Ankara Sanayi Odası Temmuz ayı olağan meclis toplantısı 13 Temmuz 2016 tarihinde yapıldı - Ankara Sanayi Odası

Ankara Sanayi Odası Temmuz ayı olağan meclis toplantısı 13 Temmuz 2016 tarihinde yapıldı

    13 Temmuz 2016

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.

Özdebir’in konuşması şöyle:

Değerli Meclis üyeleri, Basınımızın değerli temsilcileri, Odamızın Temmuz ayı olağan Meclis toplantısına hoş geldiniz diyor, hepinizi şahsım ve yönetim kurulu adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli Meclis üyeleri,

İngiltere, yapılan referandum sonunda AB’den ayrılma kararı almıştır.

Brexit diye adlandırılan bu olay kısa ve uzun vadede önemli sonuçlar doğuracaktır.

Brexit sonrasında AB’nin varlığı da sorgulanmaya başlanmış, başka ülkelerin de İngiltere gibi ayrılma kararı alma olasılığı üzerinde durulmaya başlanmıştır.

İskoçya ve Katalonya’da bağımsızlık kararı alınma olasılığı da artmıştır.

İngiltere’de ise resesyon riski artarken işsizlik şimdiden yükselmeye başlamıştır.

En büyük ticaret ortaklarımızdan biri olan İngiltere’nin resesyona girmesi bizi de olumsuz etkileyecektir.

Brexit’in uzun vadede İngiliz ekonomisi üzerindeki etkilerini şimdiden kestirmek zor görünmektedir.

Brexit’in AB’yi nasıl etkileyeceği ise bundan sonra AB ve İngiltere arasındaki ilişkinin nasıl sürdürüleceğine bağlıdır.

Değerli Meclis üyeleri,

Mayıs ayında ihracat %9,6 artarak 12 milyar doları geçti.

TİM verilerine göre ihracattaki artış Haziranda da devam etmiş, geçen yılın aynı dönemine göre ihracat Haziranda %1,8 artışla 11,9 milyar dolar olmuştur. Rusya ile ilişkilerimizin yumuşaması ile birlikte bu ülkeye ihracatımızın gelecek aylarda artmasını bekleyebiliriz. Bütün bunlardan ihracattaki toparlanmanın önümüzdeki aylarda da devam edeceğini söyleyebiliriz.

Değerli Meclis üyeleri,

Üretimde ve satışlarda lojistiğin önemi açıktır.

Eğer üretimde kullanılan aramallar zamanında gelmiyor ya da siparişler zamanında yerine ulaşmıyorsa, bundan rekabet gücünün olumsuz etkileneceği açıktır.

Bu nedenle ülkelerin rekebet gücünü belirleyen önemli konulardan biri o ülkedeki lojistik performanstır.

Dünya Bankası, 2016 yılı Lojistik Performans Endeksini açıkladı.

Bu çalışmaya göre Almanya lojistik performansta ilk sırada yer alıyor.

Almanya’yı; Lüksemburg, İsveç, Hollanda ve Singapur izliyor.

Türkiye, 160 ülke arasında 34’üncü sırada yer alıyor.

Birçok uluslararası sıralamadaki yerimize göre lojistikte oldukça iyi bir yerde olduğumuz söylenebilir ancak gelişme göstereceğimiz konuların olduğu da bir gerçek.

Endeksin alt bileşenlerine baktığımızda Türkiye; Gümrüklerde 36, Altyapıda 31, Denizaşırı nakliyatta 35, Lojistik kalite ve yeterlilik 36, İzlemede 43, Zamanlamada 40’ıncı sırada yer alıyor.

Görüldüğü gibi lojistikte en fazla ilerleme kaydedebileceğimiz konular zamanlama ve izlemede.

Lojistik kalite ve yeterlilik de gelişme göstermemiz gereken konular.

Lojistik hizmeti veren işletmelerin bu konulara yoğunlaşması, ülkemizin rekabet gücünü olumlu yönde etkileyecektir.

