ANKARA SANAYİ FUARI (ANSAF’10) AÇILDI - Ankara Sanayi Odası

ANKARA SANAYİ FUARI (ANSAF’10) AÇILDI

 
ANKARA SANAYİ FUARI (ANSAF’10) AÇILDI
 
Ankara Sanayi Odası ve Forum Fuar işbirliğiyle düzenlenen ”Ankara Sanayi Fuarı 2010 ” Sincan’da ASO 1. Organize Sanayi Bölgesinde 01 Ekim 2010 tarihinde törenle açıldı. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’in ev sahibi olduğu açılışa, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ali Boğa, Milletvekilleri, Oda Başkanları, çok sayıda sanayici ve iş adamı katıldı.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri Malzeme Sergisine paralel olarak gerçekleşen fuarda 5 gün süreyle 170 firmanın ürünü sergileniyor.
 
 
Açılış töreninde konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, 3 yıldır devam eden bir fuar yeri çalışmaları olduğunu belirterek, ”İmar planları onaylandı, yeri hazırlandı. 1 milyon 100 bin metrekarelik bir alanı Akyurt Belediye Başkanımız bu iş için hazırladı” dedi.
 
Ancak konuyla ilgili hukuki bir düzenlemenin gerekliliği nedeniyle bir türlü kontağı çevirip harekete geçemediklerini, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’dan, Ankara Milletvekili olarak kendilerine yardımcı olmalarını istediklerini belirten Özdebir, Bakan Babacan’ın ‘İnşallah, bu yasama yılında Ankara’nın fuar işini de çözeriz’ dediğini söyledi.
 
 
Özdebir, fuarın hemen yanında düzenlenen 2. TSK Malzeme Sergisi’ne olan ilgiyi artırabilmek ve sanayicilerle, Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu lojistik malzemeleri biraraya getirdiklerini, fuara öncelikli Silahlı Kuvvetlere üretim yapabilecek olan savunma sanayi ana yüklenicilerine üretim yapan ve üretim yapma kabiliyeti olan firmaları davet ettiklerini bildirdi.
 
Gelecek yıl Ankara’ya layık bir fuar alanında, Ankara Sanayi Fuarının ikincisini, 2. TSK Malzeme Sergisi’nin de üçüncüsünü daha geniş bir katılımla düzenleyebileceklerini ifade eden Özdebir, ”ASO ve 1. OSB olarak imkanlarımız ancak bu kadarına yetti. Önümüzdeki yıl Ankara için çok daha parlak, çok daha açık bir yıl olacak. Bundan sonra bu sergileri dünyanın 17. büyük, Avrupa’nın 6. büyük ekonomisinin başkentine yakışır bir şekilde yapacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
 
 
Ankara’nın memur kentinden sanayi ve ticaret kentine doğru dönüşümünde yaşadığı en önemli sıkıntılardan birinin fuar alanının bulunmaması olduğunu ve üretilen ürünlerin sergilenemediğini ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
”Burada büyükşehir belediye başkanımız yok ama Ankara birçok yerde çağ atlamışken maalesef fuar alanı konusunda sınıfta kalmıştır. Hep beraber Ankara’ya fuar alanını kazandırmamız lazım. Ankaralı bir Başbakan yardımcımız, 3 Bakanımız var. Bakanlarımız, odalarımız, ticaret borsamız hep beraber Ankara’ya hızla modern bir fuar alanını kazandırıyor olmamız lazım. Bence birinci öncelik bu. Yoksa memurlar buradan gitmesin diye hep beraber gösteri yapmaya başlarız. Esas olarak bizim sanayici ve ticaret kentimizin ön plana çıkması lazım.”
 
Türkiye ihracatının çok önemli bir bölümünü sanayi ürünlerinin oluşturduğunu ve Anadolu’da bir çok şehirde KOBİ’lerin başarı hikayeleri yazdığını hatırlatan TOBB Başkanı, KOBİ’lerin ekonomik büyümeye çok büyük katkı sağladıklarına vurgu yaptı.
 
Teknolojik gelişmede Savunma sanayinin çok büyük önem taşıdığına da işaret eden Hisarcıklıoğlu, gelişmiş ülkelerin kendi sanayicilerini de bu şekilde desteklediğini söyledi.
 
Hisarcıklıoğlu, ”Savunma sanayimizin yerli sanayi tarafından teşvik edilmesi lazım. 2023 yılında hedefimiz ilk 10 büyük ekonomi arasına girmekse, özellikle savunma sanayimizi yerli sanayi haline getirmemiz lazım” diye konuştu.
 
 
Ankara Valisi Alaaddin Yüksel de yeni bir yüzyılla birlikte küresel milenyum tiyatrosunun perdesini açtığını ve bu tiyatro sahnesi içinde bulunan dekorların hiçbir yüzyıldaki dekorlara benzemediğini söyledi. Yüksel, ”Bu dekorun içerisinde ihracat var, rekabet var ve bu oyununun adı da sürdürülebilir kalkınma… Önder ve öncü vilayet olmak istiyorsak, yeni başlıkları kullanmalıyız” diye konuştu.
 
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ise, büyümenin özel sektör eliyle olması gerektiğini belirterek, ”Bizim işadamlarımız, iş kadınlarımız, sanayicimiz Türkiye’nin ekonomisini şahlandırmaya hazır. Yeter ki devlet üzerine düşeni yapsın, en önemlisi gölge olmasın” dedi.
 
Açılış töreninde konuşan Babacan, Ankara’nın ilk sanayi fuarının açılmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi ve ”Bu fuarın açılması bir yandan sevindirici, bir yandan da bu ilk, 2010 yılında mı olmalıydı, yoksa daha mı önce olmalıydı, bu da konuşulması gereken bir konu” dedi.
 
