Ankara Sanayi Odası Kasım Ayı Meclis Toplantısı Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayrakt - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Kasım Ayı Meclis Toplantısı Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayrakt

    28 Kasım 2012

Ankara Sanayi Odası Kasım ayı meclis toplantısı Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın katılımıyla yapıldı. (28 Kasım 2012)


Toplantının açılışında konuşan Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, ekonomide güven endekslerinin hızla kötüleşmeye devam ettiğini kaydederek, “Kasım ayında bir önceki aya göre, Hizmet Sektörü Güven Endeksi yüzde 7,2, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi yüzde 4,8,İnşaat Sektörü Güven Endeksi yüzde 3,6 oranında azalarak kötümser bölgeye gerilemiştir. Tüketici ve reel kesim güven endekslerindeki gerileme de devam etmektedir” şeklinde konuştu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek yetkisinin verildiğini hatırlatan Özdebir, bu resen değişikliğe gitme yetkisinin Organize Sanayi Bölge’lerine (OSB) kadar uzanmasının OSB’ler için bir risk oluşturduğunu ifade etti.

Küçük kapalı alan gerektiren sanayi tesislerinin, küçük sanayi kapsamında tanımlanmasını ve yerel yönetimler tarafından oluşturulan küçük sanayi sitelerinde kurulmasının sağlanması gerektiğini dile getiren Özdebir, “Ayrıca, şehir içinde kalmış bazı sanayi bölgeleri de zaman içinde çarpık yapılanma nedeniyle dönüşüme muhtaç hale gelmişlerdir. Kentsel dönüşümün bu tür sanayi bölgelerine uzanmasının da yerinde olacağını düşünüyoruz” dedi.
 

Katı atıkların atılabileceği alanların bulunmaması konusunun da ciddi sorunlara neden olduğunu bildiren Özdebir, konuya ilişkin örnek vererek, “Döküm kum ve cürufunun tehlikesiz atık karakterinde olmasına rağmen, belediyelerin evsel atık sahalarına atılmasına izin verilmemektedir. Bu sorunu çözmek için tehlikeli atık sahaları kurulana ve devreye girene kadar belediyelerin evsel atık sahalarına döküm kumu ve cüruflarının atılmasına, terk edilmiş maden veya taş ocaklarında bulunan çukur alanların atık döküm kumu ile doldurulup ağaçlandırılmasına, çimento sanayinde, yol inşaatlarında ve prefabrik yapı elemanları imalatında ham madde olarak kullanılmalarına izin verilmelidir” ifadesini kullandı.


Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar ise Türkiye’nin artık sanayi ülkesi olduğunu belirterek, Ankara’nın da sanayinin Başkenti olma yolunda çok önemli adımlar attığını söyledi. Meclis üyelerinin sorunlarını dile getirmesinin ardından o konulara ilişkin açıklamalarda da bulunan Bayraktar, imar planlarında 3 ay ruhsatların da 2 ay içerisinde idare tarafından verilmediği taktirde Bakanlık tarafından ruhsat verilebileceği konusuna ilişkin, “Bir belediye, bir işletmeci tarafından imar planı talep edildiği zaman, iskan yapı kullanma izni ya da yapı kullanma izni verilmiyorsa Valiliğe gidecek. Valilik onun haklılığını görecek ve Bakanlığa yazı ile bildirecek ve biz de o yetkiliye soruyoruz. Eğer onlar gerekçelerinde haklıysa biz de vermiyoruz. İnanın bu Türkiye’de büyük bir ivme kazandırdı. Artık bize yapılan müracaatlar çok azaldı” dedi. Yapı denetimlerinde esas amacın yapıyı betonarme, zemin, statik ve taşıyıcı yönünden denetlemek olduğunu ifade eden Bayraktar, devletin esas görevlerinin yargı, güvenlik ve denetim olduğunu kaydederek, denetimin tamamen dışına çıkılmasının doğru olmadığını dile getirdi.

Çevre mühendislerinin gereken eğitimi alamadıklarını vurgulayan Bayraktar, “Çevre mühendisleri çevrecilik nedir? konusunda yetişmiyor. Onlar kanalizasyon yapmayı öğreniyorlar, dağdan su getirmeyi öğreniyorlar. Yaban hayatın korunması nedir, kuşların göçleri nedir? Bunlar öğretilmiyor” diye konuştu.
Devletin en önemli görevlerinden bir tanesinin denetim olduğunu ifade eden Bayraktar, denetimin entegre bir iş olduğunu belirterek, “Denetim yaparken kırmayacaksınız, incitmeyeceksiniz. Denetim yaparken hem kaliteyi düşürmeyeceksiniz hem de denetimi en iyi şekilde yapacaksınız” şeklinde konuştu. Proje konusunda sorunlar çıkmadığını bildiren Bayraktar, şantiye konusunun denetimi konusunda büyük sıkıntılar yaşandığını kaydederek, “Türkiye’de denetim konusunda çok iyi noktaya gelmeliyiz. Her şey buradan geçiyor” dedi.

TOKİ’nin yaptığı konutların mutfak mobilyalarında sunta malzemenin kullanıldığı eleştirilerine de cevap veren Bakan Bayraktar, “TOKİ, yeni yapılan evlerde mutfak yapmasa bu evin mutfağı yok derler, mutfak yapsak onu söküp yenisini yaparlar. 200-300 lira taksitle ev veriyoruz, ne kadar kaliteli de yapılsa ucuz malzemeli de yapılsa TOKİ’nin yaptığı mutfak beğenilmiyor ve o mutfak yıkılıyor yerine yenisi yapılıyor” açılamasında bulundu. Yapılan evlerde kapıların ve seramiklerin de söküldüğünü vurgulayan Bayraktar, TBMM’ye yapılan yeni binanın dış cephesinin İtalya’dan getirilen seramikle yapıldığını kaydederek, “Biz dünyada seramik konusunda birinciyiz, onların misyonerleri buraya gelip şartnameyi yaparken öyle ayarlamış” diye konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak sanayicinin yanında olduklarını vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin dünya çapında ilaç üretmesinin zor olduğunu söyleyerek, “Biz bilimsel teknolojiyi kullanmada önemli yol aldık. 4+4+4’ü getirmemizin amacı da budur. Bilgiyi bilmek önemli değil onu kullanmak da lazım” dedi.

Kentsel dönüşüm konusuna ilişkin de açıklama yapan Bakan Bayraktar, şehirleşme konusunda ipin ucunun kaçırıldığını ifade ederek, “1950’lerden sonra şehirlere yapılan yoğun göçler şehirleri bitirdi. Ne alt yapı kaldı ne yollar kaldı. Mutlaka konutların depreme dayanıklı hale getirilmesi lazım” şeklinde konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, TOKİ’den proje alan bir şirketin yolsuzluk yaptığı iddiasına ilişkin, “Yaptığı şeytanın aklına gelmeyen bir sistem.Biz 105 milyon TL’yi 38 milyon TL’ye düşürdük. Orada bir yanlışlık oldu ama bizim orada yolsuzluk yönünde bir suçumuz yok. Biz onların kusurunu bulduk ve biz onları mahkemeye verdik. Bu konu çarpıtılıyor. Biz olay yapılırken engelleyememenin sıkıntısını yaşadığımızı belirttik. TOKİ’de 35 milyar yatırım yaptık, 35 bin ihale yaptık. Hakkımızda ne bir soruşturma var ne bir dava” diye konuştu.