Değerli Meclis üyeleri,

İhracatta ve taşımacılıkta rakibimiz olan ülkeler ihracat pazarlarına mal götüren TIR’larımıza büyük güçlükler çıkarmakta, Türkiye’nin önünü kesmek için her türlü yola başvurmaktadırlar.

Bu nedenle taşımacılıkta alternatif yöntemler üzerinde de durmalı, demiryolu ve deniz taşımacılığındaki eksiklerimizi bir an önce ortadan kaldırmalıyız.

Öncelikle limanların demiryolu bağlantılarındaki sıkıntılar giderilmeli, büyük gemilerin yanaşabileceği derin limanları bir an önce geliştirmeliyiz.

Karayolu, demiryolu ve denizyolu taşımacılığından yararlanan kombine taşımacılığın güçlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için kombine taşımacılık yapan firma sayısının da artması gerekir.

Biz de ASO olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmaktayız.

ASO I. OSB’de oluşturduğumuz lojistik merkez ile 2012 yılından bu yana bölgemizden Türkiye’nin dört bir yanına demiryolu taşımacılığı yapılmakta, çeşitli lojistik hizmetler sunulmaktadır.

 

Değerli Meclis üyeleri,

Başbakanımızın arefe günü açıkladığı ekonomik paket, İsrail ve Rusya ile ilgili olumlu gelişmelerin ardından piyasalara yeni bir heyecan verecek niteliktedir.

Paketteki maddelere bakıldığında devlette olumlu anlamda bir zihniyet değişikliğinin olduğu görülmektedir. Pakette, vatandaşların ve sanayicilerin iş yapabilmelerinin kolaylaştırılmasına yönelik uygulamalar yer almaktadır.

Örneğin, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki binalardan 5 yıl boyunca emlak vergisi alınmayacak olması bu uygulamalardan biridir. Bu uygulama, daha önce sadece OSB’lerdeki yatırımlar için geçerliydi.

Bu uygulama, yatırımcının üzerindeki yükleri azaltıp finansal gücünü arttırması açısından da önem taşımaktadır.

Aslında sanayiden alınan emlak vergilerinin tamamen gözden geçirilmesi gerekmektedir.

1000 metrekarelik bir konut ile 10 bin metrekarelik sanayi tesisinin aynı mantıkla vergilendirilmesi doğru değildir. Ayrıca, sanayici arazisine bakıyor, onun değerini arttırıyorsa bu çabalar da cezalandırılmakta, sanayi tesisi bakımlı olduğu için adeta cezalandırılmaktadır.

Deli Dumrul mantığıyla sanayiden alınan emlak vergisi ya kaldırılmalı ya da azaltılmalıdır.

Bırakın sanayici üretim yapsın, kâr etsin verginizi oradan alın.

Vergi ve prim borçlarını daha önce yapılandırdıkları halde taksitlerini ödeyemedikleri için sistemin dışında kalan mükelleflere yeniden taksitleri ödeme imkanı tanınacak olması önemlidir.

Çünkü piyasada iyi niyetli olduğu halde vergisini ödeyemeyen birçok kişi bulunmaktadır.

Bu kişiler için vergi ve prim borçlarına tanınan yeni imkan önem taşımaktadır.

Ancak, bu güne kadar yapılan yeniden yapılandırmalar, vadelerin kısa tutulması ve yanlış zamanlama yüzünden başarılı olamamıştır.

Maliye Bakanlığı kendi açığını kapatmak, piyasadan para çekebilmek için vergi gelirlerinin düştüğü en kötü zamanlarda yeniden yapılandırmaya gitmektedir.

Bu da, yeniden yapılandırmaların baştan sakat doğmasına neden olmaktadır.

Başarılı olması için, yeniden yapılandırmaların, ekonominin canlı olduğu dönemlerde yapılması ve vadelerin uzun tutulması gerekmektedir.

Biz tamamen kaldırılmasını tercih ederdik ama damga vergisinin tek nüshadan alınması da olumlu bir adım olmuştur.

