ANKARA SANAYİ ODASI BAKAN VOLKAN BOZKIR’I ZİYARET ETTİ - Ankara Sanayi Odası

ANKARA SANAYİ ODASI BAKAN VOLKAN BOZKIR’I ZİYARET ETTİ

    8 Eylül 2014

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Yönetim Kurulu Üyeleri Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ı  makamında ziyaret etti.
ASO Başkanı Özdebir, Bozkır’ı tebrik ettikten sonra AB konusunda tecrübeli birinin bakan olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. 30 Mart yerel seçimleri ve 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra halkın güveninin tekrar tazelendiğini söyleyen Özdebir, “Türkiye’de seçilmiş bir cumhurbaşkanının olması ve onunla uyumlu bir şekilde çalışacak bir başbakan ve kabinenin olması, iş dünyasında aslında olmayan ama sanal olarak istikrarsızlık sinyalleri verenlere iyi bir cevap oldu” dedi.
Vize serbestisi konusuna da değinen Özdebir, sanayiciler olarak yaptıkları üretimin peşinden gidememekten dolayı duyduğu sıkıntıyı dile getirdi. Özdebir, sözlerini şöyle sürdürdü:  
“AB projeleriyle ilgili olan kısmını söyleyim:  Bizim hayatımızı doğrudan doğruya etkileyecek hususlar var, bunların başında vize sorunu geliyor. Sizin bu konudaki cesur çıkışınız da bizleri tekrar umutlandırdı. Malların serbest dolaştığı, sermayenin serbest dolaştığı bir piyasada, biz sanayiciler yaptığımız malın arkasından gidememek gibi bir zulümle karşı karşıyayız. Bu bizi ciddi anlamda mağdur etmekte. Hayat o kadar hızlı ki sizin yurtdışında bağlantıda olduğunuz bir firma size ‘gel’ dediğinde en az 1 haftaya ihtiyacınız var. Tabii sıkıntılı bir durum. Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında onların yapmış oldukları serbest ticaret anlaşmalarına ülkemiz dahil olmadıkları için, Türkiye’nin aleyhine bir gelişme olarak karşımıza çıkmakta. Kuzey Afrika ve Afrika ülkelerine çok ciddi gümrük farkları çıkmakta, bu da bizim ticaretimizi olumsuz anlamda etkilemekte. Biz de Gümrük Birliği’nin lehimize mi aleyhimize mi olduğunu tartışmak zorunda kaldık. Şimdi Amerika ile AB arasında yapılmakta olan transatlantik anlaşmasının hayata geçirilmesi ve Türkiye’nin dahiledilmeyecek olması da bu haksızlığın ve adaletsizliğin olumsuz neticeler getireceğini düşünüyoruz. 76 milyonluk Türkiye bütün dünya için son derece cazip bir pazar fakat şartların tek taraflı çalışması Türk sanayicisi için ciddi bir sorun oluşturuyor.” 
Ankara Sanayi Odası olarak AB fonları ile alakalı projeler geliştirdiklerini söyleyen Özdebir, mesleki yeterlilik kurumu, sertifikalandırma merkezi kurduklarını ve 40’a yakın meslek standardı hazırladıklarını söyledi.
 
