarak verdiklerini söyledi.
 
Söz konusu destekler konusunda bundan sonra çok daha seçici olacaklarını belirten Çağlayan, çünkü Türkiye’nin girilen yeni dönemde model olarak gösterilen bir ülke konumuna geldiğini ifade etti. 
 
Cumhuriyet’in ilan edilişinin 100. yılı olan 2023’ün son derece önemli olduğunu anlatan Çağlayan, ”Cumhuriyet’in, demokrasinin ve laikliğin faziletini son yaşanan Arap Baharındaki olaylarda bir kez daha gördük. Türkiye bundan değil bir adım geri gitmek, bunun çok daha ilerisine gidecek standartları yakalamak zorunda” dedi.
 
Bakan Çağlayan, Ankara Sanayi Odasının (ASO) Abant’ta düzenlediği, Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomik anlamda yaşanan olumlu gelişmelerin ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarın bir sonucu olduğunu, bunda sanayi çevresinin başarısı bulunduğunu kaydetti.
 
Türkiye’nin tarihinde ilk defa önüne 12 yıllık bir plan ve program koyduğunu belirten Çağlayan, mali disiplin ve bütçe disiplinin Türkiye’yi çok sağlam bir zemin üzerinde tuttuğunu söyledi.
 
Cari açık konusunun artık ciddi anlamda gündemlerinde olduğunu belirten Çağlayan, ”Gündemde olmaktan öte ameliyat masasında” dedi.
 
Cari açığın kalıcı bir şekilde bertaraf edilmesi gerektiğine dikkati çeken Çağlayan, cari açığın temelinde Türkiye’nin tasarruf eksikliğinin yattığını ifade etti.
 
Türkiye’nin ciddi bir enerji ithalatçısı olmasının cari açığın oluşmasındaki en önemli unsurlardan bir tanesi olduğunu dile getiren Bakan Çağlayan, ”Bu sene öyle gözüküyor ki 45-50 milyar dolara yakın bir enerji ithalatı yapacağız” diye konuştu. 
 
Enerji dışarıda bırakıldığında Türkiye’de ciddi bir cari açık sıkıntısı görünmediğini anlatan Çağlayan, ”Bittiği zaman 2 nükleer santral 85 milyar kilowatt saat elektrik enerjisi verecek” ifadesini kullandı.
 
Türkiye’de üretimi yapılamayan ürünlerin dışarıdan ithal edilmesinin de cari açığın etkenlerinden olduğunu kaydeden Çağlayan, cari açık konusunda 6 sektörle ilgili olarak çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.
 
Bu sektörlerin demir-çelik, otomotiv, makine, tekstil, tarım ve gıda ve kimya sektörleri olduğunu ifade eden Çağlayan, ”Kimya sektöründe bugün elimizde PETKİM var. Türkiye’ye bugün en az 5 tane daha PETKİM lazım” dedi.
 
Teşvik sistemi ile ilgili görüşlerini de paylaşan Çağlayan, teşvik sisteminin Türkiye’nin ithalata bağımlılığını azaltacağını ve Türkiye’yi dış ticaret konusunda dengeli bir yapıya kavuşturacağını dile getirdi.
 
Konuşmasının ardından katılımcıların soru ve sorunlarını dinleyen Bakan Çağlayan, ASO Başkanı Nurettin Özdebir’in Toplu Sözleşme Kanunu ve İş Güvenliği Yasası’nın Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını hatırlatması üzerine sendikalaşma hakkının anayasal bir hak olduğunu ve buna saygı duyduklarını belirterek, çalışma hayatının bozulması konusundaki hassasiyetlerin farkında olduğunu söyledi.
 
OSB’lerde meslek liseleri yapılmasına ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Çağlayan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda kendisine talimat verdiğini belirterek, ”OSB’lerde meslek lisesi yatırımlarını teşvik kapsamına alıyoruz” dedi. 
 
Bir soru üzerine Avro Bölgesindeki krize ilişkin de konuşan Çağlayan, AB’nin gelecek 5 yıl boyunca sıkıntı çekmeye devam edeceğini belirtti. 
 
AB ülkelerinin ithalat ve ihracatlarının yüzde 65’ini kendi aralarında yaptığını anlatan Çağlayan, bundan sonraki süreçte AB ülkelerinin Türkiye’nin pazarlarına daha agresif bir şekilde saldıracağını sözlerine ekledi.