 
Ankara’nın sanayi ile son yıllarda çok ön plana çıkan bir il olduğunu ve bugün başkentten dünyanın dört bir tarafına ihracat yapıldığını kaydeden Babacan, Anadolu’nun ortasında olan başkentin ilk etapta kamu kurumlarının ağırlıklı olduğu bir il olduğunu, fakat Ankara sanayisinin artık tüm dünyada adından söz ettirir hale geldiğini söyledi.
 
Bu yıl ilki gerçekleştirilen Ankara Sanayi Fuarının yanı sıra 2. TSK Malzeme Sergisi’nin de aynı alanda düzenlendiğine dikkati çeken Başbakan Yardımcısı, Türk savunma sanayinin gelmiş olduğu noktanın çok önemli olduğunu ve bugün dünyanın dört bir tarafındaki ordulara malzeme üreten bir sanayi oluştuğunu bildirdi.
 
Türkiye’nin ekonomide ve sanayide geldiği noktanın tüm dünya tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Ali Babacan, 2002 yılında 3 bin dolarlar mertebesinde olan milli gelirin bugün 10 bin dolarlara kadar yükseldiğini bildirdi. Babacan, ”Geçen yıl krizde belki biraz 10 bin doların altına indik ama bu yılın toplamında bizim tahminimiz yine 10 bin dolar civarında bir milli geliri ülkemiz yakalayacak” dedi.
 
Bu büyümede sanayinin, yatırımcının, sanayi üretiminin çok önemli bir payı olduğuna işaret eden Babacan, geçen yıldan bugüne sağlanan büyümede özel sektör yatırımlarının çok büyük bir ağırlık teşkil ettiğinin görüldüğünü söyledi. Babacan, şöyle devam etti:
 
”Sadece Nisan, Mayıs, Haziran aylarında özel sektörün Türkiye’de yapmış olduğu yatırım tutarı 3 ayda 41,5 milyar lira. Merkezi hükümetin bir yıllık yatırım bütçesinin 20 milyar lira olduğunu düşünürsek 3 ayda Türk özel teşebbüsünün neler yaptığını daha iyi görürüz. Yeter ki ülkede güven ortamı ve istikrar olsun, bizim iş dünyamız, işadamlarımız, iş kadınlarımız, sanayicimiz Türkiye’nin ekonomisini şahlandırmaya hazır. Türkiye’nin potansiyeli çok büyük, yeter ki devlet üzerine düşeni yapsın, en önemlisi gölge olmasın.”
 
Hükümet olarak hiçbir zaman devlet eliyle olan bir ekonomik büyüme modelini benimsemediklerini ifade eden Ali Babacan, çünkü sadece devlet harcamasıyla ekonominin büyümediğini söyledi. Babacan, geçen yılın ilk çeyreğinde kamu harcamalarının en yüksek olduğu dönemde ekonominin yüzde 14,5 küçüldüğünü, bu yılın ilk çeyreğinde ise özel sektörün önünün açıldığını, bütçe açığının da en aza indirildiğini ve sonucunda ekonomik büyümenin yüzde 11,7 olarak gerçekleştiğini bildirdi.
 
Devletin en önemli görevleri arasında gölge etmemek, engel olmamak ve özel sektörün önünü açmanın da bulunduğunu vurgulayan Bakan Babacan, devlet hizmetleri önemli unsur olmasına karşın ekonomide asli unsurun özel sektör olduğunu yineledi.
 
Kamunun borçlanma ihtiyacı ne kadar yükselirse, devletin gidip bankalardan borçlandığını anlatan Babacan, kamu kendine çeki düzen verince ve bütçe açığını azalttığı zaman bankaların kaynaklarının özel sektöre kalacağını söyledi.
 
Babacan, geçen sene ekim ayından bu sene ekim ayına kadar bankaların kredi hacminin 100 milyar lira arttığını ve 370 milyar liralık bir kredi hacminden 470 milyar liralık kredi hacmine ulaştığını bildirdi. Babacan, ”Peki kamu açık verseydi ne olacaktı? Açıkça söyleyeyim Hazine gidip o paraları bankalardan borçlanacaktı. Sanayici bankaya gittiği zaman da (kusura bakma) denilecekti. İşte bunu iyi anlamamız gerekiyor”diye konuştu.
 
Türkiye’de dönem dönem çok farklı ekonomik modeller uygulandığını ve bir zamanlar ”biraz enflasyon iyi gelir” şeklinde tez oluştuğunu anlatan Babacan, şöyle konuştu:
 
 ”Bu, beceriksiz ekonomi yönetimlerinin kolaycılığıdır. Başka bir şey değildir. Memurlar maaş zammı mı istiyor tamam. Çiftçinin talebi var, buğdayın taban fiyatını artıralım tamam. Merkez Bankası para bassın. Bunlar yapıldı Türkiye’de. Ama korkarım hala bugün (biraz enflasyon iyi gelir) diyenler, (para basalım) diyenler var. Hala ders alamadılar. Bunlara da çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bizim sadece bugünü değil, geleceğin Türkiye’sini de düşünmek zorundayız. Bugün harca, harca, harca borç yap. Ondan sonra gelecek nesillerin sırtına bırak. Bu doğru değil. Nasıl bilinçli bir aile reisi harcamalarına dikkat eder çocuklarına borç bırakmazsa, işte devlet yöneticilerinin de öyle olması lazım. Bugünü kurtarayım da yarın ne olursa olsun. Öyle olmaz.”
 
 
Konuşmaların ardından ASO Başkanı Özdebir ve konukları fuarın açılış kurdelesi keserek Ankara Sanayi Fuarını ve 2. TSK Malzeme Sergisini gezdiler .