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ise   Türk müktesebatını Avrupa Birliği (AB) seviyesine getirmeyi hedeflediklerini belirterek, “AB üyeliğine daha kapsamlı bir şekilde gideceğiz ve AB’nin, Türkiye’nin bu fotoğrafına baktığında’ üye olsun mu olmasın mı’ diye soracak bir lüksü olmayacak” dedi. 
Bozkır, ASO’nun projelerinden haberdar olduğunu ve bunların çok etkili kullanıldığına değinerek, “Türkiye’nin AB üyeliğinin önünde engel teşkil eden bazı üye ülkeler var. Sizin o ülkelerin işadamlarıyla ilişkilerinize, ortak çıkar saptayacak görüşmelerinize ve Türkiye’nin maalesef yanlış algılar sonucu başka şekilde görünen imajının düzeltilmesini sağlamanıza önem veriyorum. Sizlere çok iş düşüyor” dedi. 
AB’den en çok yarar sağlayan ülkelerin başta İspanya, Yunanistan ve Polonya olmak üzere proje geliştirip AB’nin parasını ülkesine getiren ülkelerin olduğunu aktaran Bozkır, “Bize tahsis olmuş olan 4,7 milyar Euro’nun maalesef tamamını kullanamadık fakat yanmamasını sağladık. Bizim proje yapma kabiliyetimizi geliştirmemiz lazım. Aksi takdirde önümüzde duran AB fon parasını hemen kullanma imkanına sahip olamıyoruz” diye konuştu.
AB üyeliği hedefinin Türkiye için çok değerli olduğunu ancak Türkiye’yi fasıl açmadan belli bir seviyeye getirmenin daha önemli olduğunu ifade eden Bozkır, bütün çalışmalarının Türk müktesebatını AB seviyesine getirmeyi amaçladığını dile getirerek, “Bu seviyeye gelmenin önemini gösterecek iki örnek var. Biri damperli bir kamyonun damperi açık vaziyette 60 kilometre süratle çevre yolunda gitmesi halinde AB müktesebatında en azından damper kalktığında gazın kesilmesine dair eminim ki bir kural vardır. Keza, iş kazalarıyla ilgili de çok sayıda kanun ve yönetmelik var” dedi. 
AB müktesebat seviyesine gelindiğinde, Türkiye’nin AB üyeliğine daha kapsamlı bir şekilde gideceğinin altını çizen Bozkır, “AB’nin, Türkiye’nin bu fotoğrafına baktığında ‘üye olsun mu olmasın mı’ diye soracak bir lüksü olmayacak” ifadelerini kullandı. 
Öte yandan Bozkır, Gümrük Birliği Anlaşması’nın o günün şartlarında iyi müzakere edilememesine rağmen, eğer imzalanmış olmasaydı bugün AB üyeliğinden bahsedilmesinin mümkün olmayacağını ifade ederek, Türkiye’nin bu anlaşma sayesinde yapısal reforma gitmek mecburiyetinde kaldığını ve bütün piyasalarda rekabet edebildiğini söyledi. 
Vize konusuna da değinden Bozkır, büyükelçiliklerin önündeki vize talebini ve yüzlerce belge hazırlanmak zorunda kalınmasının kendisini de rahatsız ettiğini söyleyen Bozkır, 3 seneden az sürede tüm vizelerin kalkacağını belirterek, “Vizeler kalkmazsa da bu, birlikte yürüyen bir anlaşma. Bu şartla imzaladık, illegal göçü tamamen ortadan kaldırmak için. 6 aylık süre içerisinde de feshetme hakkına sahibiz. Sanıyorum herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmayacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Bozkır, “1963 Ankara Antlaşması’ndaki Türkiye’ye bakıp bugünlerdeki Türkiye ile ilgili böyle bir vize uygulamasını anlamak, kabul etmek mümkün değildir. 320 dolar kişi başına milli geliri olan bir Türkiye’den 11 bin 500 dolara çıkmış, 820 milyar dolar milli geliri olan, büyüme hızı, ihracatı, ithalatı hepsi yüz milyarlarla ifade edilen, turizm geliri 50 milyar dolara giden bir Türkiye’de artık ‘gelirler bizim piyasamızı işgal ederler’ korkusunun yeri yoktur” diye konuştu.
Vizelerin tamamen kaldırılması durumunda Türkiye’nin, Avrupa üye ülkelerinden gelecek iş göçüne karşı kapılarını kapatmak mecburiyetinde kalabileceğini söyleyen Bozkır, “Ekonomik büyüme, siyasi istikrar, genç, çalışan nüfus burada. Yani 1960’lı yıllardaki gibi bizim insanımızın artık yurtdışına gidip macera araması, iş araması dönemi tamamen geride kalmıştır. Türkiye bunun hepsine yetecek kadar imkan sağlıyor” dedi.