Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Ekonomi Muhabirleri Derneği tarafından, - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Ekonomi Muhabirleri Derneği tarafından,

    14 Nisan 2013

 
Ekonomi Muhabirleri Derneği Başkanı Turgay Türker ve EMD üyeleri ile bir araya gelen Özdebir, Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
 

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Gana’da sıfırdan bir havaalanı yapılacağını belirterek, “Bir Ankaralı Türk müteahhit ile neticelendirdi gibi. Bu ay sonuna kadar heralde parlamentodan onayı çıkacak. 600 milyon dolarlık bir yatırım söz konusu” dedi.

Özdebir,  Türkiye’nin Afrika açılımı ile beraber, Afrika’dan Türkiye’ye de ziyaretlerin artmaya başladığını belirten Özdebir, Nijerya Cumhurbaşkanı Goodluck Jonathan, Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, Benin Cumhurbaşkanı Thomas Boni Yayi ve Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya’nın ASO Birinci Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret ettiğini hatırlattı.

Gana Cumhurbaşkanı Mahama’nın ASO üyelerini ülkelerinde sanayi bölgesi yapmaya davet ettiğini ifade eden Özdebir, Mahama’nın resmi makamında ilk kabul ettiği yabancı heyetin ASO heyeti olduğunu söyledi.

Özdebir, Gana’da 3 organize sanayi bölgesi açılması için görüşmeler yürüttüklerini dile getirerek, iki tanesinin Akra’da, diğerinin de bir tarım bölgesinde planladıklarını, şimdi organize sanayi bölgesi için yer ayarlamaya çalıştıklarını bildirdi.

Gana’da kurulacak organize sanayi bölgesinin inşaatı, yönetimi ve işletilmesini Türk firmaların yapması konusunda fikir birliğine vardıklarına işaret eden Özdebir, Nijerya, Benin, Togo, Gana’da petrol, doğalgaz, altın, alüminyum kaynakları bulunduğunu kaydetti.

Afrika ülkelerinde elektrik sorununun yaşandığının, buralarda çok büyük altyapı yatırımlarına ihtiyaç olduğunun altını çizen Özdebir, 2000’den bu yana Afrika kıtasının milli gelirinin yüzde 30 arttığını, son iki yıldır kıta olarak yüzde 5’in üzerinde büyüyen tek kıta olduğunu, önümüzdeki 30 yıl içerisinde de yüzde 30 civarında büyümesinin beklendiğini belirtti.

Sadece Gana’da 10 milyar doların üzerinde yatırım potansiyeli olduğuna dikkati çeken Özdebir, Gana’daki limanın büyütülmesi projesine Türk firmalarının teklif verdiğini, bu işin en az 1 milyar dolarlık yatırım hacminin olduğunu bildirdi.

Özdebir, Senegal’den başlayarak, Nijerya’ya kadar giden bir otoyol yapılması gerektiğine vurgu yaparak, Afrika ülkelerinin doğal kaynakların değerlendirilmesiyle gelirlerinin yükseleceğini ve alt yapı yatırımlarına daha fazla para ayırabileceklerini söyledi.

Bu ülkelerin paraya kavuşması için bir kaç yılı daha olduğunu bildiren Özdebir, ”Bu süre içerisinde Türkiye’nin oralarda varlığını ispat etmesi, bayrak sallaması gerekir. Bu dönemde biraz finansman gücü kuvvetli olan firmaların oralara gitmesi lazım. Belki Afrika ülkelerinin verdiklerini hazine garantileri ile beraber finansmanı da temin edip öyle gitmeleri lazım” ifadelerini kullandı.

Özdebir, Gana’da sıfırdan bir havaalanı yapılacağını belirterek, ”Bir Ankaralı Türk müteahhit ile neticelendirdi gibi. Bu ay sonuna kadar herhalde parlamentodan onayı çıkacak. 600 milyon dolarlık bir yatırım söz konusu. Büyük ölçekte yapılan ilk yatırım. Havaalanının yap-işlet-devret modeliyle yapılması planlanıyor” diye konuştu.

Türk yatırımcılarının Gana’da ilişkilerinin iyi bir şekilde devam ettiğini ifade eden Özdebir, şöyle konuştu:
“Bir Ankara firmasının orada bir petrol sahası almakla ilgili çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak müteahhitlik firması ama enerji işi de yapıyor. Türkiye’nin yüzde 30 elektriğini, yüzde 20 doğalgazını dağıtıyor. Saha ile ilgili teknik bilgiler alındı. Onunla ilgili teknik çalışmalar yapılıyor. Saha en az 100 kilometre karedir. Cumhurbaşkanı ile de görüşüldü, mutabık kalındı. Nereyi alacakları ile ilgili seçim yapma aşamasındalar. Sahada arama yapacaklar. Bu ilk olacak.”


