Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ostim v - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ostim v

    29 Ocak 2014

Ankara Sanayi Odası  Başkanı Nurettin Özdebir ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ostim ve İvedik bölgesinde  sağlık sektöründe üretim yapan  sanayicileriyle biraraya gelerek sorunlarını dinledi.

Ankara Sanayi Odası tarafından İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıya, Sağlık Bakanı  Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Agah Kafkas,  ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Ostim Başkanı Orhan Aydın, İvedik OSB Başkanı Hasan Gültekin, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Saim Kerman ve sağlık sektöründe üretim yapan sanayiciler katıldı.

Toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin sağlıkta dünyada bir marka haline geldiğini belirtirken, bir çok ülkenin Türkiye’nin sağlık sektöründe yaptığı reformları model olarak aldığını söyledi.
Ankara’da sağlık sektörünün her geçen gün geliştiğini ve çok hızlı bir ivme ile sektörde yer aldıklarını belirten Özdebir sözlerine söyle devam etti;  ‘‘ Ankara’nın savunma sanayinin merkezi olması,  medical sektörünü de destekledi.  Aslında bütün dünyada savunma ve sağlık sektörleri birbirlerini destekleyerek, gelişen sektörlerdir . Ankara’da katma değeri yüksek, dünyanın her yerinde satılabilecek medical ürünler üretilmektedir.  Ankara’da ilaçtan orteze-proteze, hastane yatağından sterilizasyon cihazlarına, ameliyat masasından, böbrek taşı kırma makinelerine kadar sektörün ihtiyacı olan birçok şey üretilmekte. Bu sektörün gelişmesiyle ilgili birtakım sıkıntılarımız var. Bu sıkıntılarımızı aşabilirsek, sektörün çok daha hızlı büyüyeceğine inanıyorum’’
Medical sektörünün bürokratik sorunlarına da değinen Özdebir;
‘‘Üretilen ürünlerin akreditasyonu ve validasyonuyla ilgili laboratuvarların ülkemizde tam olarak olmaması, ürünleri akredite edecek, bu sorumluluğu alacak bir mercininin olmaması gibi nedenlerden dolayı  doktorlarımız tercihlerini yaparlarken dünya markalarını tercih etmekte. Halbuki, birçok ürün ülkemizde üretiliyor ve  yurt dışına gönderiliyor. Yurt dışında üzerine bir marka yazılmak suretiyle 5 katı fiyatlarla  tekrar ülkemize   tekrar geri satılıyor. İyi bir organizasyonla bütün bunları ülke olarak aşabilmemiz mümkün. Ama bu güveni tesis edecek bir yapılanmaya ihtiyacımız  olduğuna inanıyorum’’ diye konustu.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise  ”Milletçe önce yarınlara ait güçlü hesaplar, güçlü yolculuklar yapmayı hedefliyorsak işin temelinde milli iradenin hak ve hukukuna sahip çıkmalı, onun gücünü zedelemek isteyenlere fırsat vermemeliyiz ki biz yarınlarla ilgili hedeflerimizi detaylandırabilelim, stratejilerimizi iyi yapalım” dedi. Sağlığın, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye için de önemli ve stratejik bir sektör olduğunu belirten Müezzinoğlu, bu anlamda stratejik değerlendirmeleri sektör ve ülke dinamikleri açısından doğru, sağlıklı, sürdürülebilir ve geliştirilebilir bir yol haritasıyla yapmanın önemini vurguladı. Geçen 11 yılda hızlı bir dönüşüm yaşandığını anlatan Müezzinoğlu, bu dönüşüm sırasında zaman zaman sorunlar, sıkıntılar da yaşandığını ancak iyi niyetle, samimiyetle, ülke ve millet adına yapabileceklerinin en iyisini yapma gayreti içinde olduklarını söyledi. ”Merdiven basamak basamak çıkılır, bu merdivenin basamaklarını çıkarken,  istikrar önemlidir” diyen Müezzinoğlu, bu istikrarın öneminde de iki temel ayak olduğunu, bunların birincisinin milli iradenin istikrarı, ikincisinin de ekonomik istikrar olduğunu ifade etti. Son 11 yıldır milli iradenin istikrarının güçlü bir şekilde temsil edildiğini belirten Müezzinoğlu, bu şekilde ekenomik istikrarın da sürdürüldüğünü bildirdi.
AK Parti’ye 2007 yılının Temmuz ayında yapılan seçimlerden yaklaşık 7-8 ay sonra kapatma davası açıldığını ve partinin bir oyla kapatılmaktan kurtulduğunu hatırlatan Müezzinoğlu, şunları kaydetti: ”O gün AK Parti bir oyla kapatılmış olsaydı, bugün biz şehir hastanelerini konuşabilir miydik,  şunları 2023’e hedefliyoruz diyebilecek miydik? Dolayısıyla işin esası özündeki güce sahip çıkmak lazım. Biz bu gücü zedelersek, bu gücün dengesini bozarsak ki tarihi geçmişimizde bu milli iradenin gücü çok zedelendi, 60’lı, 70’li, 80’li, 90’lı yıllarda zedelendi, bu 11 yıllık süre zarfında zedelenmek istendi, bugünlerde yine zedelenmek isteniyor. Ama milletçe önce yarınlara ait güçlü hesaplar, güçlü yolculuklar yapmayı hedefliyorsak işin temelinde milli iradenin hak ve hukukuna sahip çıkmalı, onun gücünü zedelemek isteyenlere fırsat vermemeliyiz ki biz yarınlarla ilgili hedeflerimizi detaylandırabilelim, stratejilerimizi iyi yapalım” 
Önümüzdeki 4 yıl içinde yaklaşık  50 bin yatak kapasiteli hastaneyi kamu-özel işbirliğiyle yapacaklarını bildiren Müezzinoğlu, yaklaşık 24 bin yatak kapasiteli hastanenin imza töreninin yapıldığını, ihalelerinin bittiğini sözleşmelerinin yapıldığını hatırlattı.
Bir yıl içinde de yaklaşık 24-25 bin yatak kapasiteli yeni şehir hastanelerinin kamu özel işbirliğiyle ihale süreçlerini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:  ”Bu şekilde  2018 yılında biz yaklaşık 45-50 bin yatak kapasiteli yenilenmiş, nitelikli, ileri teknoloji hastane ve hastane donanımlarını tamamlamış olacağız. TOKİ ile Sağlık Bakanlığı bütçesiyle yaklaşık 4 yıl içinde yapımı devam eden 30 bin, ihale sürecinde olan 15 bin civarında yatak kapasitesi olmak üzere 40-45 bin yatağı yine bu 4 yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Sağlık Bakanlığı olarak yapacağız. 2018 yılı dediğimizde 90-95 bin yatak kapasitesini ki şu anda yatak kapasitemiz 120 bin, bunu 130 bine çıkarmayı hedefliyoruz. 130 bin yatak kapasitesinin 90 bini önümüzdeki 4 yıl içinde sıfırdan, yenilenmiş, ileri teknolojili hastaneler konumuna dönüşecek.”
Türkiye’nin sağlık turizminde de bölgeye sunulacak sağlık hizmetleri dinamiklerinde çok farklı bir vizyonu ve altyapısı bulunduğuna işaret eden Müezzinoğlu, burada önem arzeden konunun hedeflere doğru kilitlenebilmek ve doğru planlama yapabilmek olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin ”marka değerlerini” meydana getirmenin önemine değinen Bakan Müezzinoğlu, ”Stratejik marka ve dünya çapında olma stratejilerini güdebilirsek, biz de 3 yıl, 5 yıl, 7 yıla varan alım garantilerini bu stratejik alanlara yönlendirebilirsek inanıyorum ki Türkiye kazanacak, milletimiz kazanacak. Biz Sağlık Bakanlığı ve hükümet olarak bu başarıları sağlamış ve cari açığına katkı sağlamış bir anlayışla daha büyük hedefleri planlayabilmiş olacağız. Sağlık sektöründe ve ilaç sanayi tıbbi cihaz teknolojisinde de Türkiye bölgede güç sahibi olmuş olacak.”  2023 vizyonu için güçlü stratejiler ve yol haritalarının belirlenmesi gerektiğine işaret eden Bakan Müezzinoğlu, bu anlamda  sağlıklı yürüyebilmek için milli iradenin hak ve hukunun zedelenmeden güçlü bir şekilde yere basması, onun getirdiği ekonomik istikrarı da kaybetmeden yola devam edilmesi gerektiğini bildirdi. Müezzinoğlu, ”Son 1,5 ayda ekonomik istikrarımızı bozmak veya milli iradeyi zedeleyerek yürüyüşümüzü bozmak isteyenler bakınız dövizde, faizlerde, borsada yine bizim bu planlarımızı zora sokacak bazı adımları atmayı başardılar. Ama bütün buna rağmen milletle beraber, milli iradenin hukukundan yana bir tavırla onun hak ve hukukuna dokundurtmayacak, halal getirmeyecek bir anlayışla inşallah bu süreçleri hep birlikte aşacağız” dedi.

