Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Yönetim Kurulu Üyeleri 7 Eylül 2011 tarih - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Yönetim Kurulu Üyeleri 7 Eylül 2011 tarih

 
Ankara Sanayi Odası  Başkanı Nurettin Özdebir ve Yönetim Kurulu Üyeleri 7 Eylül 2011 tarihinde  Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya tebrik ziyaretinde bulundu.  

ASO Başkanı Nurettin Özdebir ziyarette yaptığı konuşmada,  Dünyadaki ekonomik sıkıntılara değinerek, bunun rekabeti daha da acımasız hale getireceğini, iç pazarın çok iyi korunması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin ciddi bir cari açığının olmasının sanayi ve üretimle ilgili stratejileri tekrar gözden geçirmeyi gerektirdiğini, bu konuda çalışmalar yapıldığını anlatan Özdebir, ”Rekabetten kaçınmıyoruz, korkmuyoruz ama haksız rekabetten şikayetçiyiz” dedi. Özdebir, bu çerçevede Türkiye’ye gelen ürünlerin iyi denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
 
Başbakan Erdoğan’ın yerli malı kullanımına ilişkin genelgesine değinen Özdebir, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerinin bu genelgeye azami hassasiyetle uymaları gerektiğini söyledi.

Odalar Birliği Kanunu’na göre, bir ilde sanayi ve ticaret odası birbirinden ayrılmışsa kapasite raporları düzenleme yetkisinin sanayi odalarına verildiğini hatırlatan Özdebir, sanayi odalarının bu konuda daha yetkin ve daha hassas olduğunu dile getirdi. ”10 numara yağ, kaçak mazot gibi konularda, solventlerle ilgili yapılan suiistimallerin önlenmesi açısından da sanayi odalarının daha düzgün kapasite raporları düzenlediğini” anlatan Özdebir, Bakan Yazıcı’dan bu konuda kendilerini desteklemesini istedi.
 
ASO olarak Ankara’ya liman getirme kararı verdiklerini ve Ankara’nin Sincan ilçesinde demiryolu lojistik köyü kurduklarını anlatan Özdebir, bu ay sonuna doğru tren seferlerinin başlayacağını, bütün hazırlıklarının tamamlandığını söyledi. Sincan’daki organize sanayi bölgesinin geçen yılki ihracatının 1,5 milyar dolar olduğunu belirten Özdebir, lojistik köye bir gümrük idaresi kurulmasını talep etti.
Ankara’nın ofis mobilyasında da ciddi bir odak haline geldiğini ifade eden Özdebir, Bakan Yazıcı’dan yeni bakanlık binasının tefrişini Ankaralı firmaların yapmasını desteklemesi talebinde bulundu.
 
Garanti belgeleri konusuna da değinen Özdebir, 4077 sayılı kanun çerçevesinde garanti belgeleri düzenlendiğini, bu belgelerin sade vatandaşı koruduğunu, tacirlerin bu haktan istifade edemediğini söyledi. Özdebir, hem kamunun karşılaşabileceği risklerden korunacağı hem de tüketicinin, profesyonel alıcıların, üreten kişilerin haklarının daha iyi korunacağı bir ürün sigorta sisteminin hayata geçirilmesini istedi.
Kamu ihalelerinde işletmelerin teslim ettikleri malın garanti süresi boyunca teminat mektubu vermek zorunda olduğunu, bunlar nakit kredisi gibi değerlendirildiği için birikerek nakit kullanım imkanını kısıntıya uğrattığını anlatan Özdebir, bunun yerine sigorta sistemi devreye alındığı takdirde kamu idarelerinin de bu sigorta vasıtasıyla aldıkları mallar için kendilerini garantiye almış olacaklarını dile getirdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ise  iş dünyasının örgütsel yapısının güçlü olmasının önemini vurguladı. Ekonomiyle ilgili politikalar, alınan kararlar ve bunların sonuçlarıyla dünya ekonomik faaliyetleri dikkate alındığında Türkiye’nin çok iyi bir yerde bulunduğunu belirten Yazıcı, uluslararası kuruluşlar nezdinde ekonomik değerlendirmelerin yapıldığı platformlarda Türkiye’nin küresel kriz karşısında gösterdiği performansın örnek gösterilmesinin herkesin övüneceği bir sonuç olduğunu ifade etti.
 
Kayıt dışılık konusuna değinen Yazıcı, bunun en önemli sorunlardan biri olduğunu, kayıt dışının içerisinde tüketici haklarının ihlali, haksız rekabet, kalitesiz, sorumsuz davranma örnekleri bulunduğunu, bu alanda çok yoğun ve kararlı bir mücadele içinde olduklarını anlattı.
 
Bakan Yazıcı, teşkilat kanununda yeni bir yapı öngördüklerini, bunun da gümrük ve ticaret konseyi olduğunu bildirerek, iş dünyasında faaliyette bulunan örgütlerinin temsilcilerinin de bu konseyin paydaşları arasında olacağını anlattı. Yazıcı, ilk defa ticaret hayatının gümrük ve ticaret kısmı itibariyle böyle bir konseye kavuşmuş olacağını, esnaf şurasının da daha dinamik hale getirileceğini söyledi.
 
Tüketici haklarının önemini vurgulayan Yazıcı, ”Her birimiz tüccarız, sanayiciyiz, esnafız, serbest meslek icra ediyoruz ama Türkiye’de 74 milyon aynı zamanda tüketicidir. Siz sanayicisiniz ama aynı zamanda tüketicisiniz. Ben bakanım, ama tüketiciyim. Okullar açılacak, öğrenciler, veliler… Onlar tüketici. Dolayısıyla bu alana daha fazla eğileceğiz. Diğer alanları ihmal edeceğiz anlamında değil ama bu alanı biraz daha önemseyip öne çıkaracağız. Bu alanda çalışmalarımız devam ediyor, onları yoğunlaştıracağız. Haksız rekabet çok önemli bir sorun. Bu konuda da gerçekten piyasa denetimini daha etkin hale getirmek suretiyle bu alandaki ihlalleri de minimize etme kararlılığı içindeyiz” diye konuştu.
 
Yazıcı, bu konudaki çalışmaların ilgili kurumlarla koordineli şekilde yürütüleceğini ifade etti. ”Gümrüklerde sıkıntıları sona erdirdik demiyorum ama epey bir mesafe aldık. Bu konuda son derece kararlıyız” diyen Yazıcı, beşeri kaynağın yeni kadrolarla takviye edileceğini, teknolojinin daha çok devreye sokulacağını, dile getirilen, kendilerinin de gözlemlediği sorunları aşmak üzere çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
 
-YERLİ ÜRÜN KULLANILMASINA İLİŞKİN GENELGE-
 
Bakan Yazıcı da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ürün kullanılmasına ilişkin genelgesinin önemli olduğunu ancak bu genelgenin içe kapanma, herşeyi buradan alma anlamında olmadığını, öyle de algılanmadığını kaydetti. Yazıcı, kullanılacak bir ürün kalite, fonksiyon itibariyle Türkiye’de de üretilebiliyorsa bunu tercih edeceklerini söyledi.
 
Kapasite raporlarının sanayi odaları tarafından verilmesi konusuna katıldığını belirten Yazıcı, bu konuyu inceleteceğini, en uygunu neyse o doğrultuda uygulamaya gidileceğini söyledi.
 
Bakan Yazıcı, Sincan’daki lojistik köydeki faaliyetlere ilişkin gümrük müdürlüğü kurulması konusunun değerlendirilmesini isteyeceğini ve konuyu takip edeceğini de belirtti.