Kredi kullanımında taşınırların da teminat olarak kabul edilmesi, eğer gerçekleşirse krediye erişimi kolaylaştıran çok önemli bir gelişme olacaktır.

 

 Değerli Meclis üyeleri,

Ülkemizde Sinop ve Mersin Akkuyu Bölgelerinde kurulacak olan Nükleer Güç Santrali (NGS) projelerinde yerli sanayinin yer alması hedeflenmektedir.

Ekonomi Bakanlığı desteği ile yürütülen “Nuc-IndusTRy Nükleer Endüstride Yerli Katkı Projesi” bu hedefe yönelik bir projedir. Proje kapsamında Odamız üyesi 9 firma ve Adana Sanayi Odasına üye 6 firmadan oluşan bir heyet ile Fransa’ya iş gezisi düzenlenmiştir.

Bu gezide 28-30 Haziran tarihlerinde Paris’te düzenlenen Dünya Nükleer Enerji fuarına iştirak edilmiştir.

Bu fuarda Odamız tarafından Türkiye’de yatırım ortamı, Ankara Sanayisi, Ankara Sanayi Odası ve Odamız tarafından nükleer enerji konusunda yapılan çalışmalar konusunda bir konferans verilmiştir.

Fuar esnasında firmalarımız ve odamız temsilcileri, çok sayıda firma ile ikili görüşmelerde bulunarak muhtemel işbirlikleri konusunda girişimlerde bulunmuşlardır.

Ayrıca Odamız yetkilileri ile Japon heyeti arasında, Sinop’ta kurulacak nükleer santralde yerli katkı oranının arttırılması konusunda da bir görüşme yapılmıştır.

Daha sonra heyetimiz Lyon yakınlarındaki Şalon’a hareket ederek burada Burgandy nükleer kümesi yetkilileri ile muhtemel işbirlikleri konusunda görüşmelerde bulunmuşlardır.

Aynı gün burada yer alan ve nükleer santraller konusunda hizmet veren CETİC eğitim merkezini gezmişlerdir.

Daha sonra nükleer teknisyen yetiştiren ve Fransada toplam 6 tane bulunan meslek liselerinden Leon Blum lisesi ziyaret edilerek yaptıkları eğitimler hakkında bilgi alınmış ve muhtemel işbirlikleri konusunda görüş alışverişinde bulunulmuştur.

Bu görüşmelerin sonucu, eğer konunun üstüne firmalarımız ve odamız ciddiyetle gitmeye devam ederler ise yalnızca ülkemizde kurulacak nükleer santraller değil, halen çalışan ve dünyanın çeşitli yerlerinde kurulmakta olan nükleer santrallere de aksam ve parça üretmenin mümkün olduğu kanaati oluşmuştur.

Ayrıca nükleer alanda yetişmiş işgücüne sahip olduğumuzda mal üretiminin yanı sıra nükleer alanda hizmet de satabileceğimiz anlaşılmaktadır.

 

Değerli Meclis üyeleri,

Geziye katılan sanayicilerimiz, gördükleri parçaların tamamını yapabilecek kapasitede olduklarını ifade etmektedirler. Ancak, temasta bulundukları firmalar, bizim firmaların üretim kapasiteleriyle değil, kalite sistemleri ve dökümantasyonlarıyla ilgilenmektedirler. Bu nedenle işbirliklerinin geliştirilebilmesi için kalite ve dökümantasyon üzerinde bizim firmalarımızın hazırlık yapmaları gerekmektedir.

Gezi sırasında nükleer konuda Türkiye’nin bilinirliğinden ASO’nun bilinirliğinin daha yüksek olduğu izlenimi edinilmiştir, ki bu bizim açımızdan çok memnuniyet verici bir durumdur.

Odamız nükleer alandaki çalışmalarını sürdürecektir.

Sözlerime burada son verirken hepinizi saygı ile selamlıyorum.

 

1