-“Afrika açılımı iyi gidiyor”-

Özdebir, Afrika kıtasının her türlü yatırıma ihtiyaçları olduğuna dikkati çekerek, ”Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanını iki yıl önce daveti üzerine ziyarete gitmiştik. Orada biraz treni kaçırdık. Kabulde ‘bu ülkenin sanayileşmesini ASO’ya verdim’ dedi ama biz şartlar müsait olmadığı için bir şey yapamadık. Ama iki yıl sonra gittiğimizde Çinlilerin her tarafı işgal ettiğini gördük. Onlar da bir heyet olarak tekrar gelecekler” diye konuştu.

Gana, Benin ve Togo’nun Orta Afrika’nın denize çıkış noktası olduğuna işaret eden Özdebir, bu ülkelerin limanlarını geliştirmek istediklerini
söyledi.

Seçim döneminde olmalarına rağmen, Benin Cumhurbaşkanı Boni Yayi’nin daveti üzerine 3 firma ve Ekonomi Bakanlığından bir uzman ile birlikte Benin’e gittiklerini anlatan Özdebir, Benin’de kurulmasını istedikleri organize sanayi bölgesi için yeri ayarladıklarını, Yayi’nin önümüzdeki günlerde iki bakanını Türkiye’ye göndereceğini bildirdi.

Özdebir, Türkiye’nin krizden sonra dünyada ayrışmasıyla beraber herkesin gıptayla baktığı bir ülke konumuna geldiğini belirterek, Türk mallarına güvenin çok fazla olduğunu ve Türk mallarını İtalyan mallarından iyi gördüklerini dile getirdi. Afrika açılımının iyi gittiğinin altını çizen Özdebir, “Bizim gibi kurumları da devletin yalnız bırakmaması, destek olunması lazım” dedi.
 

Benin Cumhurbaşkanı Yayi’nin kendisine ve Türkiye’nin Akra Büyükelçisi Aydın Nurhan’a Benin Cumhuriyeti Ulusal Komutanı Nişanı verdiğini belirten Özdebir, ”Gana, Togo ve Benin’e bakan Büyükelçi Aydın Nurhan bey Gana’da oturuyor. Benin Cumhurbaşkanı kendi ülkesinde oturmadığı için Büyükelçiye güven mektubu vermek için bile randevu vermemişti. Benin Cumhurbaşkanı ziyaretimizden 1 saat önce Aydın Bey’e güven mektubunu verdi” dedi.

Afrika ülkelerinde birçok doğal kaynak olduğunun altını çizen Özdebir, “Benin Cumhurbaşkanı da petrol, doğalgaz sahası sözü verdi. Fakat orada sismik araştırmalar detaylı olarak yapılmamış daha. Saha alabilmek için sismik araştırma da yapmak gerekiyor. Gana ve Benin cumhurbaşkanları ‘altın sahası da vereyim’ dedi” ifadelerini kullandı.
 
Ankara Sanayi Odası   Başkanı Nurettin Özdebir, “Gaza basmak mecburiyetindeyiz ama geç kalındı kanaatindeyim. 2013’ü ne kadar kurtarabileceğiz, belki ikinci yarısından itibaren bir şeyler olabilir. Tekrar toparlanıp ayağa kalmak kolay olmuyor” dedi.

 Türkiye’nin 2012 yılında yüzde 2,2 büyüdüğünü hatırlatan Özdebir, ihracatın büyümeye katkısının 4,1 puan olduğunu söyledi. “Geçen yıl ihracat olmasa Türkiye küçülecekti” diyen Özdebir, ihracatı artırmak için yoğun çaba sarf ettiklerini anlattı.
 

Özdebir, iç piyasa ve iç piyasaya üretim yapan işletmelerde hala sıkıntıların devam ettiğini savunarak, 2013 yılı birinci çeyrek verilerinin de parlak olmadığını, sanayi ciro endeksinin enflasyonun altında kaldığını, bir başka ifadeyle reel olarak ciroların azaldığını kaydetti.

Sanayi üretiminde geçen ay canlanma olduğuna işaret eden Özdebir, bunun yeterli olmadığını söyledi. Özdebir, bütçe giderlerinde yüzde 13 artış olduğunu belirterek, “Önümüz parlak değil. Bunu düzeltmek için de üretim değil ithalat ağırlık bir büyüme yapacaklar” değerlendirmesinde bulundu.

Piyasada nakit sıkışıklığı bulunduğunu vurgulayan Özdebir, kredi hacminde de düşüş var olduğunu kaydetti.