-Sektörün sorunları
Toplantıya katılan sektör temsilcileri de yaşadıkları sorunlar hakkında bilgi verdi. Kalite, finansman sıkıntılarının yanı sıra hammadde alırken ve ürün satarken uygulanan KDV farklılıklarıyla ve yüksek döviz kuru nedeniyle sorun yaşadıklarını anlatan sektör temsilcileri Bakan Müezzinoğlu’ndan devlet ve üniversite hastanelerinde yerli ürünlerin kullanılmasını istedi.
Bakan Müezzinoğlu da ”Yurt dışında bazı yerlerde Türk malı olmayan bazı ürünler olacaktır, bundan rahatsız olmamak gerekir. Geçenlerde Tunus’a gittim  tüm cihazlar yatakları, yoğun bakımlarının, neredeyse yüzde 95’ini Türkiye’den almışlar ama hasta yemek masalarını, dolaplarını İtalya’dan almışlar, bu anlamda bir yarışın içindeyiz. ‘Bütün ürünler yerli ürün olacak’ dersek kendi içimize kapanırsak serbest piyasa ekonomisini reddederiz. bu dünyadaki yarışa bizim destek vermemiz, bu yarışta ben varım dememiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından Sağlık Bakanı Müezzinoğlu ile ASO Başkanı Özdebir, İvedik OSB’de faaliyet gösteren Proted firmasını ziyaret ederek, protez ürünlerin üretimi hakkında bilgi aldılar.