Ankara Sanayi Odası Bakan Bağış’ı Ziyaret Etti - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Bakan Bağış’ı Ziyaret Etti

    23 Eylül 2013

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Yönetim Kurulu Üyeleri Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ı 23 Eylül 2013 tarihinde makamında ziyaret etti.
 

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği tarafından yakın ilgi ve alakayı göremediklerini belirterek, “Bu konuda, yapmış oldukları ayrımcılık tahmin ediyorum ki, Türkiye’nin yükselişinden duydukları endişeden olsa gerek. Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde Türk mallarının Avrupa’nın sayılı birçok ülkesinden daha çok tercih edildiğini görüyoruz. Avrupa Birliği’ne biz katılmak istedikçe, onlar bize birtakım engeller koymaya devam diyorlar. Biz bu uyum sürecinde sanayiciler olarak devamlı olarak üzerimize yük aldığımız, bize bir maliyeti olmasına rağmen karşı taraftan aynı anlayışı göremiyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni katılan ülkelere sağlanan kolaylıkları Türkiye’ye sağlanmadığını kaydeden Özdebir, ek mevzuatlarla Türkiye’nin rekabet gücünün aşındırılmaya çalıştığını belirtti.
 
 
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ise  ASO’nun Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine destek verdiğini hatırlatarak, Türkiye’nin AB yolundaki en büyük engel önyargıları kırmak için Avrupa Birliği Bakanlığı’na destek verdiğini ifade etti.
 
Bağış, Almanya’da seçimleri büyük bir farkla kazanan Merkel ile ilgili olarak, Merkel’i tebrik ederek, Avrupa’da üç dönem oyunu arttırarak seçilen iki liderin olduğunu ifade etti; Angela Merkel ve Recep Tayyip Erdoğan. Bağış, 22 Eylül tarihine işaret ederek, Merkel’in duruşunun değişebileceğini belirtti. Bağış, “Her seçim yeni bir başlangıcın işaretidir. Bu seçimin Türk-Alman ilişkileri, Türkiye-AB ilişkileri içinde yeni ve hayırlı bir başlangıç olmasını temenni ediyorum. Beni sevindiren bir konu” ifadelerini kullandı.

Bağış, Almanya’da yaşayan Türk kökenli vatandaşların geçen seçimlere göre daha çok ilgi gösterdiklerini kaydederek, onların da Almanya’nın önemli bir aktör olduklarını anlama vesilesi olduğunu belirtti. Bağış, Merkel’in Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri ayrıcalıklı ortaklık haline dönüştürecek adımları atacağına inandığının altını çizerek, resmi imzalar çerçevesinde ilişkilerin daha farklı platformlara taşınacağına inandıklarına işaret etti.

Avrupa Birliği ile vize muafiyeti konusunda Bakan Egemen Bağış, 27 Temmuz tarihine vize muafiyet konusunda görüşmelerin başladığını belirterek, “Yetki çerçevesinde komisyonla görüşmelerimiz başlamıştır. Komisyonla vize muafiyetinin yol haritasıyla ilgili taslak çalışma söz konusudur. Birkaç ufak pürüz kalmıştır. Ufak pürüzler tamamlandıktan sonra vize muafiyet müzakerelerinin adımları teker teker atılacaktır. Daha önce vize muafiyet müzakerelerine başlayan ülkeler, bu süreci 3-4 yılda tamamlamıştır. Benim ortaya koyduğum takvim daha evvel Avrupa Birliği’nin ilişki içerisine girdiği ülkelerin çıkardığı takvim” diye konuştu.
 

Demokrasi paketinde Ruhban Okulu‘nun açılıp açılmayacağı ile ilgili düzenleme yer alıp almayacağı konusunda Bağış, “Bu konuda, her ne kadar mütekabiliyet meselesi olmasa da, Yunanistan’daki hükümetin kendi ülkesinde yaşayan Müslüman vatandaşlara yönelik atacağı pozitif adımların bizsim içinde teşvik edeceğini vurgulamak isterim. Ümit ederiz ki, Yunanistan o tarihe kadar Yunanistan bazı adımlar atar. Yunanistan’dan gelen bu sinyaller bizim içinde teşvik edici olur” diye konuştu.
 
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, olaylı derbiyi değerlendirerek, “Olayları hiç ama hiç kimse partimizle veyahut da Türkiye’nin istikrarını korumakla görevli hükümetiyle ilişkilendirmeye kalkışmasın. Bu tür yanlış söylem ve eylem içerisinde olanlar sadece ve sadece kendi kalelerine gol atarlar” dedi. 

Bağış; “Şiddet, sporla bağdaşmayan bir kavramdır. Spor, şiddetin unsuru değil, ancak panzehiri olabilir. Ama maalesef hepimiz hatırlıyoruz birkaç yıl önce bu ülkede darbe sonrası insanları stadyumlara toplatılma hayali taşıyan zihniyetin, daha evvel çevreci bir görüntü vererek, bu ülkenin başına çorap örmek istendiğini, bugün de sporcu bir görüntü vererek, aynı çorabı örme çabası ile karşı karşıya olduğumuzu, Türkiye’nin huzurundan rahatsız olan, Türkiye’nin zenginleşmesinden rahatsız olan birtakım çevrelerin kışkırtıcı çabalarına, gerek sahada görev yapan polislere gerek gerçekten takımına gönül vermiş futbolseverlere gerekse orada sporunu icra eden oyuncularımıza karşı yaptıkları çok büyük bir terbiyesizlik söz konusu olmuştur. Eminim sorumlular belirlenecek ve cezalandırılacaktır. Ama bu olayları hiç ama hiç kimse partimizle veyahut da Türkiye’nin istikrarını korumakla görevli hükümetiyle ilişkilendirmeye kalkışmasın. Bu tür yanlış söylem ve eylem içerisinde olanlar sadece ve sadece kendi kalelerine gol atarlar.”