Ankara Sanayi Odası 14. Gündem Toplantısı 19 Ekim 2011 Tarihinde Savunma Sanayi Müsteşarı - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası 14. Gündem Toplantısı 19 Ekim 2011 Tarihinde Savunma Sanayi Müsteşarı

 
Ankara Sanayi Odası 14. Gündem toplantısı 19 Ekim 2011 tarihinde Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar’ın katılımıyla yapıldı.
 
 
Ankara Sanayi Odası Başkanı  Nurettin Özdebir toplantının açılışında yaptığı konuşmada;  
 
Özel sektör olarak TSK’nın teknolojik imkanlarını ve kabiliyetlerini arttırabilmeleri için çalışmaları gerektiğini ifade eden Özdebir, daha çok sorumluluk almalarının önemli olduğunu söyledi.  Özdebir; ”Savunma sanayine sahip olmayan ülkelerin bağımsızlığından söz edebilmemiz mümkün değildir. Savunma sektöründeki teknolojileri ve araçları milli olarak üretmeliyiz. Bu anlamda Savunma Sanayi Müsteşarlığımız çok başarılı işler yapıyor. O kadar ki bu başarısı yalnız silahlı kuvvetlerimize katkı değil, yalnız sanayimize katkı değil ülkemizin gelişmesine de katkı sağlıyor. Bağımsızlığımıza katkı sağlamakta, teknoloji seviyemizi yükseltmektedir. Keşke bütün bakanlıklarımızda dar anlamda sektörleri bu şekilde yönetecek birimler oluşturabilsek.” Savunma sanayinin Ankara’ya çok büyük katkı sağladığını ifade eden Özdebir, Ankara’nın yüksek ve orta üstü teknolojide Türkiye ortalamasının üzerinde, bu sektörlerde çalışanlar olarak bakıldığında yüksek ve orta üstü teknolojide diğer illere fark attığını söyledi. Özdebir, çalışanlara yapılan maaş ödemelerine bakıldığında da yüksek teknolojide ödenen ücretler açısından tartışmasız Ankara’nın diğer illere fark attığının görüldüğünü, sektörlerde faaliyet gösteren firmaların cirosu bakımından da Ankara’nın üstün konumda bulunduğunu kaydetti. Ankara’nın Türkiye’nin savunma sanayi, havacılık ve uzay sanayinin merkezi olarak adlandırıldığını belirten Özdebir, ”İstanbul finans ve ticaret merkezi olarak bir çekim merkezi olduysa Ankara da bu üstünlüğünü daha da geliştirmeli” dedi.
 
 
 Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar ise, şu anda SSM’nin imzaladığı sözleşme büyüklüğünün 25 milyar dolar olduğunu, bunun da yüzde 90’ının bir şekilde Türk sanayicilerin katıldığı projelerden oluştuğunu söyledi.
 
Savunma sanayinin geldiği seviye konusunda bilgi veren Bayar, ”Artık güvenlik kuvvetlerimize biz nasıl bir yetenek sağlıyoruz, onların işini nasıl kolaylaştırıyoruz bence savunma sanayinin bundan sonraki başarısını böyle ölçmemiz lazım. O manada bakınca bence yolun başındayız” diye konuştu.
 
Savunma sanayinin ülke sanayisi ile bağlantılı olduğunu anlatan Bayar, Türkiye’nin Ar-Ge ve teknoloji açısından bu konuda çok iyi durumda olmadığını, ancak son yıllarda bir hareketlenme gözlendiğini kaydetti. Bugün yerli otomobilin yapılıp yapılmayacağının tartışıldığını anlatan Bayar, şöyle konuştu:
 
”Biz otomobil yapmadan uçak yapma gayretindeyiz şu anda. Hatta o konuda daha ilerideyiz. Otomotiv sektörü var, bunun zırhlı aracını yaptığınız zaman askeri kara araçları oluyor. Gemi inşaat sektörümüz var, askeri gemiler yapıyoruz. Yani havacılık alanında çok sınırlı bir kapasite varken biz uçak yapmaya kalktığımızda her yerde ayağımız takılıyor, yan sanayi yok, malzeme yok. birikim yok. Türkiye’de sadece 2 tane havacılık üniversitesi var onların da mezunları sınırlı sayıda. Biz şunu fark etmeye başladık. Uçağı yapmak, uçağın içindeki bir motoru yapmaktan daha kolay.” Şu anda SSM’nin imzaladığı sözleşme büyüklüğünün 25 milyar dolar olduğunu, bunun da yüzde 90’ının bir şekilde Türk sanayicilerinin katıldığı projelerden oluştuğunu ifade eden Bayar, sektörün cirosunun geçen yıl 3 milyar dolara, ihracatının da 1 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Askeri projelerin bir çoğunda off-set anlaşmaları yapıldığını, bunun sivil sanayide de bir enstrüman olarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Bayar, şöyle konuştu:
 
 
”Off-Seti artık sanayi enstrümanı olarak yorumluyoruz. Sivil havacılıkta bu yönde birlikte çalışmamız lazım. Biz kendi alımlarımızda Airbus’a, Boeing’e diğer havacılık şirketlerine bunları şart koşuyoruz. Ama bugün dünyanın en fazla uçak alan kuruluşlarından biri THY, bu büyük havacılık şirketlerinin üzerinde büyük ağırlığı var. Müşteri olarak ağırlığı var. Çok güçlü bir sanayi enstrümanını kullanamıyoruz. Buradaki bizim mesajımız şu, Türkiye’de bu sanayi altyapısı var ve rekabetçi. Halbuki diyeceğiz ki şu kadar uçak alıyoruz, bunun bu kadarı Türkiye’de yapılacak. Çünkü bizim sanayimiz iyi durumda. Bu sivil işler arttıkça yan sanayiye verilecek işler de artacak bunun da temel enstrümanı THY’nin alım gücünü kullanmak. THY, bugün dünyada dediğini yaptırabilecek 3-5 havayollarından biri. Türk Havayolları alım gücünü kullanmalı.”  TAİ’nin bugün teknolojik açıdan çok iyi konuma ulaştığını ifade eden Bayar, Boeing’e satılan bir uçak gövdesi parçasının bugün sadece TAİ’de üretildiğini söyledi. Bayar, toplantının ardından savunma sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Bayar bir soru üzerine, Savunma Sanayi İhracatçılar Birliğinin kurulması yönünde mutabakata varıldığını, yakın zamanda da bu kurumun resmi olarak faaliyete başlayacağını bildirdi.