Ankara İli Entegre Çevre Yönetimi Eğitim Projesi - Ankara Sanayi Odası

Ankara İli Entegre Çevre Yönetimi Eğitim Projesi

Ankara Sanayi Odası ile  Çevre ve Orman Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü arasında   imzalan protokol kapsamında   düzenlenen  ‘’Ankara İli Entegre Çevre  Yönetimi Eğitim Projesi’’  eğitimlerinin dördüncüsü  08 Haziran 2011 tarihinde   Ankara Sanayi Odası’nın  ev sahipliğinde yapıldı.

Toplantıya   Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir,   Ankara Vali Yardımcısı Mehmet Kurt  Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı  Lütfi Akça  ve çok sayıda sanayici katıldı.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, çevre bilinci ve atık yönetiminin önemine değinerek, ”Dünyanın en lüks konutlarına, en güzel kongre merkezlerine, binalarına sahip olup, soluyacak havanız olmazsa bunların hiç birinin anlamı olmaz” dedi.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın uzaydaki konumunda dahil olmak üzere çok hassas dengeler üzerine kurulduğunu ve döngüsünü buna göre devam ettirdiğini ifade etti.

Her türlü nimetin bulunduğu bir cennet olan dünyanın, insanın ihtiraslarıyla her geçen gün kaynakları hiç tükenmeyecekmiş gibi sömürüldüğünü belirten Özdebir, sanayileşmenin başlanmasıyla birlikte bu hor kullanımın daha da arttığını söyledi. Bugün gelinen noktada dünyanın kaynaklarının tükenmekte olduğunun anlaşıldığını anlatan Özdebir, bunun farkına varanların sayısının varmayanlara oranla çok az olduğunu, öyle olmasa yaşam tarzlarında çok köklü değişiklerin olması gerektiğini belirtti. 

Ankara’da yaşanan eski kışları hatırlatan Özdebir, bugün Ankara’daki karlı günlerin oranının 4’te bire düştüğünü, bilim adamlarının bir süre sonra hiç kar yağmamasının bile mümkün olabileceğini belirttiğini ifade etti. Bu durumun atmosferi kirleten faaliyetlerin bir sonucu olduğunu anlatan Özdebir, ”Bunun dışında topraklarımızı kirletiyoruz. Sanayileşiyor, konut yapıyoruz, atıklarımızı atıyoruz, yer altı sularımız hiç bitmeyecekmiş gibi tüketiyoruz. eskiden 15 metrelerde yeraltı suyu çıkan yerlerde şimdi 100-200 metrelerde ancak suya rastlanıyor” diye konuştu.

Çevrenin korunmasına dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Özdebir, ”Dünyanın en lüks konutlarına, en güzel kongre merkezlerine, binalarına sahip olup, soluyacak havanız olmazsa bunların hiç birinin anlamı olmaz. Bundan sonraki nesilleri düşünüp, kaynakları daha dikkatli kullanmak, daha dikkatli tüketmek ve kirletmek lazım ” dedi.

Özdebir, sanayi atıklarının bertaraf edilmesinden önce geri kazanılması gerektiğini, bu konuda geri kazanıma yönelik tesislerin az olması nedeniyle sorunların bulunduğuna işaret etti. 

Çevrenin korunması ve atık yönetiminin sadece kanun ve cezalarla sağlanamayacağını belirten Özdebir, her şeyden önce insanların kendi vicdanlarında bu konuda bir sorumluluk duyması gerektiğini ifade etti.

Ankara Vali Yardımcısı Mehmet Kurt da çevre bilincinin Türkiye’de geç gelişen bir bilinç olduğunu ifade etti. Sanayileşmeden sonra çevrenin mahvedildiğinin ve bunun geri dönüşünün olmadığının anlaşıldığını anlatan Kurt, ”Biz elimizdeki kaynakların hiçbirinin sahibi değiliz. Bunlar gelecek kuşaklara aktarılmaz üzere bize bırakılan emanetler. Bize temiz bırakıldı, biz de temiz devretmeliyiz” diye konuştu.

Çevre Orman İl Müdürlüğü vasıtasıyla denetimlerin yapıldığını ve cezalar kesildiğini belirten Kurt, ”Biz ceza kesmekten memnun değiliz. En iyisi ceza kesilecek durumun hiç karşımıza çıkmamasıdır” dedi.

Her insanın çevre bilincine ulaşması gerektiğini ifade eden Kurt, bu eğitimlerin çevre bilinci oluşturulması için büyük önem taşıdığını belirtti.

Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Lütfi Akça da Türkiye’nin her ilinde, Özdebir gibi çevre bilinci ve duyarlılığı bulunan, çevre kültürü gelişmiş sanayi odası başkanları görmek istediklerini, çevre bilincinin bu şekilde gelişeceğini kaydetti.

Çevre ve kalkınmanın birbirinin zıttı iki kavram olduğunu dile getiren Akça, kalkınmanın alt yapıyı, konut ve yol yapımını, sanayileşmeyi gerektirdiğini, bunların da çevreye ters olduğunu ifade etti. Bütün bunların insanın refahı için yapıldığına işaret eden Akça, refahın içinde temiz bir doğanın, solunabilir bir havanın da olduğunun unutulmaması gerektiğini belirtti.

Akça, çevre ve kalkınma dengesinin kurulması gerektiğini ifade ederek, ”Bu dengeyi kurmak gerçekten çok zor, ama ikisinden de vazgeçmeden bunun yolunu bulmamız lazım” diye konuştu.