Bir gazetecinin “Merkez Bankası, büyümeyi destekleyici politikalar izleyeceğini belirtti. Siz bunu gözlemleyebiliyor musunuz?” sorusuna Özdebir, şu yanıtı verdi:
“Şu ana kadar gözlemleyemiyoruz. Şu ana kadar ne yaptıklarının bence farkında da değiller. Sadece makro göstergelere bakarak piyasaların iyi olduğunu söylüyorlar. Merkez Bankası biraz da bizim feryatlarımızla herhalde. Yalnız sadece kendisinin anket yaptığı firmaların dışında yurt dışındaki çeşitli şubelerinin de desteğiyle sivil toplum örgütleriyle piyasayı koklamaya çalışacaklar. Bunu duyar duymaz ben ilk toplantıyı bizde yapalım demiştim. Ciddi bir muhalefet ile karşılaştılar. Neden hata yaptıklarını izah ettik. Epey etkilendikleri kanaatindeyim. İç piyasayla ilgili sıkıntıları anlattık. İç pazarın Türkiye için önemli olduğunu, çarkların çevrilmesi açısından büyük bir fonksiyon ihtiva ettiğini belirttik. Kendilerine bir rapor verdim.”
Özdebir, 2009 yılında iç talepte yaklaşık yüzde 20 daralma olduğunu hatırlatarak, geçen yıl da benzer şekilde, yaklaşık yüzde 19 civarında daralma görüldüğünü ifade etti.
 

Geçen yıl kapanan şirket sayısının 2009 krizinden daha fazla olduğuna işaret eden Özdebir, “Geçen yıl iç talep açısından bakıldığı zaman 2009 krizinden daha vahim bir durumu insanlar yaşadılar. Adı konmamış, biraz da makyajlanmış bir krizi Türkiye yaşadı” dedi.

-“Tekrar toparlanıp ayağa kalmak kolay olmuyor”

Şu ana kadar para politikası açısından olumlu yönde çok fazla adım atılmadığını savunan Özdebir, “Faiz indirimi yapıldı, yeni bir faiz indirimi daha bekleniyor ama piyasaları çok rahatlatacak bir şey yapılmadı. Belki bu anlamda bankacıların elini rahatlatacak şeylerin yapılması lazım” diye konuştu.

Özdebir, kredi hacminin daralması ile beraber işletmelerin sıkıntıların arttığını kaydederek, işletmelerin sicillerinin bozulmaya başladığını, öz varlıklarını tükettiklerini, kredi alamaz hale geldiklerini vurguladı.

Geçen yıl daha tedbirli olunması gerektiğinin altını çizen Özdebir, “Belki 2010’da, 2011’de daha kontrollü gitseydik daha iyi olurdu. İnsanlara bir takım hedefler veriyorsunuz, bu hedeflerden şaştığınız zaman da bunun bedelini reel sektör ödüyor. Ben hiç şimdiye kadar bu kadar çok kayıt sildiğimizi hatırlamıyorum. Bir günde 30 kayıt sildiğimiz oldu” şeklinde konuştu.

Bir gazetecinin “Başbakan ‘gaza basalım’ diyor siz bundan sonrası için neler öneriyorsunuz?” soruna Özdebir, “Gaza basmak mecburiyetindeyiz ama geç kalındı kanaatindeyim. 2013’ü ne kadar kurtarabileceğiz. Belki ikinci yarısından itibaren bir şeyler olabilir. Tekrar toparlanıp ayağa kalmak kolay olmuyor” dedi.

-“Devlet ne kadar az harcarsa o kadar sağlıklı büyür”-

Özdebir, Türkiye’nin önümüzde seçim dönemi olduğuna dikkati çekerek, bütçe disiplini korumaya bilmek için ekonominin büyümesi gerektiğini ifade etti.

Devlet harcamalarının kısılması gerektiğine dikkati çeken Özdebir, “Devlet ne kadar az harcarsa biz o kadar iyi ve sağlıklı büyürüz. Başbakanlık bununla ilgili bir takım tedbirler aldı. 2012’de hem daraltıcı anlamda bir sürü yanlış yaptık hem de harcamalar açısından çok fazla açıldık” görüşünü dile getirdi.

Özdebir, halen yerli üretime dayanan büyüme modeliyle ilgili pozitif şey görmediğini belirterek, ithal ürünlere karşı bağımlılığın devam ettiğini vurguladı.

Cari açığın önemli bir bölümünün Türkiye’de üretilebilecek ürünlerin ithalatından kaynaklandığını ifade eden Özdebir, “Organize Sanayi Bölgesinde Arçelik günde 7 bin tane bulaşık makinesi yapıyor. Sacı yüzde yüz ithal. Bunların burada yapılması lazım. Biz dünyanın en büyük yuvarlak demir ihracatçısıyız. Devletin bu tip yatırımları daha da kolaylaştırması lazım” dedi.